FETÖ Tabirci.com’u neden hedef aldı, hangi oyunu kurmaya çalıştı?
Tabirci.com, Liderler.net ve Subay.net üzerinden FETÖ’nün medya, yargı ve algı operasyonlarını anlatan stratejik köşe yazısı.
Yusuf İnan
Gazeteci, Yazar
FETÖ, Tabirci.com’u sadece bir rüya tabiri sitesi olduğu için değil; kontrol edemediği, yönlendiremediği ve kendi geleceğini haber veren bir yayın çizgisine sahip olduğu için hedef aldı.
Bugün geriye dönüp baktığımızda mesele çok daha net görülüyor. Tabirci.com, kendi alanında Türkiye’de bir ilki hayata geçirmişti. 1998’li yıllarda internet henüz bugünkü kadar yaygın değilken, Türkiye’de ilk defa internet üzerinden online rüya tabiri hizmeti veriyordu. Bu sadece teknik bir yenilik değildi; aynı zamanda İslami rüya tabirlerini dijital dünyaya taşıyan öncü bir adımdı.
Mynet.com’un ilk kuruluş dönemlerinde Tabirci.com’un ücretsiz rüya tabiri hizmetleri vardı. O yıllarda Mynet’in kısa sürede tanınmasının arkasında da Tabirci.com’un ücretsiz rüya tabiri hizmetlerinin önemli bir katkısı olduğunu düşünüyorum. Çünkü insanlar interneti yeni tanırken, rüya tabiri gibi merak edilen bir alan üzerinden dijital dünyaya giriyordu.
Tabirci.com’un yükselişi ve hedefe konulması
Tabirci.com kısa sürede Mynet’i bile gölgede bırakmaya başladı. Kendi kulvarında amatör imkânlarla yayın yapıyor görünse de, içerik bakımından profesyonel İslami rüya tabirleriyle Türkiye’de ve dünyada tanınıyordu.
O yıllarda birçok gazete ve televizyon Tabirci.com’u haber yapıyordu. Yapılan rüya tabirleri gazetelerin ana sayfalarında, kimi zaman manşete yakın bölümlerde yer alıyordu. İnternet yayıncılığının henüz yeni olduğu bir dönemde Tabirci.com, insanların dikkatini çeken güçlü bir dijital marka haline gelmişti.
Ancak bu ilginin tek istisnası, o günlerde “cemaat” olarak bilinen yapıydı. Zaman Gazetesi başta olmak üzere bu yapıya yakın medya organları, Tabirci.com’u kötüleyen, “parayla rüya tabiri yapıyorlar” gibi şüphe uyandıran haberlerle okurlarını tabirci.com'dan uzak tutmaya çalışıyordu. Zaman Gazetesi’nin arka sayfasında tam sayfa yayımlanan haberde “Tabiri caiz ise parayla” manşeti atılmıştı.
Peki neden?
2005’te yayımlanan rüya ve başlayan süreç
Bana göre asıl sebep, 2005 yılında Tabirci.com’da yayımlanan bir rüyanın tabiriydi. O dönemde üyelerin rüyaları tabir edildiğinde ana sayfada herkese açık şekilde yayımlanıyordu. O rüyalardan birinin tabirinde, cemaatin önde gelenlerinin büyük hatalar yapacağı, Türkiye’ye, Türk milletine ve İslam’a büyük zararlar vereceği ifade ediliyordu.
Bugün yaşananlara bakınca bu tabirin ne kadar çarpıcı olduğu daha iyi anlaşılıyor.
O yıllarda Tabirci.com çok yüksek ziyaretçi alıyordu. Dolayısıyla bu tür bir tabir, cemaat yapılanmasının dikkatini çekti. Kontrol edemedikleri, kendi söylemlerine teslim alamadıkları ve kendileri hakkında olumsuz bir gelecek yorumu yayımlayan bir siteyi itibarsızlaştırmak için harekete geçtiler.
Önce karalama haberleri başladı. Doğrudan etkili olamayınca farklı medya mecralarını devreye soktular. Odatv gibi siteler de bu süreçte onların işine yarayacak yayınlara imza attı. Soner Yalçın kardeşim de FETÖ mağduru olmasına rağmen, o dönemde FETÖ’nün kurduğu algı tuzağına düştü ve Tabirci.com’u karalayan yayınlar yapıldı.
