Albay Rıdvan Özden dosyası 30 yıllık zaman aşımıyla düştü

Mardin’de 1995’te şehit edilen Albay Rıdvan Özden dosyası, 30 yıllık zaman aşımı süresinin dolması nedeniyle düşürüldü.

Albay Rıdvan Özden dosyası 30 yıllık zaman aşımıyla düştü

Ahmet Taş | Şehitler Ölmez
MARDİN, TÜRKİYE — Mardin’de 1995 yılında şehit edilen eski Mardin İl Jandarma Komutanı Albay Rıdvan Özden’e ilişkin soruşturma dosyası, 30 yıllık zaman aşımı süresinin dolması nedeniyle düşürüldü.

Gazeteci Özgür Cebe’nin aktardığına göre, Savur ilçesine bağlı Ormancık köyünde 14 Ağustos 1995’te yaşanan çatışma ve Albay Rıdvan Özden’in şehadetiyle ilgili dosyada, aradan geçen yıllara rağmen failler ve olayın tüm yönleri aydınlatılamadı. Soruşturma dosyası, suça öngörülen zaman aşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle kapatıldı.

Ormancık köyünde yaşanan çatışma

Olay, 14 Ağustos 1995 günü Mardin’in Savur ilçesine bağlı Ormancık köyünde meydana geldi. Bölgede PKK’lı teröristlerle güvenlik güçleri arasında şiddetli çatışma yaşandı.

Çatışma haberinin ardından bölgeye giden dönemin Mardin İl Jandarma Komutanı Albay Rıdvan Özden, beraberindeki güvenlik görevlileriyle birlikte hedef alındı. Olayda Albay Özden’in yanı sıra korumaları Astsubay Abdurrahman Uçar, Uzman Çavuş Çetin Ertaş ve bir korucu şehit oldu.

Çatışmada 13 teröristin de silahlarıyla birlikte ölü ele geçirildiği bildirildi. Ancak olayın ardından başlatılan soruşturma, yıllar içinde yalnızca PKK saldırısı boyutuyla değil, bazı iddialar nedeniyle daha karmaşık bir dosya haline geldi.

Soruşturma dosyası DGM’ye gönderildi

Şehadet olayının ardından yürütülen soruşturma kapsamında dosya, Savur Başsavcılığı tarafından 2 Temmuz 1996’da yetkisizlik kararıyla Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Başsavcılığı’na gönderildi.

O dönem Devlet Güvenlik Mahkemeleri, terör suçları ve devlet güvenliğini ilgilendiren dosyalar bakımından önemli yargı mercileri arasında yer alıyordu. Albay Rıdvan Özden dosyası da bu kapsamda Diyarbakır’a intikal etti.

Ancak dosya yıllar boyunca sonuçlandırılamadı. Faillerin tam olarak belirlenmesi, olayın tüm yönlerinin ortaya çıkarılması ve kamuoyunda tartışılan iddiaların açıklığa kavuşturulması mümkün olmadı.

Aradan geçen uzun süre sonunda soruşturma, zaman aşımı engeline takıldı.

30 yıllık zaman aşımı nedeniyle düşme kararı

Albay Rıdvan Özden dosyasında suça öngörülen 30 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle düşme kararı verildi.

Bu karar, hem şehit yakınları hem de olayın aydınlatılmasını bekleyen kamuoyu açısından yeni bir tartışma başlığı oluşturdu. Çünkü dosya, yalnızca bir çatışma dosyası olarak değil, yıllar içinde ortaya atılan farklı iddialar nedeniyle de dikkatle takip edilen dosyalar arasında yer aldı.

Zaman aşımı kararları, özellikle faili tam olarak ortaya çıkarılamayan ve kamu vicdanında soru işaretleri bırakan dosyalarda adalet duygusunu zedeleyebiliyor. Albay Özden dosyası da bu yönüyle, uzun yıllar boyunca aydınlatılamayan şehit dosyaları arasında anılmaya devam edecek.

JİTEM davasında gündeme gelen iddialar

Dosya, Diyarbakır Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen JİTEM davasında dinlenen tanık ifadeleri nedeniyle de kamuoyunun gündemine gelmişti.

