Erdoğan NATO’da külfet paylaşımı ve Avrupa güvenliğini vurguladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Parlamenter Zirvesi’nde Türkiye’nin ittifaka katkılarını, savunma sanayii engellerini ve Avrupa güvenliğini gündeme taşıdı.
AHMET TAŞ | ŞEHİTLER ÖLMEZ
İSTANBUL, TÜRKİYE — Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’daki NATO Parlamenter Zirvesi kapsamında yaptığı konuşmada Türkiye’nin ittifaka katkılarını vurguladı ve savunma sanayii alanındaki engellerin kaldırılması gerektiğini söyledi.
Karar’ın aktardığına göre Erdoğan, NATO Parlamento Başkanları onuruna verilen öğle yemeği programında Avrupa-Atlantik güvenliğinin tarihi bir dönemeçten geçtiğini belirtti. Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin 70 yılı aşkın süredir NATO’nun güvenliğine katkı sunduğunu ifade ederek, “Külfet paylaşımı konusunda üzerimize düşeni yapıyoruz” mesajını verdi.
Erdoğan’dan NATO’da dayanışma vurgusu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’da düzenlenen programda NATO Parlamenter Zirvesi’nin 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde ayrı bir anlam taşıdığını söyledi.
Erdoğan, müttefik ülke parlamentoları arasındaki işbirliği ve dayanışmanın önemine dikkat çekerek, zirveden beklentilerinin ittifakın birlik ruhunu güçlendirecek sonuçlar elde edilmesi olduğunu belirtti.
Konuşmasında NATO’nun caydırıcılığının korunmasının ve müttefikler arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesinin her zamankinden daha kritik hale geldiğini ifade etti.
‘Belirsizlik döneminin tam ortasındayız’ mesajı
Erdoğan, Avrupa-Atlantik güvenliğinin savaş, kriz, terör ve düzensiz göç gibi tehditler nedeniyle yeniden şekillendiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı, eski güvenlik kalıplarının ve ön kabullerin yıkıldığını, bunların yerine neyin geçeceğinin ise henüz netleşmediğini belirtti. Erdoğan, dünyada istikrar yerine gerilimin, düzen yerine kargaşanın arttığı bir dönemden geçildiğini vurguladı.
Bu tabloyu “belirsizlik dönemi” olarak tanımlayan Erdoğan, NATO’nun yeni tehditlere karşı daha dirençli ve daha bütüncül bir yaklaşım geliştirmesi gerektiğini dile getirdi.
Türkiye’nin NATO katkıları gündeme geldi
Erdoğan, Türkiye’nin kriz bölgeleriyle 1.800 kilometreyi aşan kara sınırına sahip olduğunu hatırlattı. Türkiye’nin güçlü ordusu, modern askeri kabiliyetleri ve gelişmiş savunma sanayisiyle NATO’nun güvenliğine en fazla katkı sunan müttefiklerden biri olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin NATO misyonlarında aktif görev aldığını, barış ve istikrarın korunmasına destek verdiğini belirtti. Ayrıca bölgesel krizleri yönetme tecrübesi ve NATO içindeki birikimin müttefiklerle paylaşıldığını ifade etti.
Erdoğan’a göre Ankara Zirvesi, bu tecrübe paylaşımı için güçlü bir zemin oluşturacak.
Savunma sanayii engellerinin kaldırılması istendi
Konuşmanın öne çıkan başlıklarından biri savunma sanayii ticaretindeki engeller oldu. Erdoğan, müttefikler arasında külfet paylaşımının dengeli ve adil şekilde yapılması gerektiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı, savunma harcamalarının artırıldığını ve Türkiye’nin NATO misyon ve harekâtlarına en fazla katkı sağlayan ilk beş müttefik arasında yer aldığını ifade etti.
Buna rağmen Türkiye’nin Avrupa güvenliğine sağladığı faydaların bazı durumlarda göz ardı edildiğini savunan Erdoğan, Avrupa Birliği tarafından açıklanan savunma ve güvenlik girişimlerine Türkiye’nin dahil edilmesi konusunda destek beklediklerini söyledi.
AB savunma girişimlerine katılım çağrısı
Erdoğan, Türkiye’nin savunma alanındaki kapasitesinin dar siyasi çıkarlar nedeniyle dışlanmasının kimseye fayda sağlamayacağını belirtti.
Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin Avrupa güvenlik mimarisine katkı verebilecek kapasiteye sahip olduğunu vurgulayarak, NATO müttefikleri arasında daha geniş bir savunma ve güvenlik ağı kurulması gerektiğini söyledi.
Bu mesaj, Türkiye’nin son dönemde Avrupa savunma projelerine ve AB’nin güvenlik girişimlerine dahil olma talebinin devam ettiğini gösteriyor.
Terörle mücadelede beklenti dile getirildi
Erdoğan, uzun yıllar terörle mücadele etmiş bir ülkenin lideri olarak NATO müttefiklerinden beklentilerinin yüksek olduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin terörle mücadele tecrübesinin ittifak için önemli bir birikim olduğunu belirtti. Türkiye’nin güvenlik hassasiyetlerinin NATO içinde daha güçlü şekilde gözetilmesi gerektiğini söyledi.
Erdoğan’ın bu mesajı, Ankara’nın müttefiklerinden özellikle terör örgütleriyle mücadele, savunma sanayii kısıtlamaları ve bölgesel güvenlik başlıklarında daha fazla dayanışma beklediğini ortaya koydu.
Orta Doğu ve Filistin mesajı
Erdoğan, konuşmasında Orta Doğu’daki gelişmelere de değindi. ABD ile İran arasındaki ateşkesin kalıcı hale gelmesi için Türkiye’nin katkı vermeyi sürdüreceğini söyledi.
Cumhurbaşkanı, Lübnan’a yönelik saldırıları yakından takip ettiklerini belirterek İsrail’in bölgedeki adımlarını sert sözlerle eleştirdi. Erdoğan, Orta Doğu’daki gerilimlerin temelinde Filistin meselesinin bulunduğunu ifade etti.
İsrail’in toprak gaspı sona ermeden bölgede kalıcı barış sağlanamayacağını belirten Erdoğan, Filistin meselesinin çözülmesinin bölgesel istikrar açısından temel şart olduğunu savundu.
Ankara Zirvesi öncesi kritik mesajlar
Erdoğan’ın İstanbul’daki konuşması, 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde geldi.
Cumhurbaşkanı, zirveden beklentilerinin müttefiklerin milli güvenlik hassasiyetlerini gözeten, ittifak dayanışmasını güçlendiren ve birlik ruhunu pekiştiren sonuçlar olduğunu söyledi.
NATO gündeminde Ukrayna savaşı, Orta Doğu’daki gerilimler, savunma harcamaları, külfet paylaşımı, terörle mücadele ve Avrupa güvenliği gibi başlıkların öne çıkması bekleniyor.
Türkiye güvenlik mimarisinde daha fazla rol istiyor
Erdoğan’ın konuşması, Türkiye’nin NATO içindeki rolünü yalnızca askeri katkılarla sınırlı görmediğini, Avrupa güvenliği ve bölgesel kriz yönetiminde daha fazla söz sahibi olmak istediğini gösterdi.
Savunma sanayii kısıtlamalarının kaldırılması, AB savunma girişimlerine katılım, terörle mücadelede dayanışma ve Orta Doğu krizlerinde diplomatik katkı başlıkları, Ankara’nın öncelikleri arasında yer alıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mesajları, Ankara Zirvesi öncesinde Türkiye’nin NATO içindeki beklentilerini ve ittifaka yönelik katkı vurgusunu yeniden gündeme taşıdı.













