Ukrayna’da seferberlik sistemi neden aksıyor: Kayıt var, çağrı yok
AB, askerlik çağındaki Ukraynalı erkekleri gündeme alırken, Ukrayna içindeki kayıt ve çağrı sistemindeki aksaklıklar da tartışma konusu oldu.
Ahmet Taş | Şehitler Ölmez
KİEV, UKRAYNA — Avrupa Birliği, askerlik çağındaki Ukraynalı erkeklerin geçici koruma statüsünü tartışırken, Ukrayna içinde seferberlik sisteminin ne kadar etkili çalıştığı sorusu yeniden gündeme geldi.
Rusya’nın tam ölçekli işgalinin dördüncü yılına girilirken Ukrayna, hem cephede insan kaynağı ihtiyacı hem de toplumda adalet duygusunu koruma baskısıyla karşı karşıya. AB’de 4 milyondan fazla Ukraynalı geçici koruma statüsünden yararlanırken, tartışma yalnızca yurt dışındaki erkeklerle sınırlı değil. Ülke içinde adres kayıt sistemi, kişisel kimlik kodu, dijital askerî kayıt altyapısı ve seferberlik mevzuatı bulunmasına rağmen, bazı bölgelerde çağrı süreçlerinin düzensiz işlediği, bazı erkeklere hiç çağrı gitmediği, bazılarına ise tekrar tekrar ulaşıldığı yönünde yaygın şikâyetler var.
AB yurt dışındaki Ukraynalı erkekleri tartışıyor
Avrupa Birliği, Ukraynalı sığınmacılar için geçici koruma mekanizmasını uzatmaya hazırlanırken, askerlik çağındaki Ukraynalı erkeklerin bu sistemden nasıl yararlanacağı tartışılıyor.
AB Komisyonu’nun İçişlerinden Sorumlu Üyesi Magnus Brunner’ın açıklamalarına göre, üye ülkeler geçici korumanın devamını desteklerken, askerlik çağındaki erkekler için kapsam değişikliği seçeneğini de değerlendiriyor. Bu tartışma özellikle Polonya, Almanya, Çekya, Avusturya ve Baltık ülkeleri gibi çok sayıda Ukraynalıya ev sahipliği yapan ülkeler açısından önem taşıyor.
Reuters’ın aktardığına göre AB’de geçici koruma altında 4,33 milyondan fazla Ukraynalı bulunuyor. Tartışılan sınırlamaların, halihazırda koruma altında olanlardan çok yeni başvurulara uygulanabileceği belirtiliyor.
Bu gelişme, Ukrayna açısından kritik bir soruyu öne çıkarıyor: Eğer Kiev yönetimi yurt dışındaki askerlik çağındaki erkeklerin statüsünü gündeme alıyorsa, ülke içinde seferberlik sistemi ne kadar düzenli çalışıyor?
Ukrayna’da kayıt sistemi var ama uygulama tartışmalı
Ukrayna’da nüfus, adres ve askerlik yükümlülüğü bakımından kayıt sistemleri bulunuyor. Kişilerin vergi numarası, ikamet kaydı ve dijital devlet hizmetleri üzerinden birçok resmi verisi devlet sistemlerinde yer alıyor.
Askerî kayıt tarafında ise “Oberih” adlı elektronik askerî kayıt sistemi ve “Reserve+” uygulaması devreye alındı. Bu sistemler, askerlik yükümlüsü kişilerin iletişim bilgilerini, adreslerini ve askerî durumlarını güncellemelerini hedefliyor.
Ancak sistemin varlığı, sahada her zaman etkili işlediği anlamına gelmiyor. Ukrayna’da birçok vatandaş, devletin zaten adres ve kimlik bilgilerine sahip olduğunu, buna rağmen çağrı süreçlerinde düzensizlik yaşandığını savunuyor.
Bazı kişiler hiçbir çağrı almadığını, bazıları kayıt güncellemesine rağmen sistemde sorun yaşadığını, bazıları ise adresinde bulunmasına rağmen resmi bildirim almadığını belirtiyor. Bu şikâyetlerin tamamı resmi istatistikle doğrulanmış değil; ancak seferberlik sürecine ilişkin toplumsal rahatsızlığın büyüdüğünü gösteriyor.
