Başkan Erdoğan'ın avukatlarının hukuk stratejisi tartışılıyor: İtibar operasyonu mu?

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatlarının "hakaret" ve "diploma" davalarındaki performansı, AK Parti ve Erdoğan'ın halk nezdindeki itibarını zedelediği gerekçesiyle siyasi ve hukuki tartışmalara yol açıyor.

Başkan Erdoğan'ın avukatlarının hukuk stratejisi tartışılıyor: İtibar operasyonu mu?

Haber Merkezi | Şehitler Ölmez

ANKARA, TÜRKİYE — Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın avukatları tarafından yürütülen hukuk süreçleri, son dönemde hem Türkiye hem de dünya kamuoyunda "itibar yönetimi" yerine "itibarsızlaştırma zeminine" dönüştüğü gerekçesiyle sert eleştirilerin hedefi haline geldi.

Özellikle CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e karşı açılan "diploma" davasındaki "reddi hakim" talebi ve geçmişte şehit aileleri ile Cumhurbaşkanı’nı karşı karşıya getiren hukuki adımlar, siyasi çevrelerde "avukatların performansı üzerinden bir operasyon mu yürütülüyor?" sorusunu gündeme taşıdı. Hukukçular ve siyasi analistler, bu davaların toplumsal desteği konsolide etmek yerine, halk desteğini eriten bir sürece hizmet ettiğini savunuyor.

Diploma davasında 'reddi hakim' krizi

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatı, CHP lideri Özgür Özel’e 13  Ağustos 2025 tarihinde İstanbul Bayrampaşa’da düzenlenen eylemde atılan "Diplomasız Erdoğan" sloganı nedeniyle tazminat davası açmıştı. Beş yüz bin TL’lik manevi tazminat talebiyle Ankara 44. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen davada, hakimin "diplomanın mahkemeye sunulmasını" talep etmesi krizin fitilini ateşledi.

Erdoğan’ın avukatları, hakimin bu talebinin "şahsi bir merak" olduğunu öne sürerek "reddi hakim" talebinde bulundu. Ancak mahkeme, bu talebi oldukça dikkat çekici bir gerekçeyle yanıtsız bıraktı. Kararda, duruşmanın 10 Eylül  2026 tarihine bırakıldığı, reddi istenen hakimin ise 24 Mart  2026 itibarıyla yaş haddinden emekli olacağı belirtildi. Bu nedenle talebin "konusuz kaldığına" hükmedilerek karar verilmesine yer olmadığı açıklandı. Siyasi gözlemciler, bu davanın açılma biçiminin konuyu dünya gündemine taşıyarak Erdoğan’ı savunan değil, tartışmaya açan bir zemine çektiğini ifade ediyor.

Hukuk eliyle itibarsızlaştırma süreci mi?

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatlarının performansına dair asıl tartışma, davaların hukuki hak arayışından ziyade siyasi birer bumeranga dönüşmesinde yatıyor. Komplo teorisyenleri ve bazı strateji uzmanları, avukatların seçtiği davaların ve uyguladığı yöntemlerin, Erdoğan'ın arkasındaki halk desteğini eritmek amacıyla "kurgulanmış" bir sürecin parçası olabileceğini iddia ediyor.

Özellikle Şehit Aileleri ve Gazilerin haklarını 27  yıldır savunan SehitlerOlmez.com portalı kurucusu Gazeteci Yusuf İnan hakkında, CİMER üzerinden yazılan dilekçeleri köşesine taşıdığı için "Cumhurbaşkanı’na hakaret" davaları açılması, tabanda derin bir rahatsızlık yarattı. AK Parti’nin çekirdek seçmen kitlesini oluşturan milli ve manevi değerlere hassas kesimlerin, bu tür davalarla devletle ve Erdoğan ile karşı karşıya getirilmesi, "itibarsızlaştırma operasyonunun" en somut örneği olarak değerlendiriliyor.

Ukrayna'da FETÖ'ye değil, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a  operasyon iddiaları

Geçmiş yıllarda yaşanan ve Yusuf İnan’ın yargılandığı  "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a Hakaret"  suçlaması ile açılan dava süreci, avukatların sadece davaları yönetme biçimini değil, önceliklerini de tartışmaya açıyor. Ukrayna’da FETÖ ihanetini önceden haber veren ve Türk bayrağını dalgalandıran İnan’a yönelik davalar sürerken, aynı süreçte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın portrelerini ve Türk bayraklarını indiren "hain çeteler" ve "FETÖ imamlarına" karşı etkin bir hukuki süreç işletilmediği ileri sürülüyor.