Ekrem Dumanlı medyası ve algı operasyonu
Ekrem Dumanlı’nın kontrolündeki FETÖ medya yapılanması daha sonra koroya dahil oldu. Evlilik siteleri “çöpçatanlık” gibi lanse edildi. Tabirci.com doğrudan itibarsızlaştırılamayınca, bu kez farklı bir strateji geliştirildi: Sanki tabirci.com onların çizgisine yakın olduğu, onların yapılanması içinde bulunduğu imajı yayılmaya çalışıldı.
Bu yöntem çok tipik bir FETÖ taktiğidir. Önce hedefi doğrudan yıpratmaya çalışırlar. Başaramazlarsa onu kendi ağlarına yakın göstererek toplum nezdinde şüpheli hale getirirler. İnsanları korkutarak uzaklaştırmayı, ticari gelir kaynaklarını kurutmayı, markayı yalnızlaştırmayı hedeflerler.
Tabirci.com için de yapılan tam olarak buydu.
Şehitler Ölmez ve Yerel Gündem de hedefe konuldu
Tabirci.com’da “cemaatin önde gelenleri büyük hatalar yapacak, Türk milletine ihanet edecekler” anlamına gelen tabirin ardından süreç sadece Tabirci.com ile sınırlı kalmadı. Şehitlerolmez.com ve yerelgundem.com da hedef tahtasına oturtuldu.
Çünkü Şehitler Ölmez ve Yerel Gündem’de yayımlanan bir başka rüya nedeniyle adeta savaş ilan ettiler. İki ceza davası, iki tazminat davası açtılar. Davalar reddedildi. Yargıtay’a taşıdılar. Yargıtay’da da istediklerini alamayınca, Fethullah Gülen bir sohbetinde medya grubu ve imtiyaz sahibi için adeta fetva verdi. Ardından sayısız soruşturma ve dava açıldı.
Bu süreçlerin tamamı resmi belgelerle, UYAP kayıtlarıyla, mahkeme kararlarıyla mevcuttur.
İkinci yayımlanan rüyanın tabiri yapılmamıştı. Çünkü rüya zaten çok açıktı. Yıl 2011’di. Rüyada Fethullah Gülen elleri kelepçeli şekilde getiriliyordu. Sol tarafında Nurettin Veren, sağ tarafında Işılay Saygın vardı. Spor sahası gibi bir yerdeydiler. Etrafında kısa duvarlar, çevrede az sayıda insan, tarla gibi bir arazi vardı. Fethullah Gülen yürürken ayağı takılıp düşüyor, yanındakiler yardım etmiyordu. Elleri kelepçeli şekilde ayağa kalkıyor, ortaya gelince kelepçeli ellerini havaya kaldırıp dua okumaya başlıyordu.
Biz bu rüyayı olduğu gibi yayımladık.
Liderler.net ve Subay.net örnekleri
Tabirci.com FETÖ’nün hedef aldığı ilk site değildi. Daha önce Ak Parti’yi, yenilikçileri ve Recep Tayyip Erdoğan’ı dünyaya duyuran Türkiye’nin ilk online anket platformlarından Liderler.net de hedef olmuştu.
Liderler.net’te “Fethullah Gülen hakkında ne düşünüyorsunuz?” başlığı altında bir ankette “Amerika hesabına çalışıyor” ve “İsrail hesabına çalışıyor” seçenekleri vardı. Bu seçenekleri kaldırtamayınca sitenin T.C. kimlik sorgulama sistemini engellediler ve siteyi çalışamaz hale getirdiler.
Foto: Subay.Net sitesinin açılış sayfa görseli / Şubat 2001
Yine Google ve Gmail projeleri hayata geçmeden yıllar önce ücretsiz mail hizmeti fikrini ve altyapısını ortaya koyan, şehitlerin biyografilerini ve Atatürk’ün hayatını yayımlayan Subay.net de hedefe konuldu. TSK içindeki ihanet şebekesi harekete geçirilerek site kapattırıldı.
Bu örnekler, FETÖ’nün dijital dünyadaki bağımsız ve milli yayınları ne kadar erken fark ettiğini ve hedef aldığını gösteriyor.
FETÖ cemaat değil, harici bir ihanet şebekesidir
FETÖ’yü hâlâ cemaat sananlar şunu iyi bilmelidir: FETÖ cemaat değildir.
Gerçekten cemaat olsaydı, TSK’daki dindar ve muhafazakâr insanları hedef almaz, onları istifaya sürüklemezdi. FETÖ kendi hesabına kullanamadığı herkesi TSK’dan ya ihraç ettirdi ya da istifaya zorladı.
