Yılmaz Özdil açıkladı. Atatürk öldüğünde bankadaki kasasından ne çıktı?

ATATÜRK’ÜN BANKADAKİ KASASINDAN NELER ÇIKTI?

Yılmaz Özdil açıkladı. Atatürk öldüğünde  bankadaki kasasından ne çıktı?

Atatürk öldükten sonra bankadaki kasası açıldığında içinden ne çıktı? Yılmaz Özdil açıkladı. Açılırken tüm heyet kasanın içine bakıyordu

Usta gazeteci Yılmaz Özdil, YouTube kanalındaki yayınında Atatürk'ün kasasından neler çıktığını anlattı. Bir heyet tarafından açılan kasadan Cumhuriyetin ilk madeni parası olan "5 Kuruş"un ve madalyalarının çıktığını açıkladı. Bu paranın maddi değerinin küçük ama manevi değerinin çok büyük olduğuna değindi.

Usta gazeteci Yılmaz Özdil, Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatını kaybetmesinin ardındaN kasasında yalnızca 5 kuruşu olduğunu ve bankadaki kasasından neler çıktığını açıkladı. Bu paranın da Cumhuriyetin ilk madeni parası olan 5 kuruş olduğuna değindi.

İstiklal madalyasının tasarımcısı, heykeltraş Mesrur İzzet Bey tarafından modellenmiş, bir yüzünde paranın değerinin (yani 5 kuruş) öbür yüzünde Türkiye Cumhuriyeti yazılı olan paranın kenarlarında sembol olarak tarımsal kalkınmaya atıfta bulunulduğuna değinen Yılmaz Özdil, başak resminin çizildiğini belirtti. Atatürk’ün kendisine ait bütün mal varlığının, bütün maddi birikiminin millete bağışlandığını ifade ederek bu paranın maddi değerinin küçük ama manevi değerinin paha biçilmez olduğunu söyledi.

ATATÜRK’ÜN BANKADAKİ KASASINDAN NELER ÇIKTI?

Atatürk’ün kendi kurmuş olduğu Türkiye İş bankası’nın kasasına bu 5 kuruşu adeta mücevher gibi koyduğunu aktaran Özdil, “Atatürk 1938'de rahmetli olduğunda bu kasa açıldı” dedi ve yaşananları şöyle sözlerle anlattı.

Atatürk’ün kasası açıldığında herkes o zaman gördü madalyalarının yanında hayatındaki tek maddi varlığı 5 kuruş oradaydı. Mustafa Kemal Atatürk hayatının tek maddi varlığını, o 5 kuruşu bizzat kurduğu Türkiye İş Bankası'na emanet etmişti. İşte bu, Türkiye İş Bankası, daima kurucusuna Atatürk'e yaraşır bir banka oldu. Kendi marka değeriyle birlikte Hem Türkiye'yi büyüttü hem Atatürk'ün hatırasını yüceltti. Daima Cumhuriyetimizin sembolü olan Türkiye İş Bankası bu vefasını her yıl böyle 19 Mayıs, 23 Nisan, 29 Ekim gibi milli bayramlarımızda, 10 Kasım gibi Atatürk'ü Anma Günü’müzde çok çok özel olarak hazırladığı gazete ve televizyon reklamlarıyla ortaya koyar. Geçen yıl hepsinden daha önemliydi çünkü Cumhuriyetimizin 100. Yıl dönümüydü. Türkiye İş Bankası Cumhuriyetimizin 100. yılında 10 Kasım için olağanüstü duygusal bir televizyon reklamı yaptı. Atatürk'ün birbirinden güzel görüntülerinden oluşuyor görüntüler eşliğinde son derece duygusal son derece gerçekçi cümlelerle anlatılıyordu. “Sen ne güzel güldün” deniyordu, “Sen ne güzel baktın, bize öyle bir baktın ki dünümüzü, bugünümüzü, yarınımızı gördün. Koskoca bir ülke senden bize kalan. Rahat uyu. Sonsuza dek emanetinizdir. Bu en büyük hatıra” deniyordu. Arkada ise “Hatıran Yeter” çalıyordu.

jty.png

“ASRIN LİDERİMİZ İŞ BANKASI’NIN ATATÜRK’E ÇEKTİĞİ REKLAM FİLMİNİN TIPATIP AYNISINI YAPTIRDI”

Asrın liderimizin kendi kendine, kendisi için yaptırdığı reklamın tıpa tıp aynısıydı. Aynı şarkı aynı sözler aynı vurgular Asrın liderimizin kendisi için yaptırdığı “Hatıran Yeter” reklamı Türkiye bankasının Cumhuriyetimizin 100. Yıl dönümünde 10 Kasım'da Atatürk'ün hatırası için yaptırdığı duygusal reklamın kopyası kardeşim.

