DİTİB sosyal hizmet ve hayır işlerinde kurumsallaşıyor

Sosyal devletin bağımsız sosyal yapıları

DİTİB sosyal hizmet ve hayır işlerinde kurumsallaşıyor






DİTİB sosyal hizmet ve hayır işlerinde kurumsallaşıyor

Almanya'daki en büyük Müslüman çatı kuruluşu olan DİTİB sosyal ve hayır işleri alanında kurumsallaşıyor. İHSAN'ı kuran DİTİB'in hedefi eğitimden sağlığa pek çok alanda faaliyet yürütmek.

Almanya'daki en büyük Müslüman çatı kuruluşu Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB), sosyal hizmetler ve hayır işleri alanlarında faaliyet yürütmek amacıyla "İHSAN" adlı bir dernek kurduğunu açıkladı. DİTİB, bu dernek sayesinde Almanya'da eğitimden yaşlı bakımına, manevi danışmanlık hizmetinden gençlik merkezleri açmaya pek çok alanda koordineli ve daha kapsamlı çalışmalar yürütmeyi hedefliyor.

DİTİB, yaptığı basın açıklamasında, İHSAN adlı derneği 15 eyalet teşkilatı ile birlikte 12 Kasım'da kurduğunu duyurdu. Almanya'daki Müslümanların farklı özgeçmişleri ve sosyal yapıları olduğuna dikkat çeken kuruluş, çok sayıda Müslümanın manevi danışmanlık, eğitim, yaşlı bakımı, boş zaman faaliyetleri, ailevi sıkıntılar, hastalık veya ölüm gibi olaylarda destek almak üzere zaten DİTİB'in cami derneklerine yıllardır başvurduğunu kaydetti. Açıklamada, bu tecrübelerinden yola çıkarak DİTİB'in İHSAN ile daha da profesyonelleşerek ve sosyal hizmet alanlarında gerekli yapıları da kurarak beklentileri karşılamaya yönelik bir adım attığı belirtildi.

Sosyal bir devlet olarak Almanya'da vatandaşın desteklenmesinden öncelikle devlet sorumlu olsa da başka dini kuruluşlar ve sivil toplum örgütleri de bu alanlarda faaliyetler yürütüyor. DİTİB'in amacı da bu kuruluşlar gibi sosyal hizmetler sunmak, bunu yaparken de özellikle Müslüman vatandaşların ihtiyaç ve beklentilerini dikkate almak.

İHSAN ile DİTİB neler yapabilir?

Almanya'da halen üçü dini, üçü de seküler olmak üzere toplam altı büyük çatı kuruluşu sosyal hizmet ve hayır işleri için faaliyet yürütüyor. Bunların dini olanları bir Katolik Kilisesi kurumu olan Almanya Caritas Birliği (DCV), Protestan Kilisesi'ne bağlı Diakonie ve Yahudiler Sosyal Yardımlaşma Merkezi (ZWST). Kökeni Sosyal Demokrat Parti'ye (SPD) dayanan İşçi Sosyal Yardım Kurumu (AWO), Alman Kızılhaç Örgütü (DRK) ve Türkçe'ye Almanya Tüm Bağımsız Sosyal Refah Kuruluşları Birliği (Der Paritaetische Wohlfahrtsverband) olarak çevrilebilecek kuruluş da dini bağlantısı olmayanlar.

Almanya'da farklı Müslüman ülkelerden gelen beş milyondan fazla göçmen bulunuyor. Onları temsil iddiasıyla faaliyet yürüten Müslüman kuruluşların ortak bir çatı altında toplandığı benzer sosyal destek amaçlı yapılanma ise bulunmuyor. DİTİB, İslam Toplumu Milli Görüş (IGMG) ve benzeri diğer Müslüman çatı örgütlerinin altında birbirinden bağımsız, ama vatandaşlara benzer destekler sunan dernekler var.

Kimler hangi alanlarda ne hizmet veriyor?

Almanya'da sosyal yardım kuruluşlarının hizmet verdikleri alanlar birbirinden farklı. Kimileri ilkyardım veya sağlık alanına odaklanırken kimileri de yuva ya da gençlik merkezleri açarak eğitime öncelik veriyor. Madde bağımlılığıyla mücadele, hamile ve sorunlu ailelere danışmanlık ya da palyatif destek gibi alanlara eğilen kuruluşlar da var.