Haberde aktarılan bilgilere göre, JİTEM davasında tanık olarak dinlenen E.Ö., Albay Rıdvan Özden’in JİTEM’in illegal faaliyetlerinden rahatsız olduğu için öldürüldüğünü ileri sürdü.

Tanık E.Ö. ifadesinde, JİTEM kurucularından Arif Doğan’ın Özden’in kendileriyle çalışmasını istediğini, ancak Özden’in bundan rahatsız olduğunu ve bazı JİTEM görevlileri hakkında soruşturma açtığını iddia etti.

Aynı tanık, ilk suikast girişiminin başarısız olduğunu, daha sonra PKK itirafçısı olduğu belirtilen Adil Timurtaş tarafından Özden’in vurulduğunu öne sürdü. Tanığın iddiasına göre olayın PKK’nın üzerine atıldığı ifade edildi.

Bu iddialar yargı sürecinde gündeme gelmiş olsa da dosyanın zaman aşımıyla düşmesi, olayın bu yönleriyle de kesin biçimde aydınlatılamadığı eleştirilerini beraberinde getirdi.

Şehit Albay Özden’in dosyasında sis perdesi aralanamadı

Albay Rıdvan Özden’in şehit edilmesi, güvenlik güçlerinin terörle mücadele ettiği ağır bir dönemde yaşandı. 1990’lı yıllar, Güneydoğu Anadolu’da yoğun çatışmaların, faili tartışmalı olayların ve derin güvenlik tartışmalarının yaşandığı dönemlerden biri olarak hafızalarda yer aldı.

Özden dosyası da bu dönemin en dikkat çeken dosyalarından biri oldu. Resmi kayıtlarda olay, PKK’lı teröristlerle güvenlik güçleri arasındaki çatışma sırasında yaşanan şehadet olarak yer aldı. Ancak daha sonraki yıllarda ortaya atılan iddialar, dosyanın yalnızca çatışma bağlamında değil, farklı yönleriyle de incelenmesi gerektiği tartışmalarını doğurdu.

Buna rağmen soruşturma süreci, aradan geçen yıllar içinde sonuçlanmadı. Dosyanın zaman aşımı nedeniyle düşmesi, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması beklentisini karşılamadı.

Zaman aşımı kararları kamu vicdanında tartışma yaratıyor

Şehit dosyaları, yalnızca hukuki süreçlerden ibaret değildir. Bu dosyalar, ailelerin adalet beklentisi, toplumun hafızası ve devletin şehitlerine karşı sorumluluğu açısından da büyük önem taşır.

Albay Rıdvan Özden dosyasının zaman aşımıyla düşmesi, benzer dosyalarda yaşanan gecikmelerin kamu vicdanında nasıl bir etki oluşturduğunu yeniden gündeme getirdi.

Özellikle terörle mücadele döneminde şehit edilen kamu görevlileri ve askerlerle ilgili dosyalarda zaman aşımı kararları, “hakikat arayışı” ve “geciken adalet” tartışmalarını beraberinde getiriyor.

Bu nedenle Albay Özden dosyası, yalnızca geçmişte kalmış bir olay olarak değil, şehit ailelerinin ve toplumun adalet beklentisi bakımından bugün de önemini koruyan bir dosya olarak değerlendiriliyor.

Şehitlerin hatırası ve adalet beklentisi

Albay Rıdvan Özden, Astsubay Abdurrahman Uçar, Uzman Çavuş Çetin Ertaş ve aynı olayda şehit olan korucu, Türkiye’nin terörle mücadele tarihinde can veren isimler arasında yer alıyor.

Onların şehadeti, Mardin’de ve Türkiye’nin hafızasında derin bir iz bıraktı. Aradan geçen yıllara rağmen olayın tüm yönleriyle aydınlatılamamış olması ise hem aileler hem de kamuoyu açısından cevap bekleyen soruların varlığını sürdürüyor.

Zaman aşımı kararı, hukuki süreci sona erdirmiş olsa da Albay Rıdvan Özden’in ve beraberindeki şehitlerin hatırası yaşamaya devam ediyor. Şehitlerin aziz hatırasına sahip çıkmak, yalnızca anma törenleriyle değil, hakikatin ve adaletin takipçisi olmakla da anlam kazanıyor.

Albay Rıdvan Özden başta olmak üzere vatan uğruna can veren tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz.

www.sehitlerolmez.com