Anayasa Mahkemesi’nin kararı, Türkiye’de haber sansürüne engel olabilecek mi?

Yaman Akdeniz: “AYM kendi kararını bile gecikmeli uyguladı”

Anayasa Mahkemesi’nin kararı, Türkiye’de haber sansürüne engel olabilecek mi?

Anayasa Mahkemesi’nin kararı, Türkiye’de haber sansürüne engel olabilecek mi?

Anayasa Mahkemesi (AYM), Türkiye’de haberleri sulh ve ceza mahkemeleri kararıyla yayından kaldırılan ya da erişime engellenen medya kuruluşlarının ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verdi.

AYM’nin kararını bu hafta içerisinde tebliğ ettiği haber siteleri arasında, 2014’ten beri mahkemeye yüzlerce haberi engellenen Birgün, Diken, Gazete Duvar, Artı Gerçek ve sendika.org gibi bağımsız haber siteleri var.

İfade Özgürlüğü Derneği (İFOD) kurucularından Prof. Dr. Yaman Akdeniz’e göre söz konusu haberin çoğunda erişime engelleme ya da yayından kaldırma talebi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ailesi, AKP’li siyasetçiler ve AKP’ye yakın gerçek ve tüzel kişilerden gelmişti.

VOA Türkçe’nin ulaştığı, AYM kararında ismi geçen medya kuruluşlarının temsilcileri karardan memnun olsa da, koşulsuz uyulması gereken yüksek mahkeme kararlarına yargının itibar etmemesinin, ülkedeki gazetecilere güvence vermediğini ifade ediyor.

Karar, başvuruculara tek tek gönderildiği için, Anayasa Mahkemesi’nin erişime engellenen ya da yayından kaldırılan kaç haber için hak ihlali kararı verdiği bilinmiyor. Ancak İFOD hukukçularının tespitlerine göre bu sayı en az 502. Yaman Akdeniz, AYM’nin karar ihlal kararı verdiği 352 dosyanın başvurusunun dernek üyeleri tarafından yapıldığını söylüyor.

Kararda yer alan en eski örnek, Birgün gazetesinde 3 Eylül 2014’te yayınlanan ve başvurusu yine İFOD tarafından yapılan “17 ve 25 Aralık 2013 yolsuzluk suçlamalarıyla ilgili soruşturmalara takipsizlik kararı verilmesini” ele alan haber.

Birgün Web Koorditatörü Gültekin: “Önümüz açıldı diyemiyoruz”

VOA Türkçe’nın sorusunu yanıtlayan Birgün Web Koordinatörü Berkant Gültekin, Anayasa Mahkemesi’nin kararını olumlu karşılamasına rağmen meseleye temkinli yaklaşıyor ve “Kâğıt üzerinde iyi bir karar. Ama Türkiye’de haber üretme sürecini nasıl etkileyeceğini zaman içinde göreceğiz” diyor.

Gültekin’e göre yüksek mahkeme kararlarının gördüğü itibar endişe verici. Gültekin, “AYM gazeteciler lehine karar verse de ‘artık önümüz açık’ diyemiyoruz. Çünkü yargının hangi kararı uygulayacağına da hükümet karar veriyor" ifadelerini kullanıyor.

2014-2021 arasında Birgün’ün 483 haberinin engellendiğini belirten Gültekin, haberlerin halen çok hızlı bir şekilde ve kolaylıkla engellenebildiğine dikkat çekiyor. Gültekin “Engelleme için birkaç saat içinde karar çıkarabiliyorlar. Son dönemlerde engellenen haber sayısı, haftada beş altıyı buluyor; net sayıyı ben de bilmiyorum” diyor.

Anayasa Mahkemesi’nden TBMM’ye, kanunu düzeltme uyarısı

Oysa Anayasa Mahkemesi, 7 Ocak 2022’de yayınlanan kararında, haber engellemelerine hukukî dayanak sağlayan 5651 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesinde “yapısal sorun” olduğuna hükmetmişti.

Mahkemelerin tedbir amacıyla karar almasını hedefleyen kanunun, kanun metnindeki boşluklar nedeniyle, keyfî ve kesin hüküm sonuçları doğuran kararlara sebep olduğunu belirtmişti. Maddenin kapsam ve sınırları belli değildi. Hakimler, karşı tarafın savunmasını almadan karar verebiliyordu. Kişilik hakları ve ifade ve basın özgürlüğü bakımından dengeli bir uygulama da söz konusu değildi.

Mahkeme, kanundaki bu yapısal sorunların giderilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) bir yıl süre verdi. Gelgelelim, kararının üstünden iki yıl geçmesine rağmen ne TBMM kanun üzerinde çalıştı, ne de AYM bu eylemsizlikle ilgili yeni bir adım attı.

Yaman Akdeniz: “AYM kendi kararını bile gecikmeli uyguladı”

Anayasa Mahkemesi, kişilik haklarının korunması gerekçesiyle ifade özgürlüğü ile basın özgürlüğünü sınırladığını 2022’de kabul ettiği kanun maddesini iki yıl sonra, 10 Ocak 2024’te iptal etti.