Dolayısıyla DİTİB kurduğu İHSAN teşkilatı ile Almanya çapında kendine ait çocuk yuvaları, hastaneler, yaşlı bakım veya gençlik merkezleri de işletebilir. Ancak İHSAN'ın bu tür girişimlerde bulunmak istemesi halinde resmi makamların buna ne koşullarda izin vereceği ya da izin verip vermeyeceği henüz bilinmiyor. Federal yapıya sahip Almanya'da eğitim, sağlık, gençlik, engelli, yaşlı bakımı, göçmenlere destek, aşırı borçlanma ve bireysel iflas, evsizlik, maddi sıkıntı gibi farklı alanlarda sorumluluk genelde yerel yönetim veya eyaletlerin yetkisinde.

Müslüman cemaatlerden sosyal hizmet ve hayır işleri faaliyetlerinde muhatap alınmaları için tek bir ortak çatı altında toplanmalarının talep edilip edilmeyeceği de henüz bilinmiyor. Almanya'da İslam din dersi verilmesi sürecinde de Müslüman cemaatlerin tek bir çatı altından toplanmadığı, devletin tek bir muhatap bulamadığı eleştirileri de sıklıkla dile getirilmiş, bu alandaki çalışmalarda ilerleme sağlanması yıllar sürmüştü. Müfredatın belirlenmesi, din dersini verecek personelin kimden talimat alacağı gibi konularda görüş ayrılıkları yaşanmış, bu nedenle eğitimden sorumlu 16 eyalette İslam din dersinin biçimi ve içeriği konusunda farklı modeller yürürlüğe girmişti. 

Sosyal devletin bağımsız sosyal yapıları

Almanya'da faaliyet yürüten altı büyük sosyal hizmet ve yardım kuruluşu 1 milyon 700 binden fazla kişiyi istihdam ediyor. Dolayısıyla bu kuruluşlar aynı zamanda büyük birer işveren konumunda. Tahminen 2,5-3 milyon da gönüllü çalışanı da bulunuyor. Almanya Siyasal Eğitim Merkezi (bpb) verilerine göre bu kuruluşlar, 100 binden fazla kuruluşu ve 3 milyon 700 binden fazla yatak kapasitesiyle sadece sosyal hizmet ve sağlık alanında devletin verdiği hizmete ilaveten önemli bir açığı da kapatıyor.

Bu özelliğiyle Almanya'daki dernek statüsünde olan bu sosyal hizmet ve yardım kuruluşları; ülkedeki sağlık, bakım, gençlik, ilkyardım, aile, eğitim, göç, hamilelik, yalnız ebeveyn ya da yurt dışına insani destek alanında toplam ihtiyacın da üçte birini omuzluyor. Bağış alsalar da harcamalarının yüzde 90'ı ise faaliyet yürüttükleri alandaki sigortalar üzerinden (sağlık, hastalık, yaşlılık, bakım, kaza vb) karşılanıyor. Örneğin bir kişi ilkyardım aracı çağırdığında ve gelen ambulans hastayı söz konusu kuruluşlardan birine ait bir hastaneye götürürse, masraflar sağlık sigortası üzerinden buraya ödeniyor. Dolayısıyla bir nevi kamu hastanesi muamelesi görüyor.

Aynı durum söz konusu bağımsız sosyal yardım kuruluşunun açtığı yuva veya gençlik merkezi için de geçerli. Bu durumda da sorumlu eyalet veya yerel yönetim, açılmasına müsade verdiği kuruluşa çocuk başına öngördügü kamusal bütçeden aktarımda bulunuyor.

Dolayısıyla İHSAN'ın da benzer bir sosyal yardım kuruluşu statüsüne kavuşması ve sorumlu birimlerce de muhatap olarak tanınması halinde, teorik olarak kamusal alandaki bu kaynaklardan büyük paylar alıması mümkün olabilecek. Öte yandan bu alana adım atmasıyla mali, personel ve yapısal şeffaflık da zorunlu hale gelecek. Şimdiye kadar Almanya'daki Müslüman çatı kuruluşları özellikle topladıkları bağışlar, yurt dışından aldıkları yardımlar, personel desteği ve bunun başka ülkelere bağımlı hale getirmesi noktasında yoğun eleştire maruz kalıyor.  

DW