Manşet: AMASYA'DA MAYIN PATLADI: 1 ŞEHİT


Kürt siyasetinin 2011 Türkiye’sine sunduğu seçenek

Bu ülkede uzun yıllar, on yıllar Kürt kimliğini, tarihini, geleneğini ret ve inkar vardı. 90’lı yıllar bu yanlış politikaların eseri olarak kanlı geçti. Terör vardı, kan vardı, Türk-Kürt fark etmeden ölümler vardı. Karanlık ve kötü yıllardı...

Türkiye bu yanlıştan döndü, toplum sorunu anlamaya başladı; aradaki mesafe kısaldı. Nasıl Türk varsa Kürt de vardı, insanlar bunu anladı. En önemlisi de devlet anladı. Anlamakla kalmadı, o kimliğin üzerine örtülen toprağı temizledi, önünü açtı. Sorunun çözümü için önerilen adımların tamamını olmasa da tamamına yakınını attı. Ama... 2010’lu yıllardayız ve terör yeniden 20 yıl önceki yüzünü göstermeye başlıyor. Tarih değişti, zaman değişti, iklim değişti, insanlar değişti, devlet değişti terör örgütü değişmedi. O yılların Türkiye’si de yok. Daha birkaç ay önceki seçimlerde propagandalar Kürtçe yapıldı bu ülkede. Devlet televizyonu 24 saat o dilde yayın yapıyor.

Demokrasi arttıkça, diyalog çoğaldıkça, umut arttıkça, bir Kürt olarak bu topraklarda yaşamanın şartları kolaylaştıkça PKK da şiddeti artıyor.

Her demokratik adım terör örgütünün alanını daraltıyor; bu durumda onlar da bildikleri tek şeyi yapıyor. Öldürüyor...

PKK’nın varlığı artık ölmeye ve öldürülmeye bağlıdır, Kürt sorununa değil. Ne kadar öldürürse o kadar korku salan, ne kadar ölürse de o kadar mağdur olan bir örgütle karşı karşıyayız.

Türkiye’yi destabilize etmenin keyfiyle yaşayan bir örgüt.

Artık tecrübeyle de biliyoruz ki Kürt sorunundan geriye kalan ne varsa çözülmeye devam edilmeli ve demokratikleşme teröre ipotek edilmemeli ama bütün bunların PKK’yı etkisizleştirileceği umulmamalı. İkisi ayrı şeyler...

PKK bunu geçen ay Silvan’da gösterdi. Dün de Çukurca’da...

Kana doymayan ve doymayacak olan bir örgütle karşı karşıyayız.

Kürtçü ama Kürtlerin hayatının daha iyi olmasıyla ilgili olmayan ve hatta bundan rahatsız olan bir örgüt...

Başbakan önceki gün, “Cinayet şebekesini bertaraf edeceğiz” demişti, dün de “Sözün bittiği yerdeyiz” dedi.

Cümleler 90’lı yılların politikacılarına ait değil. Bunları, Kürt meselesinde tarih boyunca en çok şeyi yapan, Kürtleri Kürt olarak tanıyıp onlara Kürt muamelesi yapan ve bu yüzden siyasi bedel ödeyen bir lider söylüyor.

Yine de unutmayalım... Soğukkanlılık en çok devletin sorumluluğudur ve en çok da böylesine hassasiyetin en yüksek olduğu zamanlarda gerekir. Soğukkanlılığı kaybetmeden, karşı karşıya bulunduğumuz şeyin bir kimlik sorunu mücadelesi değil, düpedüz terör olduğunu bilerek adım atmak gerekiyor.

Hükümetin güvenlik alanında yeni enstrümanlar devreye sokacağını biliyoruz. Anlaşılan o ki bugüne kadar bir türlü profesyonelleşemeyen terörle mücadelede yeni dönem açılacak. Muhtemelen son saldırılar da bu yeni dönemin önünü almak için psikolojik önlem amacı da taşıyor. Sahada üstünlük kaygısı da gözetleniyor.

Öte yandan Kürt siyaseti, legal ve illegal unsurlarıyla; eylemleriyle söylemleriyle 2011 yılının Türkiye’sinin önüne seçenek olarak bilek güreşini sunuyor, ne yazık ki... Onca olumlu adıma rağmen, bugünü 90’lı yılların atmosferine çevirmekte beis görmüyor. Bunu bir çözüm yolu zannettikleri varsayılabilir. Ama varlığını şiddete bağlayanlara Çukurcaların çözüm değil “çıkmaz yol” olduğunu göstermek de bu ülkenin ortak aklının görevidir. Aklın içinde “öncelikli ve sürekli” demokratikleşme olduğu kadar, sahada da teröristle mücadele vardır.

O yüzden, hükümet yeni güvenlik enstrümanlarını devreye sokarken, demokratik enstrümanları da devrede tutmalıdır.

Terörle mücadele devam ederken, Kürt sorununun siyasi iktidarın sevk idaresinde olduğunu unutturmadan ilerlemek lazımdır. Ki, sürecin hem Türklerle, hem de Kürtlerle iletişiminde şiddetin dili hakim olmasın.


Mustafa KARAALİOĞLU mkaraalioglu@stargazete.com

18 Ağustos 2011 Perşembe

Bu haber 18/08/2011 tarihinde eklenmiştir.

Bu haberi paylaşın

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

 
Sayfalar: 1
 
Abdurrahman Koçak
26/02/2008 00:23
Meltem Gürsoy
25/01/2011 13:31

Destek verenler

Albümler
Gözü Yaşarmayan
İzlemesin
Üye Girişi

Enstrumental Radyo