28 Şubat sürecinde de, 12 Eylül döneminde de bu yapı faaldi. TSK’dan ihraç edilen subaylar ve astsubaylar başka kurumlarda kullanılmak üzere tasfiye ediliyor, sonra FETÖ çaresiz insanları kendi amaçları doğrultusunda kullanıyordu. Suç ise 28 Şubatçı generallere atılıyordu. Oysa o generallerin önüne dosyaları hazırlayıp koyan yapı büyük ölçüde FETÖ’nün kendisiydi.
Hiç kimseye acımadılar. Aileleri yıktılar. Çocukları babasız, aç ve sahipsiz bıraktılar. Hz. Muhammed’in izinden gittiğini iddia eden bir topluluk, insanların hayatlarıyla böyle oynayabilir mi?
Eğer gerçekten cemaat olsalardı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda namaz kılan nadir insanlardan birini, kendi amaçları doğrultusunda kullanamadıkları için, emekliliğine sadece birkaç yıl kalmışken baskı ve kumpasla istifaya zorlarlar mıydı?
Ukrayna’daki sahte ihbarlar ve dış kurumlara uyarı
Ukrayna’da da benzer yöntemler devreye sokuldu. Sadece kendi adak ve kurban rantına rakip gördükleri e-ticaret sitesini kapattırmak için “FETÖ adına çalışıyor” şeklinde sahte ihbarlar yaptılar. Ukrayna’da Türk bayrağını indirenler, beşikteki çocukları babasız ve sahipsiz bıraktıranlar cemaat olamaz.
FETÖ kumpası ile Ukrayna'da indirilen Türk ve Ukrayna bayrakları...
FETÖ kumpası ile Ukrayna'da indirilen Türk ve Ukrayna bayrakları ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın portreleri
FETÖ kumpası ile Ukrayna'da indirilen Türk ve Ukrayna bayrakları ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın portreleri
FETÖ kumpası ile Ukrayna'da indirilen Türk ve Ukrayna bayrakları ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın portreleri
Bu nedenle dindar insanlara açık çağrımdır: Lütfen bu ihanet şebekesinin, bu harici güruhun peşinden gitmeyin. Onların hilelerine ve oyunlarına aldanmayın. Kendinizi FETÖ’nün hamisi haline getirmeyin.
FETÖ bu milletin sırtındaki dev bir keneydi. Allah oyunlarını ve hilelerini bozdu. Zulüm kusan bu şebekeyi çökertti ve Türk milletini bu haricilerin elinden kurtardı.
Ancak tehlike tamamen bitmiş değildir. Odatv gibi yayın organları, devlet kademelerinde görev yapan memurlar ve özellikle dış kurumlarla çalışan bürokratlar, FETÖ’ye kendilerini kullandırmamalıdır.
Dışişleri Bakanlığı başta olmak üzere devlet kurumları, FETÖ’nün kendi kurumlarını manipüle etmesine izin vermemelidir. Sahte ihbarlara, yönlendirilmiş dosyalara, geçmişten kalan algı operasyonlarına karşı çok dikkatli olunmalıdır.
Bizim yaşadıklarımız sadece kişisel bir hikâye değildir. Tabirci.com, Şehitler Ölmez, Yerel Gündem, Liderler.net ve Subay.net örnekleri, FETÖ’nün kontrol edemediği milli, bağımsız ve etkili yayınları nasıl hedef aldığının somut örnekleridir.
Bütün bu yazdıklarım belgeli, yaşanmış ve resmi kayıtlarda karşılığı olan süreçlerdir.
FETÖ’nün en büyük hilesi, samimi ve inançlı insanların arasına gizlenip kendi suçunu onların sırtına yüklemesidir. Sahte ihbarlar, sızdırılmış dosyalar ve yönlendirilmiş delillerle çok sayıda masum insanı devletle karşı karşıya getirirken, örgütün asıl yöneticileri çoğu zaman yurt dışında ve gölgede kalmıştır. Bu yüzden devlet, adil yargılama ile suçlu ile masumu ayırmalı; inançlı insanları bu ihanet şebekesinin elinden kurtarıp FETÖ’yü saklandığı mağduriyet perdesinden tamamen arındırmalıdır.
Yusuf İnan, gazeteci ve yazardır. UAPresa.com, WiseNewsPress.com, SehitlerOlmez.com ve Yerelgundem.com Genel Yayın Yönetmenliği görevlerini yürütmektedir. Türkiye ve dünya gündemiyle ilgili stratejik ve siyasi analizler konusunda uzmanlaşmıştır.













