Putin neden Zelenskiy’nin barış çağrılarına olumsuz yanıt veriyor?

Zelenskiy barış için doğrudan görüşme çağrısı yaparken Putin’in olumsuz yanıtı, Moskova’nın savaş hedefleri ve pazarlık stratejisini gösteriyor.

Putin neden Zelenskiy’nin barış çağrılarına olumsuz yanıt veriyor?

Yusuf İnan
Gazeteci | Siyasi ve Stratejik Analist

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy barış için doğrudan görüşme çağrılarını artırırken, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in olumsuz yanıtları Moskova’nın masaya ancak kendi şartlarıyla oturmak istediğini gösteriyor.

Zelenskiy son açık mektubunda Putin’e Türkiye, İsviçre veya tarafsız bir üçüncü ülkede yüz yüze görüşme teklif etti. Ukrayna lideri, müzakereler boyunca tam ateşkes, esirlerin “hepsiyle herkes” formülüyle değişimi, kaçırılan sivillerin ve çocukların iadesi gibi başlıkları gündeme taşıdı. Buna karşılık Putin, mektuptaki ifadeleri “kaba” bulduğunu söyleyerek Zelenskiy ile görüşmenin bu aşamada anlamlı olmadığını savundu. Peki Moskova neden her barış çağrısına mesafeli yaklaşıyor?

Putin masayı değil şartları konuşmak istiyor

Putin’in olumsuz yanıtının ilk nedeni, Kremlin’in hâlâ müzakereyi eşit taraflar arasında yapılacak bir barış arayışı olarak değil, Ukrayna’ya şart dayatma mekanizması olarak görmesidir.

Moskova, savaşın başından bu yana müzakere söylemini sık sık kullandı. Ancak bu söylemin merkezinde çoğu zaman ateşkes değil, Ukrayna’nın egemenlik alanını sınırlayan talepler vardı. Rusya, Ukrayna’nın NATO hedefinden vazgeçmesini, işgal ettiği bölgelerdeki fiili durumu kabullenmesini ve güvenlik mimarisinin Moskova’nın onayıyla şekillenmesini istiyor.

Bu nedenle Zelenskiy’nin “doğrudan görüşme” çağrısı Kremlin açısından cazip görünmüyor. Çünkü böyle bir görüşme, Rusya’nın Ukrayna’yı “muhatap değil, teslim olması gereken taraf” gibi gösteren söylemini zayıflatabilir. Putin masaya oturacaksa, önce masanın sonucunun kendi lehine hazırlanmasını istiyor.

Ateşkes Rusya’nın baskı aracını durdurur

Putin’in mesafeli duruşunun ikinci nedeni, ateşkesin Rusya’nın sahadaki en önemli baskı aracını sınırlayacak olmasıdır.

Zelenskiy, görüşmeler boyunca tam ateşkes öneriyor. Bu, sivillerin korunması ve diplomatik zeminin kurulması için normal bir talep gibi görünse de Moskova açısından askeri baskının durması anlamına gelir.

Rusya son dönemde Ukrayna şehirlerine füze ve İHA saldırılarını artırırken, cephe hattında da sürekli yıpratma stratejisi izliyor. Kremlin için savaşın uzaması, Ukrayna’nın enerji altyapısını, ekonomisini, insan kaynağını ve toplum psikolojisini yıpratma aracı olarak görülüyor.

Tam ateşkes kabul edilirse Rusya bu baskı aracının önemli bir kısmını kaybeder. Bu yüzden Moskova “önce ateşkes, sonra müzakere” formülüne değil, “önce siyasi taviz, sonra ateşkes” çizgisine daha yakın duruyor.

Doğrudan görüşme Putin için siyasi risk taşıyor

Zelenskiy ile yüz yüze görüşme, Putin açısından yalnızca diplomatik değil, iç siyasi risk de taşır.

Kremlin uzun süredir Zelenskiy yönetimini gayrimeşru göstermek için propaganda yürütüyor. Rus kamuoyuna Ukrayna yönetiminin Batı tarafından yönlendirildiği, kendi başına karar veremediği ve “meşru muhatap” olmadığı anlatılıyor.

Putin’in Zelenskiy ile eşit lider statüsünde görüşmesi bu anlatıyı zedeler. Böyle bir görüşme, Rus halkına ve dünyaya şu mesajı verir: Kremlin, yıllardır küçümsediği Ukrayna liderini doğrudan muhatap almak zorunda kaldı.

Bu nedenle Putin, doğrudan liderler görüşmesini ancak sonuçları önceden hazırlanmış, Rusya’nın zafer veya taviz koparma görüntüsü verebileceği bir formatta kabul etmek ister. Aksi halde zirve, Kremlin açısından başarısızlık veya zayıflık algısı üretebilir.

Kremlin savaşın maliyetini zamana yaymak istiyor

Putin’in olumsuz tavrının bir başka nedeni, Moskova’nın hâlâ zamanın kendi lehine çalışabileceğine inanmasıdır.

Rusya ekonomisi yaptırımlara rağmen savaş düzenine adapte edildi. Savunma sanayii üretimi artırıldı, toplum üzerindeki baskı güçlendirildi ve muhalif sesler büyük ölçüde susturuldu. Kremlin, Batı kamuoyunda savaş yorgunluğunun artacağını, Ukrayna’ya verilen desteğin zamanla tartışmalı hale geleceğini düşünüyor.

Bu hesap doğru çıkarsa, Moskova ileride daha avantajlı bir masaya oturabileceğini varsayıyor. Dolayısıyla bugün Zelenskiy’nin çağrısına olumlu yanıt vermek yerine, savaşı biraz daha sürdürüp Ukrayna’nın ve Batı’nın dayanma gücünü test etmeyi tercih ediyor.

