Yeneroğlu yargı teklifinin mahkeme kararlarını geciktireceğini savundu

Mustafa Yeneroğlu, Uzman Erbaş Kanunu teklifindeki 7. maddenin mahkeme kararlarının uygulanmasını fiilen erteleyeceğini savundu.

Yeneroğlu yargı teklifinin mahkeme kararlarını geciktireceğini savundu

AHMET TAŞ | ŞEHİTLER ÖLMEZ
ANKARA, TÜRKİYE — İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, Uzman Erbaş Kanunu teklifindeki 7. maddenin mahkeme kararlarının uygulanmasını geciktireceğini savunarak düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olduğunu söyledi.

Karar’ın aktardığına göre, Bağımsız İstanbul Milletvekili ve hukukçu Mustafa Yeneroğlu, Milli Savunma Komisyonu’nda kabul edilen ve önümüzdeki günlerde Genel Kurul gündemine gelmesi beklenen Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin 7. maddesine ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Teklifin 7. maddesi tartışma yarattı

Yeneroğlu’nun eleştirdiği düzenleme, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesine ekleme yapılmasını öngörüyor.

Söz konusu teklif; Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma, Sahil Güvenlik ve Emniyet teşkilatları personeli, askeri ve Polis Akademisi öğrencileri ile adayları ve MİT personeli hakkında bazı işlemlere karşı açılan davalarda verilen göreve iade kararlarının, karar kesinleşmeden uygulanmamasını öngörüyor.

Yeneroğlu’na göre bu düzenleme, ilk derece mahkemelerinin verdiği iptal ve göreve iade kararlarının fiilen sonuç doğurmasını engelleyecek.

‘Mahkeme kararlarını uygulamamak için kanun yapıyorlar’

Yeneroğlu, teklifin mahkeme kararlarının uygulanmasını geciktireceğini belirterek sert ifadeler kullandı.

Milletvekili, düzenlemeyi “Mahkeme kararlarını uygulamamak için kanun yapıyorlar” sözleriyle eleştirdi. Yeneroğlu’na göre teklif, yargı kararlarını idarenin takdirine ve uzun sürebilecek kanun yolu süreçlerine bağlı hale getiriyor.

Bu nedenle düzenlemenin yalnızca teknik bir usul değişikliği olmadığı, idari yargı kararlarının etkisini doğrudan zayıflatacak nitelikte olduğu savunuldu.

KHK’lılar ve güvenlik soruşturması mağduriyetleri gündemde

Yeneroğlu, düzenlemenin özellikle KHK ile kamu görevinden çıkarılanlar veya güvenlik soruşturması gerekçesiyle hakkında işlem yapılan kişiler açısından ağır sonuçlar doğurabileceğini belirtti.

Açıklamasında, bir idare mahkemesinin “bu kişi haksız yere işinden atılmıştır, görevine iade edilsin” kararı vermesine rağmen kişinin görevine dönemeyeceğini söyledi.

Yeneroğlu, üst mahkemelerdeki istinaf ve temyiz süreçlerinin yıllarca sürebileceğini belirterek, davayı kazanan kişiye “haklısın ama yıllarca bekle” denilmesinin yeni bir mağduriyet doğuracağını savundu.

Anayasa’nın 138. maddesine atıf yaptı

Yeneroğlu, açıklamasında Anayasa’nın 138. maddesine dikkat çekti. Bu maddenin mahkeme kararlarının uygulanmasını güvence altına aldığını hatırlatan Yeneroğlu, mahkeme kararlarının hiçbir surette değiştirilemeyeceğini ve uygulanmasının geciktirilemeyeceğini belirtti.

Milletvekili, teklifin ise tam tersine bu geciktirmeyi kanun hükmü haline getirdiğini savundu.

Yeneroğlu, devletin mahkeme kararlarına uymakla yükümlü olduğunu ve kararların uygulanmasının hiçbir şekilde geciktirilemeyeceğini ifade etti.

‘Yargı denetimi kâğıt üzerinde kalır’ uyarısı

Yeneroğlu’na göre düzenleme, Anayasa’nın 125. maddesinde güvence altına alınan idarenin yargı denetimine tabi olması ilkesini de zayıflatacak.

