Sabah’taki FETÖ tartışması: Hedef Erdoğan ve Berat Albayrak mı?
FETÖ analizinin ardından Sabah’ta yayımlanan haber, Erdoğan ve Berat Albayrak’a yönelik medya operasyonu tartışmasını gündeme taşıdı.
Yusuf İnan | Şehitler Ölmez
ANKARA, TÜRKİYE — Bir gün önce yayımlanan FETÖ analizinin ardından Sabah Gazetesi’nde çıkan haber, medya yapılanmaları, editoryal denetim ve siyasi hedef alma tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.
Söz konusu yayın, yalnızca bir haber olarak değil; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ve Sabah Grubu yöneticisi Serhat Albayrak açısından da dikkatle okunması gereken bir medya hamlesi olarak değerlendiriliyor.
FETÖ analizinin ardından gelen yayın dikkat çekti
Şehitler Ölmez’de yayımlanan analizde, FETÖ’nün Tabirci.com, Şehitler Ölmez, Yerel Gündem, Liderler.net ve Subay.net gibi bağımsız yayınları nasıl hedef aldığı anlatılmıştı.
Yazıda, FETÖ’nün medya, yargı, sahte ihbar, algı operasyonu ve itibarsızlaştırma yöntemleriyle kontrol edemediği yapıları baskı altına almaya çalıştığı ifade edilmişti.
Bu analizden hemen sonra Sabah Gazetesi’nde çıkan ve analizde dile getirilen iddialara cevap niteliği taşıdığı değerlendirilen haber, “FETÖ hâlâ bazı medya kanallarında kendisine alan mı buluyor?” sorusunu gündeme getirdi.
Tartışmanın merkezinde Sabah Gazetesi var
Sabah Gazetesi, Türkiye’de geniş kitlelere ulaşan ve siyasi etkisi yüksek medya organlarından biri olarak biliniyor. Bu nedenle gazetede çıkan her haber, özellikle FETÖ gibi hassas bir konuda, yalnızca editoryal tercih olarak görülmüyor.
Tartışmanın odağında şu soru yer alıyor:
FETÖ’nün ipliğini pazara çıkaran bir analizden hemen sonra, aynı yapının işine yaradığı ileri sürülen bir haberin Sabah üzerinden yayımlanması tesadüf mü?
Eğer bu yayın gerçekten FETÖ’nün lehine bir algı oluşturuyorsa, bu durum yalnızca bir haber hatası olarak geçiştirilemez. Bu, Türkiye’nin FETÖ ile mücadelesini sulandıran ve devlet kurumlarının terörle mücadele hassasiyetine zarar veren bir medya problemi olarak görülmelidir.
Hedef Erdoğan ve Berat Albayrak mı?
Söz konusu haberin zamanlaması, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve son dönemde yeniden göreve dönebileceği iddialarıyla gündeme gelen Berat Albayrak açısından da farklı bir tartışma başlattı.
Bazı değerlendirmelere göre, Sabah gibi Albayrak ailesiyle ilişkilendirilen bir medya grubunda FETÖ analizine karşı yayın yapılması, sadece yazıyı hedef almıyor. Aynı zamanda Berat Albayrak’ın siyasi dönüş ihtimaline, Albayrak ailesinin kamuoyundaki konumuna ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın FETÖ ile mücadele çizgisine zarar verebilecek bir algı oluşturuyor.
Bu nedenle soru daha da büyüyor:
Bu haber kime hizmet ediyor?
FETÖ ile mücadele eden devlet aklına mı?
Yoksa FETÖ’nün yıllardır kullandığı şüphe, karalama ve itibarsızlaştırma yöntemlerine mi?
Serhat Albayrak bu yayına nasıl izin verdi?
Sabah Grubu’nun başında Serhat Albayrak’ın bulunması, tartışmayı daha da önemli hale getiriyor.
Çünkü iddia edilen tablo doğruysa, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ailesiyle akrabalık bağı bulunan bir ismin yönettiği medya grubunda, FETÖ’nün işine yaradığı ileri sürülen bir yayın yapılmış oluyor.
Bu noktada Serhat Albayrak’ın cevaplaması gereken temel sorular var:
Bu haber kim tarafından hazırlandı?
Haberin kaynağı kimdi?
Kullanılan bilgi ve görseller hangi süzgeçten geçirildi?
FETÖ analizine cevap niteliği taşıyan bu yayın neden hemen ertesi gün yapıldı?
Editoryal denetim mekanizması bu hassasiyeti neden fark etmedi?
Bu sorulara açıklık getirilmeden, söz konusu yayını sıradan bir haber olarak değerlendirmek mümkün görünmüyor.
FETÖ’nün medya taktiği: Başkasının eliyle cevap vermek
FETÖ’nün geçmişte kullandığı yöntemler incelendiğinde, yapının çoğu zaman kendi adını kullanmadan hareket ettiği görülüyor.
