YASAL EKSİKLİK YOK...
Hukukçular ve terör uzmanları: Yasal eksiklik yok
Aktütün Karakolu'na yapılan saldırının ardından bazı kesimlerce 'terörle mücadelede yasaların yetersiz olduğu' gündeme getirildi.
Bazı askeri makamlarca dile getirilen görüşe göre, terörle etkili mücadele için koordinasyonu sağlayacak bir birim oluşturulmalı, güvenlik güçlerine 'olağanüstü hal'e (OHAL) özgü bazı yetkiler verilmeli. Askerin terör olaylarının yaşandığı bölgelerde sivil inisiyatiften bağımsız hareket etmesini öngören bu taleplere güvenlik uzmanları ve hukukçular katılmıyor. OHAL benzeri uygulamaların netice vermediğini, demokrasi alanında gelinen noktanın buna ters düşeceğini belirten uzmanlar, terörle mücadelede yasal eksiklik bulunmadığına inanıyor.
Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ve Terörle Mücadele Kanunu'nu hazırlayan akademisyenlerden Kültür Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bahri Öztürk, terörle mücadele için yasalarda eksiklik bulunmadığını belirtirken, yasaların yeterince bilinmediğini savunuyor. Sorumluyu başka yerde aramanın hata olacağını vurgulayan Öztürk, yasalarda kolluk kuvvetlerinin çok sayıda yetkisinin bulunduğunu kaydediyor. Ceza hukuku profesörü, "Kanunlarda, hiç kimsenin elini kolunu bağlayan düzenleme yoktur. Sorumluluğu kanunda aramak saptırmadır." şeklinde konuşuyor. Öztürk, askerî yetkililerin 'Sanki ülkemizde hiç terör yokmuş gibi düzenlenen yasaların, teröre karşı mücadelede kolluk kuvvetlerinin önleyici faaliyetlerinde yetersiz kaldığı ve etkin ve süratli görev yapılmasını geciktirdiği bir gerçektir' sözlerine de katılmıyor.
Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Şentop da, "OHAL olsa son olay yaşanmayacak mıydı?" diye soruyor. Bu olayı vesile ederek olağandışı rejim arzularının gündeme getirilmek istenmesinden yakınan Şentop, şunları söylüyor: "Maliyet meselesi Türkiye Devleti için sorun teşkil edemez. Açık şekilde lakaytlık var. Kendi görevini kimse doğru düzgün yapmıyor. Alanı dışındaki işlerle uğraşıyor. Yetkiler artırılmış olsaydı bu olay olmayacak mıydı? OHAL varken de benzer hadiseler yaşandı. Sorun kanunlarda değil. Komutanlar karakolların başında olmalı. Kanunlar güvenlik güçlerine güvenliği sağlayacak imkânı veriyor."
Uluslararası Güvenlik Terörizm ve Etkin Çatışmalar Merkezi Başkanı Doç. Dr. İhsan Bal, terörle mücadelede yasal açdan boşluk bulunmadığını belirtiyor. Bal'a göre, asıl sorun güvenlik güçleri arasındaki koordinasyonsuzluk. Terörle mücadelenin sivil koltuğunun muallakta olduğuna değinen Bal, "Başbakan her konuya bakamaz. Jandarma, Sahil Güvenlik ve Emniyet arasında tam bir koordinasyonun sağlanması gerekir. İstihbarat açısından yapısal bir reformun gerekli olduğunu düşünüyorum" diyor. İhsan Bal, iç istihbaratın İçişleri Bakanı'nda toplanmasını istiyor. Güvenlik uzmanı Önder Aytaç da, mevcut yasaların yeterli olduğunu kaydediyor.
Uzman askerler kullanılmalı
Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu Başkanı Dr. Sedat Laçiner: 'Profesyonel ordu' 20 yıldır tartışılıyor. Terörle mücadelenin profesyonel ordu ile yapılması şart. Karakollarda zorunlu askerlik yapan erlerle bu olmaz. Dünyanın en tehlikeli yerinde er, onbaşı, çavuş görev yapıyor. Erbaş ya da er, nöbette eşini, çocuğunu ve ailesini düşünür. Çok iyi yetiştirseniz bile 10 ay sonra çekip gidiyor. Ordu, teröristin yöntemini bilen uzmanlarla sahaya inmeli. Uzman ekipler sürekli bu bölgelerde görev yaparak bölgeyi tanımalı.
Özel birim mücadele etmeli
Emekli Albay Durmuş Türemen: Ne sıkıyönetim ne de olağanüstü hal PKK sorununa çare olabilir. Siyasilerin ipleri ele alması lazım. Terörle mücadele İçişleri Bakanlığı nezdinde oluşturulacak bir güce bırakılmalı. Açıkçası bu yük bürokrasiden alınmalı, ama karar verme yetkisi ile birlikte alınmalıdır. Yoksa bürokrasi hem golf oynamaya devam eder hem de sizi cenaze merasimlerinde protesto ettirir. Şimdiye kadar bu iş Genelkurmay'a havale edildi, onlar da tankı, topu ve uçağıyla bu işin üstesinden gelmeye çalıştılar. Ama istenen sonuç alınamadı.Bu haber 07/10/2008 tarihinde eklenmiştir.