Ülkücüler ve İslamiyet, Ülkücüler ve Mukaddes Emanetler

Belki de Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm vatanseverlerle el ele verip, ülkeyi tümden kucaklar,  Türkiye’yi  İslam Aleminin  lideri haline getirir...

Ülkücüler ve İslamiyet, Ülkücüler ve Mukaddes Emanetler


Adalet Bakanı Abdülhamit  Gül, Twitter hesabından bir kınama mesajı yayınladı;

“Almanya'da bir camiye yapılan çirkin saldırı, müslümanlara yönelik ırkçı nefretin son örneğidir. Temelde insan hakları sorunu olan bu eylemi ve arkasındaki zihniyeti şiddetle kınıyorum.”

Bu mesajı görünce altına bir mesaj da ben yazdım; “Sayın Bakan  suç sadece onlar da mı, bizim, müslümanların hiç mi suçu yok?”  dedim.

Sayın Bakan'ın o mesajından bu yazıyı çıkardım.

Türkiye tarihinde ilk defa bir Türk vatandaşı  gazeteci Ukrayna’ya gidiyor. Ukrayna’da evlenip oraya yerleşiyor. Hayvancılıkla uğraşırken bir E-Ticaret sitesi kurarak internet üzerinden adaklık hayvan satıyor.

Adaklık hayvanlar Türkiye’de 250 -300 dolar iken,  Yusuf inan'ın şirketi 30 - 40 dolara adaklık koç, koyun satıyor.

Akıl hastalıkları ve kanser tedavisi  üzerinde çalışan bir grup  Alternatif Tıp Uzmanı da Ukrayna’da adak kestirip etini  Ukraynalı fakirlere bağışlıyor.

Adaklar, Ukrayna Nikolaev’de Süleyman Efendi adını taşıyan bir Kur’an Kursu’nda kesilip, etleri ve derileri  Kur'an Kursu'na bırakılıyor.

Lütfen buraya dikkat ediniz.

Türk Milleti’nin Kur’an öğretiliyor diye büyük saygı ve tazim gösterdiği Kur’an Kursu’na bağışlanan etleri,  Kur’an Kursu’nun hocası ve yöneticisi el ele verip  pazarda satıyor.

Türkçe konuştukları ve üç kez sürgün edildikleri için Türk Milleti’nin yüreğinde yara oluşturan Ahıskalılara ait köylere bağışlanan etleri de yine Ahıskalı Kur’an Kursu yönetisi kendi milletine parayla satıyor.

Böyle yapmayın, adak eti satılmaz, Türk Milleti bu etleri Kur’an Kursu’na ve Ahıska köylerine bağışladı dediğim için Ahıskalı Kur’an Kursu yöneticisi tarafından darp edildim.

Bu olayı  CİMER üzerinden bir dilekçe  ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a  bildirdim. Kur’an Kursu’na bağışlanan 141 inek ve dana, 450 koç ve koyun ile 50 keçinin  satıldığını yazdım.

Ukrayna Nikolaev ili çevresinde üç yakın köy, üç de uzak köy bulunuyor. Uzak ve yakın tüm Ahıska köylerine hane başı en az 250 – 300 kg et dağıttım.

(Yusuf İnan  Ahıskalıların sorunları haber yapmak için gittiği Ahıska Köyünde,  Ukrayna / Kostici'de... Ortada siyah tişörtlü...)

Sayın Adalet  Bakanı, Almanya’da camiye yapılan saldırıyı kınarken, Ahıska köylerine sırtında et taşıyan Türkiye Cumhuriyeti  vatandaşı bir gazeteciyi darp eden,  Kur’an Kursu’na ve Ahıska Köylerine bağışlanan etleri  kendi milletine ve pazarda satan Kur’an Kursu Ukrayna Sorumlusu Yakup Hoca ve Ahıskalı Kur’an Kursu Yöneticisi hakkında ne düşünür acaba?

Daha bitmedi.

Türkiye’ye ucuz et yedirme amacıyla, Ukrayna’dan Türkiye’ye ihracaat  için alınan 450 koyunu gasp eden, geri getirme karşılığında 3 bin dolar rüşvet isteyen Ahıska Çetesi hakkında ne düşünür?

Ahıska köylerine ve Ukraynalı fakirlere bedava et dağıtıyor. Yusuf İnan zengindir diye düşünerek, 25 bin dolar rüşvet isteyen Ahıska Çetesi’nden Ahıskalı Halil  K. ve Çeçen İsa Lejaev hakkında ne düşünür?

