Manşet: AMASYA'DA MAYIN PATLADI: 1 ŞEHİT


Sabrımız bitti, artık konuşulmaz yapılır

Ramazan'da gelen şehit haberleri Tür-kiye'nin yüreğini dağlıyor. Teröristler dün Hakkari'nin Çukurca ilçesinde karayoluna döşedikleri mayınları askerî birliğin geçişi sırasında patlattı.

Şehit haberleri Ramazan'da Türkiye'nin yüreğini dağlıyor. Teröristler dün Hakkari Çukurca'da karayoluna döşedikleri mayınları askerî birliğin geçişi sırasında patlattı. Binbaşı Yavuz Başayar'la birlikte 11 askerimiz şehit düştü. Aynı gün yaşanan yeni patlamada da bir korucu hayatını kaybetti. Alınan bilgilere göre, sahurdan sonra yanları açık, üstü çadırla kaplı araçlarla yola çıkan askerler, önce silahlı saldırıya uğradı. Yardım için yola çıkan 4 araçlık konvoy, helikopterlerin bile girmekte zorlandığı mevkide pusuya düşürüldü. Yolu adeta patlayıcılarla donatan teröristler art arda mayınları patlattı. Kayalıklardan da roket atıldı. Yarım ton patlayıcı kullanıldığı ve infilak ettirmek için 3 kilometre kablo döşendiği belirlendi. Saldırıya devletin zirvesinden sert tepki geldi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Ramazan'da pusu kurup saldıran terör örgütünün bölgedeki insanların devletine bağlılığını zedelemeye çalıştığını vurguladı. Başbakan Tayyip Erdoğan da "Ramazan'la ilgili sabrımız bitmiştir. Bundan sonrası konuşulmaz, yapılır." dedi.

Teröristi halktan ayırıp devletin gücünü göstereceğiz


Hakkâri'de yürekleri yakan terör saldırısına devletin zirvesi sert tepki gösterdi. İstanbul'dan Ankara'ya gelişinde Esenboğa Havalimanı'nda gazetecilerin sorularını cevaplayan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, terör örgütünün özellikle Ramazan ayı içinde eylemlerini bu tip provokasyonlar ve pusu kurma şeklinde yaptığına dikkat çekti. Gül, "Şunu herkesin bilmesi gerekir ki devletin gücü üstünde güç yoktur. Kim Türk devletini silahla, terörle, şiddetle herhangi bir şekilde hizaya getireceğini düşünüyorsa, büyük bir yanılgı içine girer. Ve bunun maliyeti de çok büyük olur." dedi. Devletin şefkatini halka gösterdiğinin altını çizen Gül, "Teröristler kesinlikle halkımızdan ayrı tutulup, onlara karşı devletin gücünün, her kesimin gücünün üstünde olduğunu daima gösterebilecek durumdayız. Bunu da herkes görecektir." diye konuştu.

Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) bugün yarın toplanacağı hatırlatılarak, toplantı öncesinde zirve yapılması ihtimalinin sorulması üzerine de öncelikle bütün şehitlere Allah'tan rahmet dilediğini ifade etti. Terörist saldırılarda artış olacağı yönünde istihbarat bilgileri verildiğini belirten Gül, buna göre de tedbirler alındığını, yeni düzenlemeler ve yeni hazırlıklar yapıldığını söyledi. MGK'nın en önemli konusunun her zaman terörle mücadele olduğunu anlatarak, "Hükümetin, Silahlı Kuvvetler'imizin bununla ilgili çalışmaları vardır. Bütün bunlar yarın tartışılacaktır, görüşülecektir." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı, "Hükümet, yeni dönem için Ramazan sonrasına işaret etti. Neden bekliyor gibi eleştiriler var?" sorusuna da, "Herhalde yanlış anlaşılıyor. Böyle bir bekleme falan söz konusu değildir." cevabını verdi. Gül, şöyle devam etti: "Terörün ne olduğu, Ramazan ayında bile pusu kurularak, kalleşçe saldırılar düzenlediği konusunda bütün halkımızın, özellikle de Kürt vatandaşlarımızın dikkatini çekmek için söylenmiştir bütün bunlar. Yoksa terörle mücadelede en ufak bir zafiyet söz konusu olmaz. Bunun gecesi, gündüzü, bayramı söz konusu olmaz. Daima, her zaman teyakkuzda olur güvenlik güçlerimiz ve gereğini her zaman yapar."