İnsan Hakları Hukukçusu Yaman Akdeniz, Anayasa Mahkemesi’nin, gerek yapısal sorun tespit ettiği kanun maddesini iptal etmekte, gerek 2014’ten beri önündeki biriken başvurular hakkında karar vermekte çok geç kaldığı görüşünde.

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Akdeniz, yerel seçimler öncesinde sansür tehlikesinin devam ettiğine dikkat çekiyor ve şunları söylüyor:

“AYM kanun maddesini iptal etti ama kararın Resmî Gazete’de yayımlandıktan dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine hükmetti. Yasa 10 Ekim’e kadar yürürlükte olacağı için sulh ceza hakimlikleri 31 Mart seçimleri öncesinde karar vermeye devam edecek. Sansür tehlikesi devam ediyor.”

AYM’yi kendi kararını bile geç uygulamakla eleştiren Akdeniz, içeriğine bakmaksızın, 10 yıl beklettiği başvurular hakkında toplu karar vererek kolayı seçtiğini de savunuyor.

TGS Genel Sekreteri Tuna: “Birinci derece mahkemeler AYM kararını uygulayacak mı?”

Anayasa Mahkemesi’nin “ihlal” kararını tebliği ettiği kurumlar içinde Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın (TGS) yayın organı Journo da bulunuyor.

Journo’nun ifade özgürlüğü hakkının ihlal edildiği belirtilen haberinin konusu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın adının geçtiği yolsuzluk iddialarını dile getiren Reuters haberini konu alan haberlere getirilen erişim engellerine dair habere getirilen erişim engeliydi.

“Tekerleme gibi olduğunun farkındayım” diyor VOA’nın sorusunu cevaplayan TGS Genel Sekreteri, Gazeteci Banu Tuna, “ama yargı kararları da çoğu kez bu hissi verebiliyor" diye ekliyor.

Gazetecilerin ifade özgürlüğü, editoryal bağımsızlık, bu özgürlüklerin devlet tarafından ihlali nedeniyle gerçekleşen yargılamalar konusunda da çalışan TGS’nin kendi yayın organı da bu haber nedeniyle ihlale uğradı.

Karardan memnun olduklarını dile getiren Tuna’ya göre bundan sonraki aşama, AYM kararlarının birinci derece mahkemeler için ne ifade ettiği ve ne kadar uygulanacağı.

“AYM’den hukuka uygun kararlar çıkıyor ama burası hâlâ bir hukuk ülkesi mi? Bu karar gelecekte başka gazetelerin sansürlenmesini engelleyecek mi?” diye soruyor Tuna.

Diken’den Erdal Güven: “Haberleri engelleten ‘kudretli insanlar’ bu kararı nasıl karşılayacak?”

Anayasa Mahkemesi’ne 118 başvuruda bunan haber sitesi Diken’in yayın yönetmeni Gazeteci Erdal Güven de VOA Türkçe'ye karar için, “Başından beri savunduğumuz, bizim haber verme, insanların da haber hakkını tescil etti” diyor, “ancak ortam güllük gülistanlık demek de mümkün değil” diye ekliyor.

Erişim Sağlayıcıları Birliği’nden bilgi geldikçe, kaldırılan ya da engellenen haberleri tekrar yayınlamaya başladıklarını söyleyen Erdal Güven, kişilik haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle yerel mahkemelere başvuran “kudretli insanların”, engellenen haberlerin tekrar yayınlanmasına verecekleri tepkiyi merak ediyor ve “‘Madem haklarıymış, bırakalım yayınlasınlar’ mı diyecekler, yoksa tekrar dava mı açacaklar?” diye soruyor.

Yaman Akdeniz’e göre Erdal Güven’in sorusu güncelliğini koruyor. Akdeniz, “Temel soru, bugüne kadarki engel kararlarında imzası olan sulh ceza hakimliklerinin AYM kararından sonra ne yapacağı. Erişim engeli kararı vermeye devam mı edecekler? Yoksa AYM kararına mı uyacaklar?” diyor.

AYM tarafından hak ihlali tespit edilen ve yayın yasağı kaldırılan haberlerin, mahkeme kararıyla tekrar engellemesi mümkün. Çünkü yasa Ekim’e kadar yürürlükte.

Ancak Akdeniz’e göre bu olası kararlarda AYM yine ihlal tespit edeceği için, sulh ve ceza hakimlikleri başvuruları değerlendirmekte daha titiz davranabilir. İnsan hakları hukukçusu, herkesin merak ettiği soruyu da ekliyor: “Cumhurbaşkanı Erdoğan bir haberin engellenmesini talep ettiğinde sulh ceza hakimlikleri ne yapacak?”

İFOD hukukçuları, AYM’nin listesinde yer alan 502 haberin “hayata dönüşünü” takip ediyor; bunları @engelliweb X (Twitter) hesabı ve ifade.org.tr sayfasından duyuruyor.

Yaman Akdeniz, medya kuruluşlarına, yayından kaldırılan içerileri tekrar yüklerken üzerlerine “AYM kararıyla tekrar yayınlanmıştır” ibaresini yazmalarını tavsiye ettiklerini söylüyor.

VOA