Rusya’dan nükleer silah tehdidi: Ryabkov’dan sert uyarı
Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, Rusya’nın toprak bütünlüğüne yönelik tehditlerde nükleer silah kullanabileceğini söyledi.
Ahmet Taş | Şehitler Ölmez
MOSKOVA, RUSYA — Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, Rusya’nın toprak bütünlüğüne yönelik bir teşebbüs olması halinde Moskova’nın nükleer silahla karşılık verebileceğini söyledi.
AA’nın aktardığına göre Ryabkov, St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu’nda gündemdeki uluslararası gelişmelere ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtladı. Rus diplomat, nükleer silah kullanımı, İran dosyası, Ermenistan’ın Avrupa Birliği ile yakınlaşması, Zaporijya Nükleer Güç Santrali ve Ukrayna’nın St. Petersburg’a yönelik İHA saldırılarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Ryabkov’dan nükleer silah uyarısı
Sergey Ryabkov, Rusya’nın nükleer silah kullanma ihtimaline ilişkin değerlendirmesinde, bu tür durumların Rus askeri doktrininde tanımlandığını söyledi.
Ryabkov, Rusya’nın toprak bütünlüğüne yönelik bir saldırı veya teşebbüs olması halinde Moskova’nın en kötü senaryoda nükleer silahla yanıt verebileceğini belirtti.
Rus diplomat, “Bu tür silahlara sahip olmayanlar dahil saldırganların, Rusya’nın toprak bütünlüğüne teşebbüs etmesi durumunda, en kötü senaryoda bu, nükleer silahla karşılık vermemize yol açabilir” ifadelerini kullandı.
Ryabkov, bu uyarının ciddiye alınması gerektiğini vurgulayarak, “Rusya’yı bununla ilgili kararlı olup olmadığı konusunda sınamaya çalışmayın” dedi.
Bu açıklama, Rusya-Ukrayna savaşı ve Batı ile Moskova arasında devam eden gerilim ortamında nükleer söylemin yeniden gündeme taşınması açısından dikkat çekti.
Rus askeri doktrinine atıf yaptı
Ryabkov’un açıklamasında öne çıkan nokta, nükleer silah kullanımına ilişkin doğrudan Rus askeri doktrinine atıf yapması oldu.
Moskova, son yıllarda nükleer caydırıcılık söylemini özellikle Batı’nın Ukrayna’ya verdiği askeri destek, uzun menzilli silahlar ve Rusya topraklarına yönelik saldırılar bağlamında sık sık gündeme getiriyor.
Ryabkov’un “toprak bütünlüğüne teşebbüs” vurgusu, Rusya’nın kendi güvenlik kırmızı çizgilerini daha sert bir dille hatırlattığı şeklinde yorumlanabilir.
Ancak bu tür açıklamalar, uluslararası kamuoyunda nükleer gerilimin tırmanabileceği endişesini artırıyor. Özellikle Ukrayna savaşı boyunca Moskova’nın nükleer söylemi, Batılı başkentlerde dikkatle izlenen başlıklar arasında yer aldı.
İran dosyasında müzakere mesajı
Ryabkov, açıklamalarında İran’la ilgili gelişmelere de değindi. Bölgede yeniden karşılıklı saldırılar yaşandığını belirten Rus diplomat, bu durumun tarafları anlaşma ihtimalinden uzaklaştırdığını söyledi.
Rusya’nın İran’dan zenginleştirilmiş uranyumun çıkarılması konusunda daha önce teklif sunduğunu hatırlatan Ryabkov, bu teklifin şu aşamada kullanılmadığını belirtti.
Ryabkov, “Şimdilik bu teklifimize ihtiyaç duyulmuyor. Müzakere taraflarının bu konuya döneceklerini umuyoruz” dedi.
Bu açıklama, Moskova’nın İran dosyasında kendisini hâlâ diplomatik çözüm arayışının bir parçası olarak konumlandırmak istediğini gösteriyor.
Ermenistan’ın AB yönelimine mesaj
Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı, Ermenistan’ın Avrupa Birliği ile yakınlaşmasına ilişkin de değerlendirmede bulundu.
