Almanya FCAS sonrası yeni savaş uçağı için Saab ve F-35’i tartışıyor

Almanya, Fransa ile FCAS savaş uçağı projesinin çökmesinin ardından Saab ortaklığı, Combat Cloud ve ek F-35 alımı seçeneklerini değerlendiriyor.

Almanya FCAS sonrası yeni savaş uçağı için Saab ve F-35’i tartışıyor

Ahmet Taş | Şehitler Ölmez

BERLİN, ALMANYA — Almanya, Fransa ile yürüttüğü FCAS savaş uçağı projesinin çökmesinin ardından Saab ortaklığı, Combat Cloud ve ek F-35 alımı seçeneklerini masaya yatırdı.

Avrupa’nın en iddialı savunma projelerinden biri olarak görülen Future Combat Air System, kısa adıyla FCAS, Almanya ile Fransa arasındaki sanayi anlaşmazlıkları nedeniyle kritik bir kırılma yaşadı. Projenin merkezindeki yeni nesil savaş uçağı ayağının rafa kalkması, Berlin’i hem Avrupa içinde yeni ortaklar aramaya hem de kısa ve orta vadeli hava gücü açığını nasıl kapatacağını yeniden değerlendirmeye zorladı. DW Türkçe’nin aktardığına göre Almanya’da tartışılan seçenekler arasında İsveçli Saab ile iş birliği, FCAS’ın “Combat Cloud” bileşeninin sürdürülmesi ve ABD yapımı F-35 savaş uçaklarından ek alım ihtimali bulunuyor.

FCAS neden Avrupa için kritik görülüyordu?

FCAS, yalnızca yeni bir savaş uçağı üretme projesi değildi. Almanya, Fransa ve İspanya’nın birlikte geliştirmeyi hedeflediği sistem; insanlı savaş uçağı, insansız hava araçları, sensörler, veri ağları ve muharebe bulutu gibi birçok unsuru birleştiren geniş bir hava muharebe mimarisi olarak tasarlanmıştı.

Projenin temel amacı, Almanya’da Eurofighter Typhoon’un, Fransa’da ise Rafale’in yerini alacak yeni nesil bir sistem geliştirmekti. Bu sistemin 2040’lı yıllarda Avrupa hava savunmasının omurgalarından biri olması bekleniyordu. Ancak kâğıt üzerindeki stratejik uyum, sanayi tarafında aynı karşılığı bulmadı.

Dassault Aviation ile Airbus arasındaki liderlik, fikrî mülkiyet, teknoloji paylaşımı ve iş bölümü tartışmaları, siyasi iradeye rağmen çözülemedi. Böylece Avrupa savunma entegrasyonunun sembol projelerinden biri olan FCAS, en kritik bileşeni olan savaş uçağı tarafında ağır darbe aldı.

Merz ve Macron’un kararı ne anlama geliyor?

Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un FCAS’ın savaş uçağı ayağını sonlandırma konusunda uzlaşması, Avrupa savunma sanayisi için yalnızca teknik değil, siyasi bir mesaj taşıyor. Bu karar, Berlin ile Paris’in savunma vizyonlarında ve sanayi önceliklerinde hâlâ ciddi ayrışmalar bulunduğunu gösterdi.

Fransa açısından Dassault’un liderlik rolü ve Rafale mirası kritik görülürken, Almanya ve Airbus daha dengeli bir sanayi paylaşımı istiyordu. Almanya’nın savunma sanayisi, milyarlarca euroluk bir projede yalnızca ikincil rol üstlenmek istemedi. Fransa ise savaş uçağı tasarımı ve yüksek teknoloji alanında kontrolü kaybetmekten çekindi.

Bu ayrılık, Avrupa’nın “stratejik özerklik” hedefi açısından da tartışma yarattı. Çünkü ABD’ye bağımlılığı azaltma iddiasıyla başlatılan bir proje, Avrupa içi rekabet nedeniyle kendi içinde ilerleyemez hale geldi.

Combat Cloud neden tamamen terk edilmiyor?

FCAS’ın savaş uçağı ayağı durdurulsa da projenin tümüyle çöpe atıldığı söylenemez. Almanya Başbakanı Merz, farklı silah sistemlerinin ağ üzerinden birbirine bağlanmasını hedefleyen “Combat Cloud” bileşeninin sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.

Combat Cloud, modern savaşın giderek veri, sensör, yapay zekâ, insansız sistemler ve anlık bağlantı üzerine kurulduğu bir dönemde kritik görülüyor. Bu yapı; uçakları, dronları, kara ve deniz platformlarını, radarları ve komuta merkezlerini ortak bir dijital ağda buluşturmayı amaçlıyor.

Bu nedenle Almanya ve Fransa, insanlı savaş uçağı konusunda yollarını ayırsa bile dijital muharebe ağı ve bazı sistem bileşenlerinde iş birliğini sürdürmek isteyebilir. Bu yaklaşım, siyasi kopuşu tamamen derinleştirmeden “kurtarılabilir parçaları” koruma stratejisi olarak okunuyor.

Saab seçeneği neden öne çıkıyor?