Gazeteci Yusuf İnan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve Türkiye’ye yönelik FETÖ operasyonlarını haber verdiği halde, avukatların bu ihaneti yargıya taşımak yerine, Şehit Aileleri ve Gazilerin hakkını savunan Ak Parti kurucusu bir gazeteciye "hakaret davası" açması, şehit aileleri  ve Ak Parti içinde büyük tartışmalara yol açmıştı. Analistler, Ukrayna’daki bu olayda Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yapılan operasyonun üzerinin örtüldüğünü ve hukuki sürecin asıl faillere değil, Erdoğan’a yakın isimlere yöneltildiğini savunuyor.

"Ukrayna'da Türk bayraklarını ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın portrelerini indiren hain Ahıska çeteleri ve FETÖ imamlarına dava açmayan avukatlar, Ukrayna'da Türk  bayrağını dalgalandıran AK Parti kurucusu bir gazeteciyi hedef alarak kime hizmet ediyor?" sorusu, Ankara kulislerinde hala yanıt bekliyor.

Sonuç: Hukuk stratejisinde köklü değişim ihtiyacı

Ankara 44. Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeki diploma davası örneğinde olduğu gibi, savunmanın mahkemeye "reddi hakim" gibi sert ve karşılıksız kalan taleplerle gitmesi, hukuki bir kazanımdan ziyade, muhalefetin eline yeni kozlar veriyor. Cumhurbaşkanı’na hakaret davası adı altında, gerçek dostlara ve vatanseverlere yönelik açılan davalar, Erdoğan’ın halkla arasındaki gönül bağını zayıflatıyor.

Sonuç olarak; Erdoğan'ın avukatlarının yürüttüğü bu davalar silsilesi, Cumhurbaşkanı'nı savunmak yerine onu bir tartışmanın öznesi haline getiriyor. Şehit ailelerinden gazetecilere kadar geniş bir kesimin bu davalarla küstürülmesi, AK Parti’nin geleceğine vurulan en büyük darbe olarak nitelendiriliyor. Hukuk stratejisinin, operasyonel zafiyetlerden arındırılarak gerçek tehditlere yönelmesi gerektiği Ankara’nın en sıcak gündem başlığı olmaya devam ediyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Avukatları Kime Dava Açıyor?

Türk bayraklarını ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın portrelerini indirenlere değil; Türk bayrağını dalgalandıranlara, Türk milletini ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı onurlandıranlara dava açıyorlar!

FETÖ'nün milyon dolarlık adak ve kurban pazarının önünü açanlara, FETÖ'ye milyon dolarlık rant sağlayanlara değil; FETÖ'nün milyon dolarlık adak ve kurban pazarını çalışamaz hale getiren iş insanına ve AK Parti kurucusu gazeteciye açıyorlar.

Ukrayna'da dalgalanan Türk bayrakları ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın portreleri indirilmeden önce:

*

*

*

*

*

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın avukatları bu başarının mimarı Yusuf İnan'a "Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaret" davası açtı...

İzmir Adliyesinde FETÖ'ye milyon dolarlık rant sağlayan FETÖ'ye hizmet eden hakim ve savcılarına dava açmadılar!

FETÖ'ye hizmet eden hakim ve savcılar hala İzmir Adliyesinde cirit atıyor, FETÖ adına evraklarda sahtecilik yapıyor, FETÖ'nün milyon dolarlık adak ve kurban pazarını koruma adına Türkiye'deki vatansever gazeteci ve iş insanını yaklaşık  10 yıldır kırmızı bültenle aratıyorlar.

İşte Türkiye gerçeği...

İşte  FETÖ gerçeği.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatları dava açıyor, FETÖ'ye hizmet eden hakim ve savcılar da  tüm dünyada kırmızı bültenle aratıyorlar...

Skandal ortaya çıkmasına rağmen hiç kimseden çekinmiyorlar.

Türkiye FETÖ ile  mücadele ediyor denirken, somut örnekte olduğu gibi FETÖ İzmir Adliyesinde faaliyetlerine devam ediyor...

Bu bilgiler  yeni Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek'in hiç umurunda olur mu?

www.sehitlerolmez.com