İŞ BANKASI NASIL KURULDU?

1924 yılında Cumhuriyet ilan edildikten hemen bir yıl sonra büyük taarruzun yıl dönümünde 26 Ağustos 1924'te Türkiye İş Bankasının kurulduğunu hatırlatan Özdil, Kurtuluş Savaşı'nda kullanılmak üzere Mustafa Kemal'in uhdesinde 500 bin lira olduğunu ve bağışlarla toplanan bu paranın Batı cephesi komutanlığının emrine verdiğini belirtti. Kurtuluş Savaşı boyunca bu paranın 120 bin lirasının savaşta kullanıldığını, geriye 380 bin lira kaldığını ve bu paranın yine hükümet kararıyla Mustafa Kemal'in uhdesine iade edildiğini söyleyen Özdil, Mustafa Kemal Atatürk de bu paranın 130 bin lirasının Atatürk Orman Çiftliği başta olmak üzere tarımsal üretim çiftliklerini kurduğu; kalan parayla da kuruluş sermayesi olarak Türkiye İş Bankası'na verdiğini belirtti. Yaşananları Özdil şu sözlerle açıkladı:

rth.png

Türk İş Bankası ilk ulusal bankamız oldu. Ulusal sermaye Türkiye İş Bankası sayesinde güçlendi. Peş peşe Türk bankaları Türkiye İş Bankası sayesinde açıldı. 1928 yılı oldu, Türkiye İş Bankası o hepimizin hatıralarında var olan metal kumbaraları dağıtmaya başladı. Metal kumbara nefistir onun şekli vesairesini hatırlarsınız. Bu muhteşem fikir, bankanın ilk genel müdürü kurucu genel müdürü Celal Bayar’dan çıkmıştı. Muhteşem bir vizyon muhteşem bir halkla ilişkiler faaliyeti. Tasarruf bilincinin yerleşmesini, birikim alışkanlığının yaygınlaşmasını amaçlıyordu. Tasarruf bilincini çocuklardan başlatılacaktık. Geleceğimizi kazanmış olacak proje buydu. Bu çocuklar kumbaraya para atacak, kumbara dolacak ailece bankaya gidilecek, bankada açılacak, o biriken para çocuğun hesabına yatırılacak. Tam bir Cumhuriyet vizyonu. O gün itibariyle bu metal kumbaraları üretebilme imkanımız bile yoktu. İlk kumbaralar Almanya’ya sipariş edildi. 2 bin adet getirildi. Öylesine müthiş ilgi gördü ki iki günde tükendi. Bunun üzerine baktılar böyle olmayacak, “yerli kumbara üretmemiz lazım.” denildi.

“ATATÜRK ÖMRÜ BOYUNCA BİR TEK HATALI EKONOMİK KARAR BİLE ALMADI”

Yerli metal kumbara üretebilmek için Şakir Zümre Fabrikasına sipariş edildi. Türk Silahlı Kuvvetleri’ne bomba üreten Şakir Zümre Fabrikası bir yandan da çocuklarımız için metal kumbara üretmeye başlamıştı. 5 yılda 50 binden fazla kumbara üretildi. Ücretsiz olarak dağıtıldı. Çocuklar okulda birbirlerinden öğreniyor, anne babaların elinden tutup İş Bankasına götürüyor, Anadolu halkı kumbara sayesinde İş Bankası’yla tanışıyor. Çocuklarına kumbara almak için bankaya giden aileler kendileri için de hesap açıyor. “Mevduat” kavramı hayatımıza giriyordu, “tasarruf” kavramı ulusallaşmanın sembolü değildi. Akılcı Cumhuriyet vizyonunun zekasıyla binlerce kitap yazıldı, şu konu üzerinde hiç durulmadı: Atatürk ömrü boyunca bir tek hatalı ekonomik karar bile almadı. Örneği yok.

tryj.png

“ATATÜRK’ÜN TÜRKİYE'NİN GELMİŞ GEÇMİŞ EN VİZYONER, EN İSABETLİ GİRİŞİMCİSİ OLDUĞU HİÇ ANLATILMAZ”

Aldığı ekonomik kararların tamamına tek tek bakın hepsi yüzde yüz isabetlli. Devleti ve milleti yönlendirdiği, üretim modellerinin temelini attığı, devlet şirketlerinin yüzde yüzü başarılı oldu. Türkiye'nin gelmiş geçmiş en vizyoner, en isabetli girişimcisi olduğu hiç anlatılmaz. Mesela bakın Türkiye İş Bankası'nı taaa 1924'te kurdu. 100 yıl geçti, 1 asır geçti. Hala, Türk bankacılık sektörünün lideri konumunda Türkiye İş Bankası hala Türk bankacılığının en büyük markası.

YENİÇAĞ