Resmi sayı yok, ama ciddi belirsizlik var
Ukrayna içinde kaç erkek vatandaşın askerlik yükümlüsü olduğu halde çağrı almadığına dair güvenilir ve resmi bir toplam sayı açıklanmış değil.
Bu nedenle “ülke içinde 4 milyondan fazla erkeğe çağrı gitmedi” gibi iddialar kesin veri olarak sunulamaz. Ancak sahadaki ana problem sayıdan önce sistemin şeffaflığıdır.
Eğer bir ülkede dijital kayıt, adres bildirimi, askerlik yükümlülüğü ve kimlik kodu sistemi varsa, seferberlik çağrılarının da daha düzenli, ölçülebilir ve denetlenebilir şekilde işlemesi beklenir.
Bugünkü tartışma tam da burada başlıyor: Ukrayna devleti yurt dışındaki askerlik çağındaki erkeklerin statüsünü AB ile masaya yatırırken, ülke içindeki çağrı sisteminin neden herkese eşit ve sistematik biçimde işlemediği sorusu cevapsız kalıyor.
Seferberlikte adalet duygusu zedeleniyor
Savaş dönemlerinde seferberlik yalnızca askerî bir mesele değildir. Aynı zamanda toplumsal adalet, güven ve devlet kapasitesi meselesidir.
Cephede uzun süredir görev yapan askerler rotasyon beklerken, bazı erkeklerin çağrı almadan günlük hayatına devam etmesi toplumda rahatsızlık yaratıyor. Bunun karşısında, sağlık sorunu, aile yükümlülüğü, çocuk bakımı, engellilik, kritik işlerde çalışma veya yasal erteleme hakkı bulunan kişilerin de aynı torbaya konulmaması gerekiyor.
Sorun, askerlikten muaf olanlarla kaçanların ayrımının kamuoyuna yeterince açık anlatılamamasından kaynaklanıyor.
Ukrayna’da seferberlik sürecinin daha güvenilir işlemesi için kimin çağrıldığı, kimin ertelendiği, kimin muaf olduğu ve kimin sistem dışında kaldığı daha açık, hukuka uygun ve denetlenebilir biçimde yönetilmelidir.
TCC’lere duyulan güven zayıfladı
Ukrayna’da seferberlik sürecinin en tartışmalı halkalarından biri bölgesel askerlik merkezleri, yani TCC’ler oldu.
Bazı bölgelerde sert uygulamalar, sokakta durdurmalar, belge kontrolü sırasında yaşanan gerilimler ve sosyal medyaya yansıyan görüntüler, seferberlik kurumlarına güveni zayıflattı.
Devletin dijital kayıt sistemine sahip olduğu bir ülkede, çağrıların rastgele veya baskın görüntüsü verecek şekilde yapılması, kamuoyunda “sistem çalışmıyor, sahada yakalama yöntemi uygulanıyor” algısını güçlendirdi.
Bu algı, yalnızca vatandaşlar için değil, cephede savaşan askerler için de sorun oluşturuyor. Çünkü cephedeki asker, arkada adil bir seferberlik düzeni işlediğine inanmak istiyor.
Dijital sistem neden yeterli olmadı?
Ukrayna, savaş koşullarında devlet hizmetlerini dijitalleştirmede dikkat çeken bir ülke. Diia ekosistemi, dijital belgeler ve çevrim içi başvuru süreçleri birçok alanda güçlü işliyor.
Ancak seferberlik gibi yüksek riskli ve çok hassas bir alanda dijital sistemin etkinliği yalnızca veri toplamakla ölçülemez. Verinin güncel olması, kurumlar arasında eşleşmesi, hukuki tebligatla bağlantı kurması ve sahada adil uygulanması gerekir.
Reserve+ uygulaması ve Oberih kayıt sistemi bu yönde önemli adımlar olsa da, vatandaşların güvenini kazanmak için sistemin daha şeffaf çalışması şart.
Örneğin kişi hangi adreste kayıtlıysa çağrının oraya ne zaman gönderildiği, teslim alınıp alınmadığı, itiraz hakkının nasıl kullanılacağı ve yanlış kayıtların nasıl düzeltileceği açık olmalıdır.