Ukrayna istihbarat görevlilerinin beyanına göre, Ahıska Çetesi’nin çocuk kaçırdığını, Türk iş adamlarını kaçırarak işkence ettiklerini, Türk iş adamından para almak, boş senet imzalatmak için bileklerini kestiklerini  okuyunca, Sayın Bakan Müslüman Ahıska Çetesi hakkında ne düşünür?

Ukrayna tarihinde bir ilk olarak kestiğimiz adak etlerini dağıtmak için Ukrayna devletinin isteği üzerine FOND İNAN adında bir kurum açtık. Bu kurum üzerinden  pasaport ve vergi numarasıyla  Ukrayna vatandaşı 15 bin emekli, dul, yetim ve fakire taze et dağıttık.  (Belgeler Ukrayna Vergi Dairesinde ve  İzmir Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki dosyada mevcut.)

FOND İNAN’ın girişinde Türk ve Ukrayna bayrakları vardı. Duvarlarında da Türk Bayrağı ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın fotoğrafları asılıydı.


Ahıska Çetesi, FOND İNAN’ın girişindeki Türk Bayrağı’nı kaidesinden sökerek çöp konteynerine attı. FOND İNAN’ın duvarlarındaki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın portrelerini tam dört kez indirtti.

Sayın Bakan bunları duyunca ne hisseder, ne düşünür?

Ahıska Çetelerini dinleyen, onlarla işbirliği yapan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni, Devlet Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı yanıltan, kumpas kuran, dünya çapında küçük düşüren, itibarsızlaştıran Odessa Başkonsolosu ve devlet görevlileri hakkında ne düşünür?

Ukrayna tarihinde ilk defa bir Türk Gazeteci Türk Milleti’ni şanına layık bir şekilde temsil ederken, BİMER VE CİMER’E yazılan dilekçeleri örtbas eden devlet görevlileri hakkında ne düşünür?

Türk Milleti’nin gözbebeği MİT’e, Ukrayna’da SAHTE FETÖ OPERASYONU düzenleterek, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ve Devlet Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a DÜNYA ÇAPINDA  İTİBAR SUİKASTİ düzenleyenler hakkında ne düşünür?

Almanya’da bir camiye yapılan saldırı mı, daha esef verici,  Ahıska Çeteleri’nin Ukrayna’da Türk bayrağını kaidesinden sökerek çöp konteynerine  atması mı?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın fotoğraflarını duvardan tam dört kez indirtmesi mi?

Yusuf İnan ve ailesi beş yıl içinde Ukrayna’da Türkiye ve Recep Tayyip Erdoğan rüzgarı estirmişti. Tüm Ukrayna, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ukraynalı fakirlere yaptığı yardımı konuşuyordu. Ukrayna halkı Türkiye’ye ve Başkan Erdoğan’a hayranlıklarını dile getiriyordu. Ukrayna gazeteleri ve televizyonları  Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nın Ukrayna’da yaptığı yardımları HABERLEŞTİRİYORDU.

Ukrayna Devleti, Ukrayna Halkı FOND İNAN’ın  Türk Gazeteci ve Ukraynalı eşi tarafından kurulduğuna inanmıyordu.

Bu işin arkasında Erdoğan var diye düşünüyordu. Zaten FOND İNAN’ın girişinde Türk Bayrağı, içinde de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çerçeveltilmiş portreleri yer alıyordu.

Ukraynalıların böyle düşünmesi çok doğaldı.

Bu nedenle de hem Türkiye’ye, hem de Cumhurbaşkanı Erdoğan’a büyük minnettarlık duyuyorlardı.

O büyü 12 Temmuz 2018 sabahı bozuldu.  Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ve Devlet Başkanı Erdoğan’a kurulan kumpas ve itibar suikasti bir anda dünya medyasında manşetlere yansıdı.

"Türkiye, Cumhurbaşkanı Erdoğan Ukrayna’dan gazeteci kaçırdı" haberleri dünya medyasında büyük tepki ve şaşkınlıkla karşılandı.

- Ukrayna’dan kaçırılan gazeteci  Ak Parti kurucusu.
- 22 yıllık Şehit Ailelerinin haklarını savunan Ülkücü gazeteci.
- Başbakan Erdoğan’ı  İzmir Şehit Aileleri ile buluşturan gazeteci.
- Türkiye’yi Ukrayna’da temsil eden bir gazeteci. 
- Ukrayna’da Türk bayrağını dalgalandıran bir iş adamı.