Ryabkov, son gelişmelerin Ermenistan’ın bir tercih yapması gerektiğini gösterdiğini söyledi. Rus diplomat, bu tercihin Rusya ile geleneksel ve derin ilişkileri güçlendirme yönünde olmasını umduğunu ifade etti.
“Bu tarih açısından doğru olacak. Ermenistan halkının bundan her zaman kazanç elde ettiğinden ve etmeye devam edeceğinden eminim” diyen Ryabkov, Moskova’nın Erivan’ın AB ile yakınlaşmasına mesafeli yaklaşımını bir kez daha ortaya koydu.
Ermenistan’ın son dönemde Avrupa Birliği ile ilişkilerini güçlendirme arayışı, Rusya ile ilişkilerde gerilimi artıran başlıklardan biri haline gelmiş durumda. Moskova, Erivan’ın Batı’ya yönelmesini Avrasya coğrafyasındaki dengeler açısından riskli görüyor.
Zaporijya Nükleer Santrali üzerinden UAEA eleştirisi
Ryabkov, Rusya’nın kontrolündeki Zaporijya Nükleer Güç Santrali’ne yönelik saldırılar konusunda da konuştu.
Ukrayna ordusunun santrale saldırılar düzenlediğini savunan Ryabkov, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nı bu konuda “çifte standart” uygulamakla suçladı.
Rus diplomat, UAEA’nın Zaporijya’daki gelişmelere yaklaşımının tarafsız olmadığını ileri sürdü. Moskova, daha önce de santrale yönelik güvenlik riskleri konusunda Batı’yı ve Ukrayna’yı suçlayan açıklamalarda bulunmuştu.
Zaporijya Nükleer Güç Santrali, savaşın başından bu yana Avrupa’daki en kritik güvenlik başlıklarından biri olarak görülüyor. Santral çevresindeki askeri hareketlilik, nükleer güvenlik endişelerini sürekli gündemde tutuyor.
St. Petersburg’a İHA saldırısını kınadı
Ryabkov, Ukrayna ordusunun St. Petersburg’a yönelik insansız hava aracı saldırısını da şiddetle kınadıklarını söyledi.
Rus diplomat, Kiev yönetiminin Batılı ülkeler tarafından desteklendiğini belirterek, Batı’nın Rusya’ya karşı kışkırtıcı eylemleri sonlandırmak istemediğini savundu.
St. Petersburg’a yönelik İHA saldırısı, Rusya’nın derin bölgelerinin savaşın etkilerinden artık tamamen uzak olmadığını gösteren gelişmeler arasında değerlendiriliyor.
Ukrayna ise son dönemde Rusya’nın enerji, lojistik ve askeri altyapısına yönelik derin menzilli saldırılarını artırmış durumda. Bu saldırılar, Moskova’nın cephe gerisindeki güvenlik kapasitesini tartışmaya açıyor.
Moskova’dan Batı’ya sert mesaj
Ryabkov’un açıklamaları, Rusya’nın hem Ukrayna savaşı hem de bölgesel krizler üzerinden Batı’ya yönelik sert mesajlarını sürdürdüğünü gösteriyor.
Nükleer silah vurgusu, İran dosyasındaki diplomasi mesajı, Ermenistan’ın AB yönelimine uyarı, Zaporijya Nükleer Santrali üzerinden UAEA eleştirisi ve St. Petersburg saldırısına tepki, Moskova’nın aynı anda birden fazla cephede güvenlik baskısı hissettiğini ortaya koyuyor.
Rusya’nın bu açıklamalarla Batı’ya “kırmızı çizgiler” hatırlatması yaptığı görülüyor. Ancak nükleer söylemin yeniden öne çıkması, uluslararası gerilimin daha da tırmanabileceğine dair endişeleri artırıyor.
Ryabkov’un “Rusya’yı sınamaya çalışmayın” mesajı, Moskova’nın özellikle Ukrayna savaşı bağlamında caydırıcılık dilini daha sert kullanmaya devam edeceğine işaret ediyor.













