Şehit Yüzbaşı’nın eşinden yürek yakan mektup!

Güneydoğu'da bir ayağını nöbette bırakan gaziden hüzünlü mesaj!

Şehit Yüzbaşı’nın eşinden yürek yakan mektup!




Şehit Yüzbaşı’nın eşinden yürek yakan mektup!

Bugün bir Güneydoğu Gazisinden mektup aldım. Güneydoğu halkına hizmet için gittiği dağlarda ayağını nöbete bırakmış bir gaziden aldım mektubu.

Eğer mektubumu yayınlarsanız, Güneydoğu Gazisi yazmayın diyordu satır aralarında. Güneydoğudaki çocuklar için nöbetteydim onlar okusun, iç ve dış mihraklara kanmasınlar diye. Kananların önüme koyduğu mayınla bir ayağımı onların huzuru için feda ettim, diyordu.. 

O çocuklara kırgın değilim, Güneydoğu'ya kırgın değilim, beni pusuya düşüren dağa bile kırgın değilim. Bu can, bu vatana feda olsun diyordu mektubunda.

Mektup, pek çok sitem ve pek çok yürek sızısı yüklüydü. Bir kaç kez okudum, sonra bir çay içtim bir daha okudum. 

Gözlerimin önüne internette dolaşan bir fotoğraf geldi. Çanakkale savaşlarında tayyare bölüğü askerlerinin fotoğrafı. Fotoğraftaki Mehmetçiklerin ayağında çarık yoktu, üstündeki üniforma bin parça olmuştu. Karınları zaten açtı ve onlar dimdik ayaktaydılar. Çünkü kalpleri birlikte atıyordu. 

Birlikte atan kalpler topa, tüfeğe süngüyle karşı durabiliyordu. 

O günleri düşünürken, Kadifekale Şehitliği'ndeki Şehitlik Defterine bir şehit yüzbaşının hanımı tarafından yazılmış bir cümleyi hatırladım. 

" Şehidim seni uğurlarken geri döneceksin diyordum ama sen dönmedin. Ben seni beş yıldır bekliyorum. O kadar çaresizim ki çareyi senden istemeye geldim. Başucunda kaç saat ağladım bilmiyorum. Sen gittikten sonra hayatımızda her şey bitti tükendi. Sen bize hayat veriyordun hayat damarlarımız kesildi ." 

Bu satırları okuduğumda içim burkuldu. O kadar üzüldüm ki anlatamam. Keşke dedim bu satırları, bu mektupları internete taşısak ve tüm insanlar okusa...Hatta ingilizceye de çevirsek de  yayınlasak diye hayal kurmaya başladım... 

Onlarca cilt defter, yazmaya kalksak aylar alır, okumaya kalksak yıllar... 

Yaşamaya kalksak an gelir, olur ve biter. 

Onlar, Türk Milleti'nin kahramanları, yaşadılar ve gittiler. Biz destanını yazamıyoruz. 

Ege Ordu Komutanlığından isteğimiz, Kadifekale Şehitliği'ndeki onlarca cilt ziyaretçi defterinin bilgisayar ortamına taşınarak internette yayınlanması.

SehitlerOlmez.Com sitesi yayınlama görevini büyük bir şerefle yapar.

Defterlerdeki yazılar, Mehmetçikler tarafından yaşanmış hatıralar, yine Mehmetçikler tarafından kaleme alınabilir. Şehit ve Gazilerimizin ve onların bize emanet bıraktıklarının gönlüne bir huzur, yüzlerine tebessüm getirmek için yapılması gereken bir çalışma.

İzmir Şehit Aileleri Derneği'ni ilk kez ziyarete gittiğimde ürpermiştim.

Dernekteki anneler, babalar bu benim şehidim, bu benim şehidim diye çocuklarının fotoğrafını gösterirken içim kan ağlıyordu. Şehit anaları ve şehit babaları şehit evlatları ile hem gurur duyuyor, hem de özlemle kahraman evlatlarını anlatıyorlardı.

Çanakkale Şehitleri günü yaklaşırken, İzmir'in kalbinde dalgalanan bayrağın gölgesinde yatan şehitlere, bir fatiha okurcasına bu çalışmayı ruhlarına hediye etmeliyiz.

Tüm ayrılık nedenlerini, içimizdeki bitmeyen makam ve mevki çıkmazını bir kenara atarak, elbirliği yaparsak, onların canları pahasına verdiği mücadeleyi , arkada bıraktıklarının yaşadıkları dramı, dünya halklarına " İngilizce ve Türkçe " anlatabiliriz.

Şehitlerimizin etten tırnaktan birer insan olduklarını, bir baba, amca,dayı ve evlat olduklarını, Türkiye'nin bu acıyı uzun yıllardır yaşadığını tüm dünyaya anlatmalıyız.

YUSUF İNAN / ŞEHİTLER ÖLMEZ

www.sehitlerolmez.com

Twitter@Yusufinan2023

İnstagramyusufinan2023

E-Mail: gundem@sehitlerolmez.com