Ukrayna’da dronlara karşı keskin nişancı savunması önerisi
Emekli bir keskin nişancı, Ukrayna’da şehir merkezlerine ulaşan dronlara karşı düşük maliyetli ve hızlı müdahale için özel birlik önerdi.
Yusuf İnan | Şehitler Ölmez
Kiev, Ukrayna — Rus saldırıları altındaki Ukrayna’da şehir merkezlerine kadar ulaşan dronlar, klasik hava savunmasının yanında daha düşük maliyetli ara çözümleri de gündeme taşıyor.
Ukrayna’nın birçok bölgesinde saldırı dronlarının şehir içine kadar ilerleyebilmesi, can ve mal kaybı riskini artırıyor. Hava savunma sistemleri büyük tehditlere karşı kritik rol oynasa da küçük, alçaktan uçan ve sayıca fazla dronlara karşı her zaman ekonomik ve hızlı çözüm üretilemiyor. Bu konuyu, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde uzun yıllar keskin nişancı olarak görev yapmış emekli bir askerle konuştuk.
Emekli asker, şehirlerin korunmasında tek başına bir çözümden değil, katmanlı savunmadan söz edilmesi gerektiğini vurguluyor. Ona göre iyi eğitilmiş keskin nişancı unsurları, elektronik harp, radar, gözlem, erken uyarı ve klasik hava savunma sistemleriyle birlikte çalıştığında, özellikle düşük irtifadan gelen dronlara karşı tamamlayıcı bir rol üstlenebilir.
“Dron şehir merkezine girmeden durdurulmalı”
Soru: Ukrayna’da dron tehdidini nasıl okuyorsunuz?
Emekli asker: “Bugün Ukrayna’nın yaşadığı sorun yalnızca cephe hattında değil, şehirlerin içinde de hissediliyor. Dronlar askeri hedefler kadar enerji altyapısını, yolları, depoları ve sivil yaşam alanlarını da tehdit ediyor. En büyük sorun, bu araçların bazen şehir merkezine kadar gelmesi. Şehir içine girdikten sonra müdahale etmek çok daha zor ve riskli hale gelir. Çünkü düşürülen bir dron da patlayıcı taşıyorsa veya yerleşim alanına düşerse yine zarar verebilir.”
Ona göre temel prensip, dronu mümkün olduğunca erken tespit etmek ve sivil yoğunluğun az olduğu bölgelerde etkisiz hale getirmek. Bu nedenle şehir savunmasının yalnızca merkezde değil, çevre hatta kurulması gerektiğini savunuyor.
“Pahalı füzeyle ucuz dronu vurmak sürdürülebilir değil”
Soru: Neden özellikle düşük maliyetli yöntemleri vurguluyorsunuz?
Emekli asker: “Modern hava savunma sistemleri çok değerlidir ama her hedef için kullanılamaz. Bazen birkaç bin dolarlık bir drona karşı çok pahalı mühimmat harcamak zorunda kalırsınız. Bu savaş ekonomisi açısından sürdürülebilir değildir. Dron tehdidi kitlesel hale geldiğinde, savunmanın da katmanlı ve maliyet etkin olması gerekir.”
Bu noktada keskin nişancı unsurlarının hava savunmanın yerini almayacağını, ancak bazı düşük irtifa ve yakın çevre tehditlerinde tamamlayıcı görev üstlenebileceğini belirtiyor. Ona göre temel mesele, doğru eğitim, doğru koordinasyon ve sıkı angajman kurallarıdır.
“Keskin nişancı birliği tek başına değil, sistem içinde çalışmalı”
Soru: Keskin nişancı birlikleri dronlara karşı nasıl bir rol oynayabilir?
Emekli asker: “Keskin nişancı denince akla yalnızca klasik kara hedefleri geliyor. Oysa iyi eğitilmiş bir nişancı, gözlem, sabır, hedef tanıma ve kontrollü müdahale becerisine sahiptir. Dron tehdidine karşı kurulacak özel bir birlik, tek başına hareket etmemeli. Erken uyarı sistemi, gözlem noktaları, elektronik harp unsurları ve yerel komuta merkeziyle birlikte çalışmalıdır.”
Bu yaklaşımda nişancıların temel görevinin rastgele ateş etmek değil, tanımlanmış ve doğrulanmış düşman dronlarına kontrollü müdahale etmek olduğunu söylüyor. “Gökyüzünde görülen her cisme müdahale edilmez. Dost unsur, sivil hava aracı, kuş, ticari dron veya yanlış teşhis riski vardır. Bu nedenle tanıma ve teyit süreci hayati önemdedir” diyor.
