İstanbul Üniversitesinde Türk dünyası aydın ve liderleri anıldı

İstanbul Üniversitesi tarafından düzenlenen çevrim içi panelde, Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu'ndan İsmail Bey Gaspıralı'ya Türk dünyasının önemli liderlerinin mücadelesi ele alındı.

İstanbul Üniversitesinde Türk dünyası aydın ve liderleri anıldı

Yusuf İnan | Şehitler Ölmez

İSTANBUL, TÜRKİYE — İstanbul Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü tarafından düzenlenen çevrim içi panelde, Türk dünyasına yön veren aydınların ve liderlerin tarihsel mücadeleleri derinlemesine ele alındı.

QHA'nın (Kırım Haber Ajansı) aktardığına göre, 22 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilen "Türk Dünyası Aydın ve Liderleri" başlıklı programda; Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, İsmail Bey Gaspıralı, Ziya Gökalp, Ebulfez Elçibey ve Enver Odabaşı’nın hayatları uzman akademisyenler tarafından değerlendirildi. Toplumların bağımsızlık ve kültürel gelişim süreçlerine mercek tutulan panel, Türk coğrafyasındaki ortak mirası yeniden gündeme taşıdı.

Millî lider Kırımoğlu’nun vatan mücadelesi

Panelde söz alan Kırıkkale Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kamelya Tekne, Ukrayna Milletvekili ve Kırım Tatar halkının millî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun faaliyetlerini anlattı. Kırımoğlu liderliğinde Kırım Tatar millî hareketinin kurumsal bir yapıya dönüştüğünü belirten Tekne, Kızıl Meydan Eylemleri ve Kırım Tatar Millî Meclisinin (KTMM) sürgündeki uluslararası hukuk mücadelesine dikkat çekti.

Tekne ayrıca, Rusya'nın Kırım'ı işgali sonrasında artan insan hakları ihlallerini hatırlatarak bölgedeki siyasi tutukluların durumuna vurgu yaptı. Kırım’dan 12 bin kilometre uzaktaki Kamçatka hapishanesinde tutulan Servet Gazi ve 15 yıl hapse mahkûm edilen iki çocuk annesi Niyara Ersmambet örnekleri üzerinden, sivil aktivistlere ve kadınlara yönelik baskıların şiddetlenerek devam ettiği ifade edildi.

Gaspıralı ve usûl-i cedit eğitim reformu

İstanbul Gelişim Üniversitesi Öğretim Görevlisi Kasım Turgut, İsmail Bey Gaspıralı’nın Türk dünyasında birliği sağlama vizyonunu aktardı. Gaspıralı’nın teşkilatçılık ve yayıncılık faaliyetlerini değerlendiren Turgut, 1883 yılında çıkmaya başlayan Tercüman gazetesinin önemine değindi. Turgut, Gaspıralı'nın mücadelesini şu sözlerle özetledi:

"Aslında Türk dünyasının birliği için bunun çilesini çekmiştir diyebiliriz. Tek başına mücadele etmeye çalışmıştır. Zaman zaman destek bulamamıştır. Usûl-i cedit bir maarif reformudur."

Eğitimde müfredatı, ders kitaplarını ve öğretmenleri bizzat Gaspıralı'nın hazırladığını belirten Turgut, bugün Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) benimsediği temel şiarın da Gaspıralı'ya ait olan "Dilde, fikirde, işte birlik" ülküsü olduğunu hatırlattı.

Ziya Gökalp'in Turan ülküsü

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Cansever Kayapunar Kesgül ise Ziya Gökalp’in hayatını ve ideolojik yaklaşımını ele aldı. Gökalp’in "Vatan ne Türkiye’dir Türklere, ne Türkistan; Vatan, büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan" dizelerine atıf yapan Kesgül, dönemin zorlu savaş ve işgal şartlarında Türk gençlerine aşılanmak istenen ruha dikkat çekti. Kesgül, Gökalp'in yalnızca coğrafi bir vatanı değil, teknolojiye ve ilme hâkim olunan bir "Kızılelma" şuurunu işaret ettiğini vurguladı.

Elçibey'in devlet inşası ve bağımsızlık vizyonu

Bilim Uzmanı Aytek Aytak Yusifsoy, Azerbaycan’ın demokratik yollarla seçilen ilk cumhurbaşkanı Ebulfez Elçibey’in tarihi rolünü anlattı. Elçibey’i "bölünmüş bir vatanın ve esaret altındaki bir milletin sancısıyla büyüyen bir isim" olarak tanımlayan Yusifsoy, onun 50'ye yakın bilimsel çalışması bulunan bir şarkiyatçı olduğunu belirtti. Yusifsoy, Elçibey'in vizyonunu şu ifadelerle açıkladı:

"Elçibey, bir imparatorluğun enkazı altından millî bir devleti çekip çıkarırken modern Azerbaycan’ın bağımsızlık seslerini de bizzat kendi tarih bilinciyle inşa etmiştir. Onun liderliği tesadüfî bir siyasi başarı değildir."

Devlet inşasında Atatürk modelini temel alan Elçibey'in mirasının, bugün yükselen Türk birliği iradesinde de yaşamaya devam ettiği aktarıldı.

www.sehitlerolmez.com