YOLUN AÇIK OLSUN ŞEHİDİM ...
Yolun Açık Olsun Şehidim2009-04-28
Ve bir civanmert delikanlıyı daha kahpe kurşuna feda ettik.Bostancı'da ki çatışmada şehit olan Emniyet amiri Semih BALABAN bugün törenlerle uğurlandı.
Geride ise gözüyaşlı annesini,kendisi gibi polis olan eşini,2 dünyalar güzeli masum kız çocuğunu ve binlerce meslektaşını bıraktı.Küçük kız çocuğunun babasının tabutunu son kez öpmesi herkesi gözyaşı içinde bıraktı.Törenin geri kalanını pencerede izleyen küçük çocuklar emniyetin penceresinden ne olduğunu anlamaya çalışıyorlardı.Belki de akşam annesine babasının ne zaman geleceğini soracak kim bilir?
Yanlız dikkatimiz çeken bir konu oldu ki buda medyanın herzaman olduğu gibi İstanbul Emniyetini suçlama yarışı idi.Her zamanki gibi diyoruz çünkü nedense polise karşı büyük bir karalama kampanyasında bulunan medya çalakalem kampanyasını sürdürmeye devam ediyor.
Bu operasyonda da öyle oldu.Ne güvenlik çemberi kaldı masaya yatırılmayan nede personelin teçhizat durumu.Televizyon ekranlarına çıkan ki hayatlarında hiç çatışma dahi görmemiş bir sürü yorumcu İstanbul emniyetini yerden yere vurdu.Neredeyse emniyet baskın yaptığı için suçlu ilan edilecek.Bunu anlamak nedense mümkün değil ama bir gerçek var ki öldürülen terörist delikanlı,civanmert,korkusuz bir arslanı aramızdan aldı ve polisleri yaralayıp sivil bir vatandaşı da ailesinden ayırdı.
Şehit emniyet amiri için bir kardeşinin tüm teşkilatın duygularına tercüman olan şiirini sizinle paylaşmak istiyoruz.
Canım Ağabeyim;
Biz fanileri bu ağaç gölgesine bağlayan zaman ve mekandan sıyrıldın bugün... Hemen ardından öyle güzel bir yağmur başladı ki...Abi sesin kulaklarımdan hiç gitmiyor... Tek tesellim iman dolu yüreğini,cesur kalbini sen aramızdayken hissedip hayranın olmam...
Ne güzel Ağabey;
Belki şimdi Bedr'in arslanlarıyla tanışıyorsundur,
Kim bilir doru bir küheylan hediye etmişlerdir sana...
Ve birazdan Malazgirt'e süreceksin atını şehadetteki ilk gününün heyacanıyla...
Bir Şehit Sultan karşılar seni kim bilir...
Yanına yoldaşlar alıp (buradakileri ne zaman alacaksın)
Kosovanın çimenlerini ezeceksin,Varna sırtlarında iç çekeceksin kim bilir...
Sonra seni alan bu şehri, çok sevdiğin bu şehri, bize verenleri görmek isteyeceksin...(çoktan namın gitmiştir onlara)
Okunurken Eyüp te Yasinler, Sen sur dibinde Ulubatlıyla kucaklaşacaksın kim bilir...(Bizimle ne zaman abi)
Her baharda kurulan o kutlu ordugahın tuğlarını selamlayıp, güneşin battığı yöne giden akıncılara katılacaksın kim bilir...
Söylesene Canım Ağabeyim hayal ettiğimiz gibiler değil mi? Nasıl anlatırdın onları yüreğinin kabararak...
Ben hep seni düşlerdim ak tolgalı bey diye... SEN haykırırken...
Tuna damı suluyorsun atını, bir an dönüp baksan ya kardeşlerine gülen çehrenle...
Bekleyelim mi bu kıyıda biz Ulu fermanı... olur reis...
Bekleriz biz sürün siz atlarınızı....Budin'e,Belgrad'a,Estergon'a,
Viyanada geri dönenlere fısıldayın, anlatın hal-i pürmelalimizi...
Hüzünlendin mi Ağabey, anlatırken hüzünlendiğin gibi...
Yanına katarak Macar ovalarının,balkan illerinin şehitlerini gelip omuz mu verdin Gazi osman Paşa ya...
Yoksa Ağabey Çanakkale de Mehmetlerin yanında mısın şimdi Sakaryada, Dumlupınarda mısın?
Yoksa "Ey şehit oğlu şehit isteme benden makber \ Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber"
Dizelerinde müjdelenen (kim bilir kaç defa okudun) o kutlu kollara mı koşuyorsun...
Sarıl şimdi Ağabey Nebiler Sultanına...Her şeyi bize bırakarak sarıl...
Acıyı,hasreti,öfkeyi,gözyaşını bize bırakarak sarıl.....
Ağabey biz dua edelim sen amin de ne olur, Bizede böyle sarılmak nasip olsun....
Nasıl da neşelisin yüzünü sıvazlarken "O"...
HADDİM OLMAYARAK SENDEN ŞEFAATİNİ İSTİYOR,SANA KAVUŞMANIN ÖZLEMİYLE TEN KAFESİNDEN AYRILMAYI BEKLİYORUM...
MEKANIN CENNET OLSUN...SENİ ÇOK ÖZLEDİM…..
http://www.polis.web.trBu haber 01/05/2009 tarihinde eklenmiştir.