Önce hedef alınan kişi veya kurum hakkında şüphe oluşturulur. Ardından eski dosyalar, yarım bilgiler, bağlamından koparılmış görüntüler veya yönlendirilmiş ihbarlar devreye sokulur. Son aşamada ise bu malzeme, itibarlı görünen medya kanalları üzerinden kamuoyuna servis edilir.
Bu yöntemle hedef kişi doğrudan FETÖ tarafından değil, başka bir medya organı tarafından vurulmuş gibi gösterilir.
Bugün Sabah Gazetesi üzerinden yürüyen tartışma da bu açıdan okunuyor. Eğer FETÖ’nün lehine bir yayın dili ortaya çıkmışsa, burada yalnızca muhabirin veya editörün tercihi değil, haberin arkasındaki akıl da sorgulanmalıdır.
Türkiye’nin FETÖ ile mücadelesiyle alay mı ediliyor?
Türkiye, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra FETÖ ile mücadelede ağır bedeller ödedi. Devlet kurumları, yargı, emniyet, ordu ve medya içinde yıllarca süren bir temizlik ve sorgulama süreci yaşandı.
Böyle bir ülkede, FETÖ’ye karşı yazılmış bir analizin ertesi günü, FETÖ’nün lehine yorumlanabilecek bir haberin yayına girmesi çok ağır bir tablodur.
Bu yalnızca bir kişiyi hedef almak değildir.
Bu, FETÖ ile mücadele eden devlet kurumlarının emeğini tartışmalı hale getirebilir.
Bu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yıllardır sürdürdüğü FETÖ ile mücadele çizgisini gölgelemeye dönük bir algıya dönüşebilir.
Bu, Berat Albayrak ve ailesi üzerinden AK Parti içinde yeni bir tartışma başlatma girişimi olarak da okunabilir.
Albayrak ailesi üzerinden siyasi operasyon ihtimali
Berat Albayrak’ın adının son dönemde yeniden siyasi görev ihtimaliyle gündeme gelmesi, bu tartışmayı daha hassas hale getiriyor.
Eğer birileri Sabah Gazetesi üzerinden FETÖ analizine cevap veriyor, yanlış olduğu iddia edilen haber ve görsellerle kamuoyu oluşturmaya çalışıyorsa, bunun yalnızca yayıncılık refleksiyle açıklanması zordur.
Bu durum, Berat Albayrak’ın yeniden siyaset sahnesinde görünme ihtimaline karşı yürütülen dolaylı bir operasyon olarak da değerlendiriliyor.
Daha çarpıcı olan ise bu tartışmanın, Berat Albayrak’ın kardeşinin yönettiği medya grubu üzerinden yaşanmasıdır.
Bu tablo, “FETÖ kendi lehine bir yayını, Albayrak ailesiyle anılan bir medya organı üzerinden mi dolaşıma sokuyor?” sorusunu gündeme getiriyor.
Sabah yönetimi sessiz kalmamalı
Bu tartışmanın kapanması için Sabah yönetiminin açık ve net bir tavır alması gerekir.
Söz konusu haberin kaynağı, hazırlanma süreci, kullanılan bilgi ve görsellerin doğruluğu kamuoyuna açıklanmalıdır.
Eğer haber bir editoryal hata ise bunun gereği yapılmalıdır.
Eğer haber yönlendirilmiş bilgiyle hazırlandıysa, bu yönlendirmenin kimden geldiği araştırılmalıdır.
Eğer FETÖ’nün eski medya reflekslerini taşıyan kişiler hâlâ haber akışında etkili olabiliyorsa, bu durum Türkiye’nin medya güvenliği açısından çok daha ciddi bir başlık haline gelir.
Asıl soru: Bu yayın kimin işine yarıyor?
Bir haberin ne anlama geldiğini anlamak için bazen yalnızca metnine değil, zamanlamasına ve sonucuna bakmak gerekir.
Bu yayın kimin işine yaradı?
FETÖ’nün medya yapılanmasını deşifre eden analizin etkisini kırmaya mı?
Berat Albayrak’ın gündeme gelen siyasi dönüş ihtimalini tartışmalı hale getirmeye mi?
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın FETÖ ile mücadele çizgisini gölgelemeye mi?
AK Parti içinde yeni bir güvensizlik alanı oluşturmaya mı?
Bu sorular bugün sorulmak zorundadır.
Çünkü FETÖ ile mücadele yalnızca geçmişteki darbe girişimiyle hesaplaşmak değildir. FETÖ’nün medya damarlarını, sahte ihbar ağlarını, eski reflekslerini ve yeni kılıklara bürünmüş algı operasyonlarını da görmek gerekir.
Sabah Gazetesi’nde yaşanan bu tartışma, bir haberden çok daha fazlasıdır.
Bu, Türkiye’nin FETÖ ile mücadelesinde hâlâ ne kadar dikkatli olması gerektiğini gösteren yeni bir uyarıdır.