“Şehir dışında güvenli düşürme alanları belirlenmeli”
Soru: Böyle bir sistem şehirleri nasıl koruyabilir?
Emekli asker: “Bir şehrin çevresinde savunma halkaları düşünün. En dış halkada erken uyarı ve gözlem var. Sonra elektronik karıştırma, ardından yakın savunma unsurları. Keskin nişancı birlikleri bu yakın savunma katmanında değerlendirilebilir. Ama amaç dronu şehir içinde değil, mümkünse yerleşim dışı bölgede durdurmaktır.”
Ona göre her bölgede önceden belirlenmiş güvenli düşürme alanları, boş araziler ve sivil yoğunluğun az olduğu hatlar tespit edilmeli. Müdahale kararı da bu harita üzerinde verilmelidir. Böylece etkisiz hale getirilen bir dronun sivillere veya binalara zarar verme ihtimali azaltılabilir.
“Eğitim yalnızca atış eğitimi değildir”
Soru: Bu birlikler nasıl eğitilmeli?
Emekli asker: “Burada eğitim sadece nişancılık eğitimi değildir. Dron tiplerini tanıma, uçuş davranışını ayırt etme, gece-gündüz gözlem, hedef teyidi, sivil güvenlik, haberleşme disiplini ve emir-komuta zinciri eğitimi gerekir. Ayrıca psikolojik dayanıklılık da önemlidir. Çünkü şehir savunmasında hata payı çok düşüktür.”
Emekli asker, dron tehdidine karşı kurulacak bir yapının “keskin nişancı bölüğü” ya da daha geniş ölçekte “özel dron savunma taburu” olarak organize edilebileceğini, ancak bunun mutlaka askeri otoritenin planlaması ve hukukî angajman kuralları içinde yapılması gerektiğini söylüyor.
Ona göre bu birlikler ülke genelinde standart eğitimden geçmeli, bölgesel şartlara göre görev yapmalı ve yerel savunma birimleriyle sürekli koordinasyon içinde olmalı.
“Amaç kahramanlık değil, sivil kaybı azaltmak”
Soru: Bu önerinin temel amacı nedir?
Emekli asker: “Amaç kahramanlık yapmak değil. Amaç sivil kaybı azaltmak, şehir merkezlerini korumak ve pahalı hava savunma sistemlerinin yükünü hafifletmek. Eğer bir dron şehir içine giriyorsa, o noktadan sonra herkes risk altındadır. Dronu daha erken safhada, kontrollü şekilde durdurmak gerekir.”
Bu yaklaşımın tek başına mucize çözüm olmadığını da vurguluyor. “Keskin nişancı unsurları radarın, elektronik harp sistemlerinin, hava savunma bataryalarının ve istihbaratın yerine geçmez. Ama doğru yerde kullanılırsa, bazı tehditlere karşı hızlı ve düşük maliyetli bir ara katman oluşturabilir” diyor.
“Ukrayna’nın ihtiyacı katmanlı ve esnek savunma”
Soru: Ukrayna için en doğru model ne olabilir?
Emekli asker: “Ukrayna geniş bir ülke. Her bölgenin tehdidi farklı. Bazı yerlerde enerji altyapısı öne çıkar, bazı yerlerde askeri tesisler, bazı yerlerde şehir merkezleri. Bu nedenle merkezi planlama ile yerel uygulama birlikte yürümeli. Sabit bir reçete yok. Ama katmanlı, esnek ve düşük maliyetli savunma anlayışı şart.”
Emekli askere göre dron savaşları, klasik cephe anlayışını değiştirdi. Artık yalnızca cephedeki askerler değil, şehirlerde yaşayan siviller de doğrudan tehdit altında. Bu yüzden şehir savunması, güvenlik güçleri, yerel yönetimler, teknik ekipler ve askeri uzmanların birlikte çalıştığı çok boyutlu bir alan haline geldi.
Sonuç olarak emekli asker, Ukrayna’nın dron tehdidine karşı yalnızca pahalı sistemlere değil, iyi eğitilmiş insan unsuruna da yatırım yapması gerektiğini savunuyor. Ona göre özel eğitimli keskin nişancı birlikleri, doğru komuta zinciri ve sıkı güvenlik kurallarıyla, şehir merkezlerine ulaşmadan önce bazı dronların etkisiz hale getirilmesinde rol oynayabilir.