Yurt dışı tartışması iç reform ihtiyacını büyütüyor
AB’nin askerlik çağındaki Ukraynalı erkekler için geçici koruma şartlarını tartışması, Ukrayna’da iç reform ihtiyacını daha görünür hale getirdi.
Kiev yönetimi, yurt dışında bulunan erkeklerin durumunu gündeme getirirken, ülke içindeki sistemin de aynı ciddiyetle gözden geçirilmesi gerekiyor.
Eğer devlet, yurt dışındaki erkeklerin savaşa katkı vermesi gerektiğini savunuyorsa, ülke içinde adresi belli, kimlik numarası belli, kayıt sistemi içinde görünen askerlik yükümlüsü vatandaşların durumu da netleştirilmelidir.
Bu noktada mesele yalnızca daha fazla insanı askere almak değildir. Mesele, seferberliğin adil, hukuki, ölçülü ve denetlenebilir biçimde yürütülmesidir.
Ukrayna’nın gerçekten daha fazla askere ihtiyacı var mı?
Ukrayna’nın cephede insan kaynağına ihtiyaç duyduğu açık. Ancak devletin bu ihtiyacı hangi tempoda, hangi yaş gruplarından ve hangi mesleki dengelerle karşılamak istediği kamuoyuna her zaman yeterince net yansımıyor.
Eğer devlet gerçekten geniş ölçekli yeni seferberlik istemiyorsa, bunu açık ve stratejik biçimde anlatmalıdır. Eğer daha fazla askere ihtiyacı varsa, mevcut kayıt sistemlerini daha etkili kullanmalı ve çağrı sürecindeki eşitsizlikleri azaltmalıdır.
Bugünkü belirsizlik, iki ihtimali aynı anda düşündürüyor: Ya Ukrayna devleti çok sıkı bir seferberlik uygulamak istemiyor ya da mevcut sistem askerlik yükümlüsü nüfusu verimli şekilde yönetemiyor.
Her iki durumda da daha açık bir kamu iletişimi gerekiyor.
Çözüm: şeffaf, dijital ve denetlenebilir seferberlik
Ukrayna için en sağlıklı yol, seferberlik sistemini daha şeffaf hale getirmekten geçiyor.
Öncelikle askerlik yükümlüsü nüfusun genel kategorileri kamuoyuna açıklanmalı. Muafiyetler, ertelemeler, kritik sektör çalışanları, sağlık nedeniyle uygun olmayanlar ve çağrı bekleyenler net ayrılmalı.
İkinci olarak, çağrı sistemi dijital kayıtla uyumlu hale getirilmeli. Adrese çağrı, elektronik bildirim, itiraz hakkı ve TCC işlemleri tek bir izlenebilir sistem içinde çalışmalı.
Üçüncü olarak, sahadaki sert ve keyfi uygulama algısını azaltacak denetim mekanizmaları kurulmalı. Vatandaş devlete güvenmediğinde, seferberlik hukuki bir görev olmaktan çıkıp korku ve kaçış davranışına dönüşür.
Sonuç: Kayıt devleti güçlü, çağrı devleti zayıf kalmamalı
Ukrayna’nın elinde güçlü dijital kayıt altyapısı var. Ancak savaşın en kritik alanlarından biri olan seferberlikte bu altyapının sahaya tam ve adil şekilde yansıması gerekiyor.
AB’nin yurt dışındaki Ukraynalı erkekleri tartıştığı bir dönemde, Ukrayna içinde çağrı almayan, sistemde görünmeyen veya sistem tarafından düzensiz işlenen askerlik yükümlüsü erkekler konusu göz ardı edilemez.
Asıl mesele, yalnızca kaç kişinin askere alınacağı değildir. Asıl mesele, devletin savaş yükünü toplum içinde adil dağıtıp dağıtamadığıdır.
Eğer Ukrayna seferberlik sistemini daha şeffaf, dijital ve denetlenebilir hale getirirse hem cephedeki askerlerin adalet duygusunu güçlendirir hem de toplumun devlete olan güvenini korur.
Savaş yalnızca silahla değil, adil işleyen devlet mekanizmasıyla da kazanılır.