Abdullah Gül, terör örgütünün demokrasiden, Türkiye'nin gelişmesinden, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin zenginleşmesinden, oradaki insanların devletine, milletine bağlılığından korktuğuna da işaret etti. Son olayların bunu provoke etmekle halkın devletine, milletine olan bağlılığını zedelemekle ilgili olduğunu dile getirdi. Ardından, "Bütün bunlara karşı devletimiz, bütün güvenlik güçlerimiz müteyakkızdır, gecesi gündüzü söz konusu değildir. Devletin gücü üstünde herhangi bir gücün olmadığını bütün herkes, içeride dışarıda dünya alem bilmesi gerekir. Şehitlerimize bir kez daha rahmet diliyorum." şeklinde konuştu.

Erdoğan: Artık söz bitti, uygulama zamanı


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Hakkâri'nin Çukurca ilçesinde gerçekleşen terörist saldırıyla ilgili, "Ramazan'la ilgili sabrımız bitmiştir. Sözün bittiği yerdeyiz." dedi. Terör olaylarıyla ilgili bütün açıklamaları yaptıklarını, bu açıklamalara rağmen yaşananların ortada olduğunu söyleyen Erdoğan, "Artık bundan sonrası konuşulmaz, sadece uygulanır. Bu konuda söyleyeceğimiz budur." ifadelerini kullandı.

Başbakan Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Olağanüstü İcra Komitesi Toplantısı'nın açılışında yaptığı konuşmada sözlerine Hakkâri'deki saldırıyı lanetleyerek başladı. Şehitlere Allah'tan rahmet dileyen Erdoğan, "Tüm ailelere sabır dilerken, milletimin tekrar başı sağ olsun diyorum. Tabii biz bu mana dolu Ramazan ayı içinde özellikle sabırla devam ettiğimiz bir süreci, bu yaşanan olaylarla, bu mübarek ayda gölgelenmesini istemezdik ama ne yazık ki terör böyle acımasız, dini, milleti, ırkı, vatanı olmayan bir olay, bir fenomen." diye konuştu.


Başbakan, konuşmasının ardından çıkışta basın mensuplarının sorularını cevapladı. "Sözün bittiği yerde misiniz?" şeklindeki soru üzerine, "Ben şehitlerimize tekrar Allah'tan rahmet diliyorum ve yaralılarımıza şifalar diliyorum. Artık daha önce de söylediğimiz gibi sözün bittiği yerdeyiz. Ramazan'la ilgili sabrımız bitmiştir." ifadelerini kullandı. Başbakan, "Ramazan ile ilgili sabrımız bitti, dediniz. Acaba bir operasyon mu gündemde?" sorusuna da, "Oldukça göreceksiniz. Bunlar konuşulmaz, yapılır." karşılığını verdi. "Bölgede olağanüstü hale dönüldüğüne dair eleştiriler var. Ne diyeceksiniz?" sorusu karşısında da şunları dile getirdi: "Şu ana kadar böyle bir şey gördünüz mü? Demokratik parlamenter sistem içerisinde neyi gerektiriyorsa bunlar yapılacaktır. Hukuk içerisinde öyle anlar olur ki, mevzi olarak da bazı adımlar atılır ama neyi gerektiriyorsa. Bunun kararını, güvenlik güçlerimizle hep birlikte otururuz, konuşuruz, veririz. Bu adımda insanımızın bölgedeki huzuru ve refahı bizim için çok çok önemli. Bölücü terör örgütü mensuplarına asla buraları teslim etmeyeceğiz. Bunlarla aralarına mesafe koymayanlar da bundan böyle bunun bedelini ödeyecektir. Bunu çok açık, geçenlerde söyledim, yine söylüyorum." Erdoğan, "Milli birlik ve kardeşlik projesi devam edecek mi?" sorusuna da, "O da aynen devam edecek." cevabını verdi. GÜRKAN TUZLU İSTANBUL

TBMM Başkanı Cemil Çiçek:


Neden şimdi? Soğukkanlı bir şekilde değerlendirmek lazım


Bunu yapanları, buna destek verenleri, buna imkan sağlayanları lanetliyorum, şiddetle kınıyorum. Bu eylemin Ramazan ayında meydana gelmiş olması, bu eylemi yapan ve ona destek verenlerin de nasıl insan olduklarını, hatta insan olup olmadıklarını da kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Böylesine bir ayda, böylesine bir vahşetin ve hıyanetin gerçekleşmiş olması üzüntümüzü daha da artırmaktadır. Terörle mücadele kolay değildir. Ülke olarak hepimiz acımızı içimize atarak, yüreğimize taş basarak, doğru olan neyse onu yapıyoruz ve yapmalıyız. Bunun ilk şartı terör eylemleri neden ortaya konuyor, neden bu vahşetler ve cinayetler işleniyor ve neden şimdi? Bunların soğukkanlı bir şekilde değerlendirilmesi şarttır. Aksi halde terörün oyununa gelmiş oluruz.

Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz:


Bunlar misliyle karşılığını bulacaktır


Şehitlerimizle karşı tarafın eli, hiçbir şey kazanamayacak. Onlar hayalle uğraşıyorlar. Terörle Türkiye Cumhuriyeti'nden alabilecekleri hiçbir şey yoktur. Bunlar sadece bizim sabrımızı taşırmaya çalışıyorlar. İstiyorlar ki kendileri hukuk tanımazlar, kural tanımazlar, bizim de kendilerine benzememizi istiyorlar. İşte devletle çete arasındaki fark budur. Biz hukuk ve demokrasi içerisinde bunları alt edeceğiz. Alt ettiğimizi de herkes görecek inşallah. Tabii bu 80'den bu zamana geliyor. Bu sözü herkes de söylemiştir. Ama bu dönem farklı bir dönem. Dolayısıyla teröre bulaşan kendi kaybeder, eline silahı alanın talep edeceği hiçbir hak yoktur. Yasal olarak elinde silah bulundurma yetkisi güvenlik güçlerimizin dışında hiç kimsenin Türkiye Cumhuriyeti'nde silah taşıma hakkı yoktur. Silah alarak bir hak alabilme imkanı da yoktur. Bunlar hiç hak elde edemeyeceklerdir. Yaptıkları nedir? Zulümdür, tehdittir, terördür. Ama bunlar misliyle karşılığını bulacaktır.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu:


Toplumsal mutabakat sağlamak gerekir


Eğer 8 yıldır iktidardaysanız, hâlâ bugüne kadar bir önlem almadıysanız, aldığınız önlemi kamuoyu ya da diğer siyasi partilerle paylaşmadıysanız, toplumsal mutabakat sağlamadıysanız, terörle mücadelede başarı elde edemezsiniz. Yapılması gereken, toplumsal bir mutabakatı sağlamaktır. Defalarca söyledik, terörün engellenmesi konusunda CHP olarak elimizden gelen her türlü desteği vermeye hazırız. Ama önce AKP'nin kendi kafasının net olması lazım. Mücadeleyi hangi yöntemlerle yapacağını bilmesi lazım. Öyle anlaşılıyor ki 8 yıllık çabanın sonucunda herhangi bir yol kat etmemişler. Geldikleri nokta, 'Yine şehitlerimiz var, Ramazan'ın bitmesini bekliyoruz...' olacak şey değil. Parlamento'yu olağanüstü toplantıya çağırmak önemli bir şey. Bir değerlendirme yapacağız. Bu değerlendirmeden sonra görüşümüzü kamuoyu ile paylaşacağız.

MHP lideri Devlet Bahçeli:


Terörün kökünün kazınması için üzerimize düşeni yaparız


Terörle mücadelede milletin desteği olması lazım. Bu konuda kimse destek vermeme gibi bir hataya düşmemelidir. Terörün kökünü kazıyacak her türlü tedbirin alınmasında, MHP üzerine düşen her türlü sorumluluğu ve görevi yerine getirir. ('Başbakan, terörle mücadelenin bundan sonraki kısmını Ramazan'dan sonraya bırakmaktan bahsediyor.' hatırlatması üzerine) Polemiklere girmeyelim lütfen. Başbakan hangi günü takdir ediyorsa ona göre mücadelesini verir.


Zaman

Bu haber 18/08/2011 tarihinde eklenmiştir.

Bu haberi paylaşın

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

 
 
Abdurrahman Koçak
26/02/2008 00:23
Meltem Gürsoy
25/01/2011 13:31

Destek verenler

Albümler
Gözü Yaşarmayan
İzlemesin
Üye Girişi

Enstrumental Radyo