Ancak bu stratejinin Rusya için de maliyeti büyüyor. Ukrayna’nın Rusya içindeki enerji ve askeri altyapıya yönelik dron saldırıları, savaşın artık sadece Ukrayna şehirlerinde değil, Rusya’nın derinliklerinde de hissedildiğini gösteriyor.

Putin taviz almadan barış istemiyor

Zelenskiy’nin önerisi, önce ateşkes ve doğrudan görüşme üzerine kurulu. Putin’in yaklaşımı ise önce taviz, sonra görüşme çizgisinde.

Kremlin’in talepleri, yalnızca silahların susmasını değil, Ukrayna’nın gelecekteki güvenlik yönelimini de sınırlamayı hedefliyor. Moskova, Ukrayna’nın Batı ile askeri entegrasyonunu durdurmak, NATO hedefini kapatmak ve işgal ettiği bölgeler üzerinde kendi kontrolünü siyasi olarak kabul ettirmek istiyor.

Ukrayna ise bunu kabul etmiyor. Kiev’e göre toprak tavizi, Rusya’yı durdurmaz; tam tersine yeni saldırılar için cesaretlendirir. Bu nedenle taraflar arasında temel bir uçurum var: Ukrayna barışı egemenliğini koruyarak istiyor, Rusya ise barışı Ukrayna’nın egemenlik alanını daraltarak dayatmak istiyor.

Zelenskiy’nin mektubu Putin’i savunmaya itti

Zelenskiy’nin açık mektubu yalnızca diplomatik teklif değil, aynı zamanda psikolojik ve siyasi baskı hamlesiydi.

Ukrayna lideri mektupta Rus halkının savaştan yorulduğunu, Rusya’nın ekonomik baskı, yakıt sıkıntısı, dron saldırıları ve artan kayıplarla yüzleştiğini vurguladı. Bu dil, Putin’i yalnızca barışa çağırmakla kalmadı; aynı zamanda savaşın Rusya içinde de maliyet ürettiğini Kremlin’in yüzüne söyledi.

Putin’in mektubu “kaba” bulması ve görüşmeyi anlamsız görmesi, bu psikolojik baskının Kremlin tarafından rahatsız edici bulunduğunu gösteriyor. Çünkü Zelenskiy mektubu yalnızca Putin’e değil, Rus elitlerine ve Rus toplumuna da yazmış oldu: “Bu savaşın bedelini siz de ödüyorsunuz.”

Türkiye seçeneği Moskova için zor bir denge

Zelenskiy’nin Türkiye veya İsviçre önerisi de Putin için kolay kabul edilecek bir seçenek değil.

Türkiye, savaş boyunca hem Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü savundu hem de Rusya ile diplomatik kanalları açık tuttu. Bu nedenle Ankara, gerçekçi bir görüşme zemini sunabilir. Ancak böyle bir görüşme Türkiye’de yapılırsa, Putin masaya NATO üyesi bir ülkenin ev sahipliğinde oturmuş olur. Bu da Kremlin’in iç propaganda dili açısından karmaşık bir görüntü oluşturabilir.

İsviçre ise tarafsızlık geleneği nedeniyle teknik olarak uygun görünse de Moskova, Batı yaptırımlarına katılan ülkeleri tam anlamıyla tarafsız kabul etmiyor. Bu nedenle Kremlin görüşme yeri tartışmasını da kendi siyasi üstünlük anlatısının bir parçası haline getiriyor.

Sonuç: Putin barışı değil, teslimiyet görüntüsünü istiyor

Putin’in Zelenskiy’nin barış çağrılarına olumsuz dönmesinin temel nedeni, Kremlin’in henüz gerçek bir uzlaşmaya hazır olmamasıdır.

Moskova barış masasına oturmak istiyor gibi görünse de, bu masanın Ukrayna’nın tavizleri üzerine kurulmasını istiyor. Zelenskiy ise ateşkes, doğrudan diyalog, esir değişimi ve çocukların iadesi gibi insani ve siyasi başlıklarla süreci başlatmak istiyor.

Bu iki yaklaşım arasında büyük fark var. Ukrayna “önce savaşı durduralım, sonra çözümü konuşalım” diyor. Rusya ise “önce şartlarımızı kabul edin, sonra savaşı durdurmayı konuşalım” çizgisinde duruyor.

Bu nedenle Putin’in olumsuz cevabı şaşırtıcı değil. Kremlin hâlâ sahadaki baskı, Batı’daki yorgunluk ve Ukrayna üzerindeki askeri tehdit üzerinden daha iyi bir pazarlık zemini oluşturabileceğini düşünüyor.

Ancak savaş uzadıkça Rusya’nın da bedeli artıyor. Dronlar St. Petersburg çevresine ulaşıyor, ekonomi savaş rejimine sıkışıyor, insan kayıpları büyüyor ve Rus toplumunun konfor alanı daralıyor.

Gerçek barış için Putin’in önce şu soruya cevap vermesi gerekiyor: Moskova Ukrayna ile barış mı yapmak istiyor, yoksa Ukrayna’ya kendi şartlarını kabul ettirmek için savaşı sürdürmek mi istiyor?

Bugünkü cevap, ikinci seçeneğin hâlâ Kremlin’de daha ağır bastığını gösteriyor.

Yusuf İnan

www.sehitlerolmez.com

Yusuf İnan, gazeteci ve yazardır. UAPresa.com, WiseNewsPress.com, SehitlerOlmez.com ve Yerelgundem.com Genel Yayın Yönetmenliği görevlerini yürütmektedir. Türkiye ve dünya gündemiyle ilgili stratejik ve siyasi analizler konusunda uzmanlaşmıştır.