İkiyüzlülüğü bırakın artık...
BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'ın basına yansıyan açıklaması şöyle:
"Türkiye'de bugüne kadar bu mesele yüzünden, Kürt sorunu yüzünden yaşanan çatışmalarda yitirdiğimiz her genç Türkiye'nin değeridir.
Ortak paydasıdır, ortak acısıdır. Bütün bu olup bitenlerden, Türkiye'de siyaset kanallarının çözüm üretmek yerine, siyaset kanallarını tıkayarak, siyaset kanallarını çözümsüzlüğe iterek, çözümsüzlük politikalarını üreten başta siyasetçiler sorumludur. Umut ediyorum bu son acı olur."
Kusura bakmayın ama ben artık bu ikiyüzlülüğe bir son vermemiz gerektiğini düşünüyorum. Selahattin Demirtaş'ın ne demek istediği belli.
"13 askerimizi pusuya düşüren PKK'lılar da bu ülkenin değeri, Türk tarafı sorunu siyasi alanda çözmüyor. Bu nedenle de bizim siyasi partinin askeri kanadı, Türk askerinin saldırılarına karşı misilleme olarak öldürmeye devam ediyor" demek istiyor.
Girin Milliyet arşivine Hasan Cemal'in iki hafta önce Karayılan'la yapmış olduğu röportajı okuyun. Karayılan'ın da çok benzer şeyler söylediğini göreceksiniz.
Demirtaş ve bazı arkadaşlarının üstünde sadece PKK'nın bildiğimiz askeri üniformaları yok. O da olsa diyeceksiniz ki Karayılan! Söylem aynı yani...
Bu şartlarda Demirtaş ve arkadaşları Türk tarafından siyasi çözüm bekliyorlar. Siyasi çözüm için 60 milyon Türk'ün ikna olmasını bekliyorlar. Hatta tam hava yumuşamaya yüz tutmuşken ( en azından bizim bildiğimiz kamusal alanda) 13 askeri hunharca katlederek...
Demirtaş ve arkadaşlarının unuttuğu bir konu var. Hâlâ Türkiye sınırları içindeler. PKK da Türkiye sınırları içinde saldırı yapıyor. Yani vatanını savunan Türk askeri.
BDP'liler halen bölünmekten yana değillerse, Türkiye'nin milli sınırları içinde hangi hakla makineli tüfekli, tabancalı, el bombalı eylemci bulundurduklarını bir açıklasınlar bakalım.
Açıklayabiliyorlar mı? Açıklayamazlar. Açıklayamadıkları için de ebele gübele kıvırıp dururlar. İkiyüzlülükleriyle de çok komik duruma düşerler.
Oysa yapmaları gereken şey artık açık açık, dobra dobra 13 askerin ölümünü nasıl algıladıklarını söylemek.
Türk tarafı PKK'lıları "bizim gençler" olarak algılamadığına göre BDP'liler Türk askerlerini nasıl "bizim gençler" olarak algılıyor ya da algılayabiliyor, bunu iyice açıklamalılar.
Eğer Türk askeri de Demirtaş'ın "kendi değeri" ise "kendi değerleri" pusuya düşürülüp hunharca öldürülürken nasıl böylesine sessiz kalabiliyor?
Çözüm dürüstlükte Demirtaş... Dürüst olun, Türk halkı da sorunlarınıza daha samimi yanıtlar verecektir.
Çekirgelik
"Gerçek, olgudan daha önemlidir." F.L. Wright
Ali Atıf BİR
aabir@bugun.com.tr
Bu haber 16/07/2011 tarihinde eklenmiştir.