Bugün bir şehit babasıyla konuştum sözleri çok sitemkardı....
Bugün bir şehit babasıyla konuştum sözleri çok sitemkardı....
“Benden yüreğimi çıkarıp kara toprağa gömmem istendi, hiç çekinmeden çıkarıp kara toprağa gömdüm. Benim görevim buraya kadar, ben görevimi yaptım. Devlette görevini yapsın, teröristleri bir daha çocuklarımızı şehit edemeyecek hale getirsin.” Dedi...
Bu sözler beni çok etkilendi, damarıma dokundu...
Yıllar var ki, ne şehit ailelerinin yüzüne bakabiliyoruz, ne de şehit çocuklarının.
Şehit eşi; “ Ben artık şehitliğe gitmiyorum. Çünkü eşimin kanı yerde kaldı. Ne zaman kanı yerden kaldırılıp temizlenirse, o zaman şehitliğe gideceğim.” Demişti. Bu sözleri duyarak, sitemleri dinleyerek yüzümüzü yerden kaldırmamız mümkün değil...
Türk Silahlı Kuvvetleri ilk defa yaptığı operasyonlarla Türk Milleti'nin yüzünü yerden kaldırdı. Boynu bükük şehit eşlerinin, çocuklarının duruşunu düzeltti. Bir avuç teröristin karşısında madara duruma düşmüştük, kurtardı.
Aynı anda 24 şehit verilmesi karşısında sarsılan Fethullah Gülen'in taziye mesajındaki sitemi de bu yöndeydi.
“İhtilal de 30 bin kişiyi kontrol altında tutan asker, neden bir avuç teröristi dize getiremiyor?" Demişti...
Asker son operasyonda Güneydoğu ve Kuzey Irak'ta ki terörist kampları yerlebir etti. Yüreklerimize su serpti... Her sabah şehit haberleriyle uyanmaktan kurtulduk.
BDP, teröristlerin kampları başlarına yıkılmaya başlayınca tutuştu.
Teröristlerin arkasına saklanarak siyaset yaptıkları için paniklediler.
Arkalarında kendi vatandaşlarını dahi öldürmekten çekinmeyen teröristler olmayınca, halka anlatacakları bir şeyleri de kalmıyordu... O nedenle yine teröristlere sarıldılar.
Devlet tüm gücüyle bölgenin kalkınması için seferber olmuşken, Güneydoğu'da kargaşa çıkaracak söz ve eylemlerde bulunuyorlar.
Polise tokat atmalar, kaymakamın üzerine yürümeler, kabul edilecek davranışlar değil.
O nedenle askeri operasyonlar, teröristler dağdan inene kadar sürmeli, inmemekte ısrar ediyorlarsa o dağlarda şehit ettikleri Mehmetçiklerin öcü alınmalı.
"Pişmanım, ben devletime kardeşime silah çekmem" diyenler için yasa çıkarıldı.
BDP'liler ve çocukları dağlarada olan Kürt aileler çocuklarına seslensin.
“Gel yavrum, evladım yasadan yararlan canını kurtar, bizi de kahretme” desinler...
“Silahlar sussun, bizim için kimseyi öldürmeyin” demek yeterli değil...
İzmir'deki Anadolu Birliği Onursal Başkanı Koçali Al Güneydoğulu Derneklerin toplantısında bir konuşma yaptı.
Konuşmasında doğrular da vardı, yanlışlarda. Yanlışları şimdilik görmezden, duymazdan geliyorum.
Anadolu Birliği gerçekten dağdaki ve kentlerdeki terörist akrabalarına seslenmek istiyorsa, daha net mesaj vermesi gerekiyor.
Üstü kapalı mesajlar, akrabaları tarafından anlaşılmıyor. Anlaşılsa silahı bırakır evlerine dönerlerdi. Onların çağrısı akrabalarına değil, askere... Dağdaki ve kentlerdeki KCK'lı akrabalarına söz geçiremiyerek asker operasyonları durdursun istiyorlar...
Bu sefer bu planları tutmayacak...
Ne zaman asker ciddi bir operasyona başlasa, hemen bu söylemler ön plana çıkıyor. Arkasından da yüzlerce insanımız şehit ediliyor, anaların yürek yakan ağıtları ülkeyi kaplıyor.
Şehit analarının yüreğindeki yangın bu sefer söndürülmeli.
Bir avuç eşkiyaya teslim olmuş, çaresiz kalmış gibi görünen bir TSK istemiyoruz. Bu durum Türk Milleti için ölümden daha acı, esaretten daha büyük zillet...
Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün çağrısı devam ediyor...
“ Kim dağdan inmek isterse silahını bıraksın gelsin, evine ocağına ailesine kavuşsun..."
Kürt Dernekleri ve çocukları teröre bulaşmış aileleri de çağrılarını bu yönde yapsınlar...
Bu ülkenin çocuklarının ölmesini istemiyorlarsa, çocuklarının önüne geçsin ve doğru yola çağırsınlar.
Bu kan duracaksa böyle duracak. Başka türlü durma şansı yok.
Ya gelip devletin şefkatli çağrısına uyacaklar, ya da sokaklarda ve dağlarda bir eşkiya olarak ölecekler.
Herkes tercihini doğru yapsın. Türkiye hiçbir zaman olmadığı kadar bu sorunu çözmek, tüm Türkiye'yi huzura kavuşturmak için çalışıyor.
Bu çalışmaları kim baltalarsa; vatana, ailesine ve kendisine ihanet eder.
Van Depremi'ndeki Türkiye kardeşliğini herkes gördü.
Van'da yardımları koyacak yer bulunamıyor. Bu milletin barış ve kardeşlik göstergesidir.
“ Kim dağdan inmek isterse silahını bıraksın gelsin, evine ocağına ailesine kavuşsun...
Bu çağrı tamamen insanidir. Bir kardeşe yapılan uyarıdır.
Bu şarkı tüm kardeşlerimizin yüreğine "masumiyeti gerçek sevgiyi" fark ettirsin...
http://www.youtube.com/watch?v=2J2qN0C9UV4
Bu yazı 02/11/2011 tarihinde eklenmiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
- Bedelli Askerlik Sürekli olarak çıkarılmalı
- Bugün bir şehit babasıyla konuştum sözleri çok sitemkardı....
- Van Depremi, PKK Terörü ve Bediüzzaman Said Nursi
- Selahattin Demirtaş'ın burnu yeni koku almaya başladı...!
- Deprem Geldi Terör bitti...!
- Terörün azmasında Silivri'deki generallerin de payı var...
- Neden Çok Şehit Veriyoruz – 2
- Neden çok şehit veriyoruz?
- Aslı Aydıntaşbaş kendisine PKK yayın organlarında iş mi arıyor?
- Teröriste mermiyi veren de biziz, Mehmetçikleri şehit eden de...