Milletvekili, yargı denetiminin ancak verilen kararın uygulanmasıyla anlam taşıyacağını belirtti. İlk derece mahkemesinin iptal kararının veya yürütmenin durdurulması kararlarının sonuç doğurmasının kesinleşme şartına bağlanmasının, ilgili personel grupları bakımından yargı denetimini etkisizleştireceğini söyledi.

Yeneroğlu, bu durumun idari yargı denetimini “kâğıt üzerinde” bırakabileceğini savundu.

İdareye geciktirme imkânı tanındığı savunuldu

Yeneroğlu, teklifin idareye stratejik bir geciktirme alanı açacağını ileri sürdü.

Açıklamasına göre idare, aleyhine verilen kararları istinaf ve temyiz aşamalarına taşıyarak göreve dönüşleri yıllarca erteleyebilecek. Bu durumda kanun yolu, hak arama aracı olmaktan çıkıp idarenin elinde geciktirme aracına dönüşebilecek.

Yeneroğlu, özellikle göreve iade davalarında yıllar süren yargılama süreçlerinin kişilerin meslek hayatı, ekonomik durumu ve sosyal yaşamı üzerinde ağır sonuçlar doğurabileceğini belirtti.

Adil yargılanma hakkı vurgusu

Yeneroğlu, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkına da atıf yaptı.

Milletvekiline göre adil yargılanma hakkı yalnızca dava açabilmeyi değil, mahkeme kararının makul sürede uygulanmasını da kapsıyor. Kararların icrasının yıllar sürecek kanun yolu süreçlerine bağlanması, mahkemeye erişim hakkını teorik hale getirebilir.

Yeneroğlu, düzenlemenin Türkiye açısından Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde yeni ihlal alanları doğurabileceğini de savundu.

Güvenlik gerekçesiyle ölçülülük tartışması

Yeneroğlu, milli güvenliğin korunmasının meşru bir amaç olduğunu ancak bu gerekçenin anayasal güvenceleri askıya almak için kullanılamayacağını ifade etti.

Milletvekili, idarenin somut güvenlik riski bulunan haller için daha ölçülü araçlara sahip olduğunu söyledi. Görev yeri değişikliği, geçici görevlendirme ve yürütmeyi durdurmaya itiraz gibi yöntemlerin kullanılabileceğini belirtti.

Yeneroğlu’na göre tüm bir personel grubu için mahkeme kararlarının uygulanmasını kategorik biçimde askıya almak ölçülülük ilkesine aykırı sonuçlar doğurabilir.

Komisyon sürecine de itiraz etti

Yeneroğlu, düzenlemenin görüşüldüğü komisyona da itiraz etti. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun idari yargının temel usul kanunu niteliğinde olduğunu hatırlattı.

Mahkeme kararlarının sonuçları ve uygulanmasına ilişkin böyle bir düzenlemenin esasen Adalet Komisyonu’nda görüşülmesi gerektiğini savundu.

Yeneroğlu, yargı sistemine ilişkin köklü bir müdahalenin hukukçu milletvekillerinin bulunduğu Adalet Komisyonu’ndan geçirilmeden yasalaştırılmaması gerektiğini belirtti.

7. maddenin tekliften çıkarılması çağrısı

Yeneroğlu, açıklamasının sonunda teklifin 7. maddesinin Genel Kurul görüşmelerinde metinden çıkarılması çağrısı yaptı.

Düzenlemenin hukuk devleti, eşitlik, adil yargılanma, idarenin yargı denetimi ve mahkeme kararlarının bağlayıcılığı ilkelerine aykırı olduğunu savunan Yeneroğlu, mahkeme kararlarının bağlayıcılığının hukuk devletinin asgari şartı olduğunu söyledi.

Milletvekili, yargı kararlarının uygulanmasını idarenin tercihlerine ve yılları bulabilecek kanun yolu süreçlerine bağlayan bir sistemde vatandaşların hukuk güvenliğinden söz edilemeyeceğini ifade etti.

www.sehitlerolmez.com