- En üzücü olanı da FETÖ mağduru.

FETÖ NEREDE?

Dikkatinizi çekerim.  MİT adı kullanılarak, Ukrayna’da dünya çapında sansasyon yaratan bir operasyon düzenleniyor, İzmir Cumhuriyet Savcılığı’nın hazırladığı dosyada bir tane suç unsuru yok.  Suç teşkil eden bir fiil ve kanıt yok.

Sayın Adalet Bakanı  o dosyayı yakından biliyor. Cumhuriyet Savcısı kendini kurtarmak için dosyada tahrifat yaptı. Ağır Ceza Mahkemesi tahrifat yaptı.

Hala suç yok ama ceza var.  

Sayın Bakan Almanya’da camiye yapılan basit bir saldırı nedeniyle kınama mesajı yayınlıyor.

Adamlar, Türk Milleti’nin gözbebeği MİT’e dünya çapında İTİBAR SUİKASTİ düzenliyor, Sayın Bakan sessiz kalıyor.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne, Devlet Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a İTİBAR SUİKASTİ düzenliyor, dünya çapında ülkemizi küçük düşürüyor, Sayın Bakan yine sessiz kalıyor.

Ahıska Çetesi  Ukrayna’da cirit atıyor,  Türk iş adamlarına Ukrayna'da ticaret yapma imkanı vermiyor, Sayın Bakan yine sessiz kalıyor.

Tüm bu süreçleri ve mağduriyetleri yaşayan İnan Ailesi ve Yusuf İnan 23 aydır Ukrayna’daki evine, ailesine, beşikte bıraktığı Elif ve Ayşe bebeklere dönemiyor, Sayın Bakan yine sessiz kalıyor. 


Sayın Bakan, Aşık Mahzuni’ni ölüm yıldönümü nedeniyle Twitter’da çok anlamlı bir mesaj  daha yayınlamış;

"Güneşe saygıdandır, Çiçeğin boyun eğmesi Bütün aşklardan yücedir, İnsanın insan sevmesi" Halk ozanımız Mahzuni Şerif'i saygıyla anıyoruz... 

Adalet Bakanlığı'nın; 

Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne,

Devlet Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'a,

Türk Milleti'nin gözbebeği MİT'e İTİBAR SUİKASTİ düzenleyenleri, Türkiye'yi dünya çapında küçük düşürenleri araştırması, soruşturması,  suçluları bulup adalete teslim etmesi gerekmiyor mu?

Ülkücüler ve İslamiyet, Ülkücüler ve Mukaddes Emanetler

Yusuf İnan, Ülkücü gelenekten geliyor. Başbuğ Türkeş Ankara Mevki Hastanesi’nde tutuklu koğuşunda yatarken, kendisini ziyaret eden lise öğrencisi Yusuf İnan’dı.

Bakınız, Ülkücü gelenekten gelen Yusuf İnan;

- Türkiye’de 1998 yılında Şehit Aileleri’nin haklarını savunmak için www.sehitlerolmez.com’u kuruyor.  (22 yıldır  yayında)

- Başbakan Erdoğan ve Bakanların şehit cenazelerinde yuhalandığı bir dönemde Şehit Ailelerini ikna ederek Başbakan Erdoğan'ı İzmir Şehit Aileleri  ile buluşturuyor. Ülkede kaos çıkarmak isteyenlerin oyununu bozuyor.

- Ukrayna'ya gidiyor, iş kuruyor. Kurduğu işi ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni temsil ediyor. Ukrayna’da Türk bayrağını dalgalandırıyor, Türk Milletini ve Devlet Başkanı Erdoğan’ı onurlandıracak işler yapıyor.

- Ukrayna’ya Türk Milleti’nin mührünü vuruyor.

- Ukrayna’da yaşayan Türkçe konuşan tüm topluluklara, müslümanlara, din ve dil ayrımı yapmadan Ukraynalı fakirlere Türkiye adına,  Türk Milleti adına, Cumhurbaşkanı Erdoğan adına yardım ediyor,  Türk Milleti'nin bağışladığı adak etlerini dağıtıyor. Onlara sahip çıkıyor.

