AİHM'den eski Danıştay üyesi hakkında hak ihlali kararı

Türkiye'nin "FETÖ/PDY" tezi kabul görmedi

AİHM'den eski Danıştay üyesi hakkında hak ihlali kararı

AİHM'den eski Danıştay üyesi hakkında hak ihlali kararı

Kayhan Karaca

AİHM, 1 Temmuz 2016'da yürürlüğe giren kanun ile Danıştay üyeliğine son verilen Bekir Sözen hakkında hak ihlaline hükmetti. Karar, benzer yüzlerce dava için emsal oluşturacak.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) "Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyesi" olduğu gerekçesiyle 7 yıl 6 ay hapis cezası verilen eski Danıştay üyesi Bekir Sözen hakkında hak ihlali kararı verdi.

Bekir Sözen'in başvurusunu karara bağlayan AİHM, "hakkındaki Danıştay üyeliğinin düşürülmesi kararını yargıya taşıma imkanı olmadığı" gerekçesiyle Bekir Sözen'in adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine hükmetti. AİHM'nin 7 yargıçlı bir dairesi tarafından oy birliğiyle alınan karar gereği Ankara davacıya 7 bin 800 euro manevi tazminat, bin euro da mahkeme masrafı ve gider ödeyecek.

Sözen AİHM önünde, Danıştay üyeliği görevinin, 1 Temmuz 2016'da çıkarılıp 23 Temmuz 2016 tarihinde yürürlüğe giren 6723 sayılı Danıştay Kanunu'yla (Danıştay Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun) sona erdirilmesine karşı başvurabileceği bir yol bulunmaması nedeniyle iç hukukta hak arama özgürlüğünün ve mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini savunmuştu. Sözen ayrıca, üyeliğinin, disiplin hükümlerinin işletilmesi yerine doğrudan kanunla sona erdirilmesi nedeniyle dava hakkından mahrum bırakıldığını ve bu nedenle mağdur statüsünün bulunduğunu ileri sürmüştü.

Gerekçeli kararında, yargıçların kariyerleriyle ilgili kararların "güvencelerle donatılmış ve itiraza açık" olması gerektiğine vurguda bulunan AİHM, mahkemeye erişim hakkının yargı üyelerinin korunması için "temel prosedüral bir hak" olduğunu anımsattı.

AYM kararı yeterli değil

Strasbourg'da bulunan AİHM, Sözen'in Anayasa Mahkemesi (AYM) önünde bireysel başvurusu olduğu gerekçesiyle davanın reddedilmesini isteyen Türk hükümetinin bu talebini de geri çevirdi. Mahkeme, AYM'ye bireysel başvurunun "Türk Anayasası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi koruması altındaki haklara yönelik ihlal iddialarını inceleyen istisnai bir mekanizma" olduğunu belirtip, AYM'den ihlal kararı çıkmasının dahi Sözen'in Danıştay üyeliğinin düşürülmesine itiraz hakkı yaratmış olmayacağını kaydetti.

Sözen, AYM'ye yaptığı başvuruda, "Yasama işlemine karşı doğrudan bireysel başvuruda bulunulamasa da kanunun uygulanması durumunda bireysel başvuru yapılabileceğini, somut olayda kanunun uygulanmasından şikâyet edildiğini ve başvurusunun kabul edilebilir bulunması gerektiğini" ileri sürmüş, "Kanunun uygulanmasına karşı başvurabileceği başka bir yol olmadığından doğrudan bireysel başvuruda bulunduğunu" ifade etmişti.

Türkiye'nin "FETÖ/PDY" tezi kabul görmedi

AİHM, Türk hükümetinin "Yüksek yargı organlarının kimi üyeleri FETÖ/PDY üyeliğinden mahkum oldukları için görevden alındı" tezini de kabul etmedi. Mahkeme 6723 sayılı kanunun, 15 Temmuz darbe girişimi, bu girişim sonrası ilan edilen olağanüstü hal (OHAL) ve çok sayıda yargı mensubunun örgüt üyeliğinden mahkum edilmesinden önce 1 Temmuz'da çıkarıldığını not etti. OHAL durumunda dahi hukuk devleti ilkesine saygı duyulması gerektiğini belirten AİHM, Sözen'in mahkemeye erişiminin engellenmesiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin adil yargılanma hakkıyla ilgili 6'ncı maddesinin ihlal edildiği sonucuna vardı.

Bekir Sözen "FETÖ üyesi olduğu" gerekçesiyle 2019 yılında Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından 7 yıl 6 ay hapis cezasına mahkum edilmiş, karar Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu tarafından 2022 yılında onaylanmıştı. Oy çokluğuyla alınan karara katılmayan AYM Başkanı Zühtü Arslan karşı oy yazısında, Sözen hakkında verilen kararın "Anayasa'nın çok sayıda hükmüne aykırı olduğunu, hukuk devletini, yargı bağımsızlığını ve hakimlik teminatını zedelediğini" ifade etmişti.

AİHM tarafından Bekir Sözen hakkında açıklanan karar Mahkeme gündeminde bekleyen yüzlerce dava için örnek oluşturuyor. AİHM, Bekir Sözen dosyasını, 6723 sayılı yasayla üyelikleri düşürülen 120 Danıştay ve Yargıtay üyesi tarafından yapılan toplu başvurular arasından pilot dava olarak seçmişti.

dw