Ceren Özdemir’i gerçekte kim öldürdü?

Ceren Özdemir öldürüldü. Türkiye öfkesini boşattı.

Ceren Özdemir’i gerçekte kim öldürdü?




Haber bültenlerine bakınız. Bir gün içinde  bir kaç  adam öldürme, bir kaç  intihar vakası var.

Medyaya yansımayanları saymıyoruz.

Ceren Özdemir öldürüldü. Türkiye öfkesini boşattı. Son yıllarda gaza gelmeye, sosyal medyada linç etmeye alıştık.

Böyle süreçlerde twitter üzerinden kin ve nefret söylemleri ilgi de görüyor. O nedenle bir çok ünlü isim bu konuda bir şeyler söyledi.

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül de bir açıklama yaptı. Cinayet davalarında yapılan “iyi hal” indirimine vurgu yaptı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu daha temkinliydi. O araştırmaların neticesini tam olarak aldığımızda cinayetin neden işlendiğiyle ilgili bilgileri kamuoyu ile paylaşacağız dedi.

Kadın dernekleri ayağa kalktı.

Kimse esas sorunla yüzleşmek istemedi. Türk Tabipler Birliği, Türkiye Psikologlar Derneği, Türkiye Psikiyatri Derneği, Psikologlar ve Psikiyatristler Derneği, Üniversiteler, Akademisyenler konuşmadı.

Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında yasal düzenlemeler yapılıyor kimse Tıp Camiası’ndan görüş istemiyor.

Türkiye uzun süredir kadın cinayetlerini tartışıyor ama bu konularla ilgili elimizde bilimsel doneler yok. Varsa da kamuoyuna yansımış değil.

Cezaevlerinin mahkumları rehabilite edip etmediği üzerinde de durulmuyor.

Bir cinayet işleniyor, medya üzerinden verilen mesaj caniyi salmışlar.

Adam cezaevinde yatmış, süresi dolmuş salınmış. Esas sorun katilin salınması değil. Esas sorun katilin cezaevinde rehabilite olup, olmadığı.

O nedenle cinayetleri tetikleyen etkenler üzerinde de bilimsel araştırma yapılmalı.

Hukuk ihlalleri insanların psikolojisini nasıl etkiliyor?

Sokakta birine selam verseniz ters cevap veriyor. Herkes barut fıçısı. TBMM’de milletvekilleri birbirine giriyor. Canlı yayında vekillerin kavgasını tüm Türkiye izliyor.

Siyasetçiler birbirlerine ölçüsüz sözler sarfediyor. Medya bu tartışmaları haberleştirerek halkın üzerinde kutuplaşmaya neden oluyor.

RTÜK’ün görev alanı genişletilmeli. RTÜK siyasilerin ölçüsüz açıklamalarını da denetlemeli.

Adalet Bakanlığı cinayet davalarıyla ilgili daha farklı çalışma yapmalı. Cinayet işleyenler için özel cezaevi şartları hazırlanmalı, cinayeti tetikleyen etkenlerin ortadan kaldırılması için çalışılmalı.

Uzun süreli cezaevine giren insanların geneli çıktığında eşini ve ailesini öldürüyor.

Peki neden?

Bu nedenler üzerinde bilimsel araştırma yapılır da önlem alınırsa, Türkiye bu sorunları tekrar tekrar yaşamaz.

Türkiye’nin sorunu kadın cinayetleri değil. Türkiye’nin sorunu, Türk Milleti’nin psikolojisini olumsuz etkileyen olaylar.

Adalet Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Üniversiteler ve Tıp Camiası birlikte veya ayrı ayrı bu konuları inceleyerek, yaptıkları araştırmaları ortaya koyarsa, siyaset de gerekli adımı atar.

Türkiye çok stresli, adalet sorunu had safhada. MHP Af Yasası ile ilgili bir çalışma yaptı, cezaevleri beklentiye sokuldu, şimdi geri çekti. Bir kısım medya her gün Af Yasası ile ilgili içi boş düzmece haber yapıyor. Milletin sinirleri çok gerildi.

Medya bilgisiz. Küçük yaşta evliliklerle ilgili Af çıkıyor diye ortalığı velveleye veriyor.

Bir genç kadın düşünün küçük yaşta evlenmiş. Devlet de kocasını cezaevine atmış. Şimdi bu kadın ne yapsın?

Kendi derdine mi yansın? Kocasına mı üzülsün? Evine ocağına mı baksın?

Bir sorunu varken, çok sorunu oldu.

Üniversiteler, bilimsel kuruluşlar lütfen elinizi taşın altına koyunuz.

Sorunlara bilimsel  çözümler üretiniz. Ürettiğiniz çözümleri  kamuoyu ile paylaşınız.

Twitter'dan lanet okumakla bu sorunlar çözülmez...


YUSUF İNAN / ŞEHİTLER ÖLMEZ

www.sehitlerolmez.com