Almanya’nın yeni ortak arayışında en çok konuşulan seçeneklerden biri İsveçli Saab. İsveç artık NATO üyesi ve Saab, Gripen savaş uçaklarıyla askeri havacılık alanında önemli deneyime sahip. Almanya açısından Saab ile iş birliği, hem Avrupa içinde kalma hem de Fransız Dassault ile yaşanan liderlik krizinden uzaklaşma imkânı sağlayabilir.

Saab’ın avantajı, görece esnek ve maliyet bilinci yüksek savaş uçağı geliştirme kültürüne sahip olması. Gripen, özellikle bakım kolaylığı, operasyonel esneklik ve daha düşük işletme maliyetleriyle biliniyor. Almanya için Saab ortaklığı, tamamen yeni bir Avrupa savaş uçağı mimarisi kurma arayışında daha dengeli bir sanayi modeli sunabilir.

Ancak bu seçenek de kolay değil. Yeni nesil savaş uçağı geliştirmek onlarca milyar euroluk kaynak, uzun süreli siyasi irade, gelişmiş motor, sensör, radar, elektronik harp ve yapay zekâ kabiliyetleri gerektiriyor. Saab tek başına bu yükü taşımayacağı için Almanya, İspanya, Airbus ve diğer Avrupalı aktörlerin nasıl konumlanacağı belirleyici olacak.

İngiltere ve GCAP neden zor bir seçenek?

Almanya için akla gelen ilk seçeneklerden biri İngiltere olsa da bu yol şu an karmaşık görünüyor. İngiltere, Japonya ve İtalya ile Global Combat Air Programme adlı yeni nesil savaş uçağı projesinde yer alıyor. Bu program, FCAS’a paralel şekilde Avrupa-Asya eksenli ayrı bir yeni nesil hava muharebe girişimi olarak ilerliyor.

Almanya’nın GCAP’a katılması teorik olarak mümkün görünse de sanayi paylaşımı, teknoloji erişimi, liderlik, bütçe ve siyasi uyum gibi birçok engel bulunuyor. İngiltere, Japonya ve İtalya zaten kendi iş bölümünü kurmuşken Berlin’in sonradan bu programa nasıl entegre edileceği belirsiz.

Bu nedenle Almanya’nın kısa vadede GCAP’a doğrudan katılmasından çok, Avrupa içinde Saab ve Airbus merkezli yeni bir seçenek geliştirmesi daha gerçekçi görülüyor.

F-35 geçici çözüm mü, stratejik bağımlılık mı?

Almanya’nın önündeki en pratik seçeneklerden biri, ABD’li Lockheed Martin üretimi F-35 savaş uçaklarından daha fazla satın almak olabilir. F-35, beşinci nesil görünmezlik kabiliyeti, sensör füzyonu ve NATO entegrasyonu nedeniyle hızlı kapasite kazanımı açısından cazip bir seçenek.

Ancak bu yolun stratejik bedeli var. F-35 almak, kısa vadeli hava gücü açığını kapatabilir; fakat Avrupa’nın kendi savaş uçağı sanayisini geliştirme hedefini zayıflatabilir. Ayrıca bakım, yazılım, modernizasyon ve kritik teknoloji alanlarında ABD’ye bağımlılığı artırabilir.

Bu nedenle Almanya için F-35 daha çok “köprü çözüm” olarak görülüyor. Yeni Avrupa uçağı hazır olana kadar operasyonel boşluğu kapatabilir; ancak tek başına Avrupa savunma sanayisinin geleceğine cevap vermez.

Alman sanayisi ne istiyor?

Airbus Defence and Space CEO’su Michael Schöllhorn, Alman hükümetinden savunma sanayisine net görev verilmesini beklediklerini söyledi. Alman sanayisi, Avrupa için ve Avrupa ile birlikte savaş uçağı geliştirmek istiyor; ancak bu kez sorumluluk sahibi ve belirleyici bir rol talep ediyor.

Bu talep, FCAS’ın neden çöktüğünü de özetliyor. Avrupa’da ortak savunma projesi yalnız siyasi mutabakatla ilerlemiyor; sanayi şirketlerinin çıkarları, ulusal teknoloji stratejileri ve ihracat politikaları da süreci belirliyor.

Almanya’nın yeni yol haritası, yalnız hangi ülkeyle ortaklık kuracağını değil, Avrupa savunma sanayisinde nasıl bir liderlik rolü üstleneceğini de gösterecek.

Avrupa savunması için stratejik sınav

FCAS’ın çökmesi, Avrupa’nın savunma alanında ortak hareket etme kapasitesi açısından ciddi bir sınav niteliğinde. Rusya’nın Ukrayna’ya karşı savaşı, Avrupa ülkelerine hava savunması, mühimmat, dronlar ve ileri teknoloji savaş sistemleri konusunda daha hızlı karar alma zorunluluğu getirdi.

Almanya’nın şimdi önünde üçlü bir denklem var: Kısa vadede operasyonel açığı kapatmak, orta vadede sanayisini güçlü tutmak, uzun vadede ise Avrupa’nın ABD’ye bağımlılığını azaltacak yeni nesil sistem geliştirmek.

Saab ortaklığı, Combat Cloud’un sürdürülmesi ve ek F-35 alımı bu denklemin farklı parçaları. Berlin’in vereceği karar, yalnız Almanya’nın değil, Avrupa hava savunmasının geleceğini de belirleyecek.

www.sehitlerolmez.com