- Ukrayna Nikolaev çevresinde bulunan tüm Ahıska köylerinin mescitlerinin onarımı için cami imamı Reşit Züffarov ve oğlu Ravşan Züffarov’a  kendi cebinden nakit para ve küçük bir cami yaptıracak kadar dana derisi veriyor. (Ahıskalı Cami Hocası nakit paraları ve dana derilerini  ne kendi camilerinin onarımında kullanıyor, ne de çevre köylerin camilerine veriyor.)

- Ahıskalıların serzenişlerini haber yaparak Türkiye’ye kabul edilmelerini sağlıyor.

Gelelim müslümanlara;

Adına Hizmet Hareketi denilen bir dini cemaat, insanlara zulm ediyor,  telefonları dinliyor, ofisleri dinliyor, adliyeye fesat karıştırıyor, haksız ve hukuksuz  onlarca soruşturma ve dava açtırıyor, devletin işleyiş sistemini kilitliyor. En son  15 Temmuz Hain Darbe Girişimi ile FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜ  ilan ediliyor.

Ola ki, 15 Temmuz kumpas olsun, kurgu olsun, Kılıçdaroğlu’nun söylediği gibi "kontrollü darbe" olsun.  Ben kendi yaşadıklarımı alt alta sıraladığımda bu yapı, ibadet kısmı, halk tabakası, hiçbir şeyden haberi olmayan kesim dışındaki yöneticiler dini bir cemaat değil, Hz Peygamberin izinden sapmış  harici bir güruhtur, terör örgütü'dür.

Hz. Peygamberin izinden gittiğini iddia edenler; masum bir insana iftira atmazlar. Şirketlerini batırmak için çalışmazlar. Adliyeler üzerinden Mobbing uygulatmazlar. Haksız ve hukuksuz soruşturma ve dava açtırmaz, insanların gizlisini araştırmaz, telefonlarını, evini ve ofisini yasa dışı dinletmezler.

İnsanların ekmek tekneleriyle uğraşmaz, insanların helal rızkına çökmezler.

İnsanlara zulm etmezler. 

Dünya çapında güçlü bir ağı olan Cemaat, basit bir dokunuşla bir anda yıkılmışsa, Allah’ın gayretullahına dokunan işler yapmış demektir.

*

- Ben bir Ülkücü olarak, Ukrayna’da binlerce adak kestim. İnek, dana, koyun ve koç kestim. Adak etlerinden bir kg eti kendi evime götürmedim.

Kur’an Kursu Yöneticisi ve Hocası ise adak etlerini sattığı gibi, parasını da Kur’an Kursu kasasına resmi veya gayri resmi girmedi.

Bu örnekleri vererek dini cemaatleri veya tarikatları kötü göstermek niyetinde değilim. Kötü niyetli olsam tırlar dolusu eti Kur'an Kursu'na güvenip vermezdim. 

Sayın Bakan Almanya’da camiye yapılan saldırıyı kınarken, ben de müslümanlar  bu halde, demek istedim.

Müslümanların Hz. Peygamber’in çizgisinde olmadığını anlatmak istedim.

Türkiye’nin ekonomik ve Korona krizleriyle sarsıldığı bir dönemde yapılan anketlere göre, Türk Milleti yüzünü Ülkücülere, Milliyetçilere çeviriyor, Ülkücülerden medet bekliyor.

Bu süreç, MHP’nin eski Genel Sekreteri  Ömer Haluk Primoğlu’nun yıllar önce bana anlattığı rüyasını hatırlattı. 

Haluk Pirimoğlu rüyasında eski ve yeni Ülkücülerden oluşan bir kafilenin Yavuz Sultan Selim’in İstanbul’a getirdiği Kutsal Emanetleri  tekraren omuzlarında Türkiye’ye getirdiklerini görüyor.

Tarihi vesikalara göre;

"1517 senesinde Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim Han'ın Mısır'ı fethinden sonra ise hilafet Osmanlı Devleti'ne geçti. Devrin halifesi olan Musa el-Mütevekkil Alallah, Mısır'ın fethi sonrasında, padişah ile görüştü ve Sultan Selim lehine halifelikten feragat etti, padişah ile birlikte İstanbul'a geldi." 

Kim bilir, belki de, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip  Erdoğan, tüm vatanseverlerle el ele verip, ülkeyi tümden kucaklar,  Türkiye’yi  İslam Aleminin  lideri haline getirir...

YUSUF İNAN / ŞEHİTLER ÖLMEZ

www.sehitlerolmez.com

Twitter@Yusufinan2023

İnstagramyusufinan2023