Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52’nci yılında gaziler yaşadıklarını anlattı
Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52’nci yılında gaziler, paraşütle inişten deniz çıkarmasına kadar cephede yaşadıkları ölüm kalım mücadelesini anlattı.
Ahmet Taş | Şehitler Ölmez
LEFKOŞA, KKTC — Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52’nci yıl dönümünde, 1974’te paraşütle ve denizden adaya çıkan gaziler, yoğun ateş altında yaşadıkları çatışmaları ve silah arkadaşlarının kayıplarını anlattı.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı kapsamında Lefkoşa Şehitler Anıtı ve Yavuz Çıkarma Plajı başta olmak üzere çeşitli noktalarda anma törenleri düzenlendi. Millî Savunma Bakanlığı da harekâtın 52’nci yıl dönümünde şehitleri ve hayatını kaybeden gazileri andı.
NTV muhabiri Osman Terkan’ın hazırladığı “Barış İçin Savaşanlar Anlatıyor” belgeselinde konuşan Kıbrıs gazileri, paraşütle inişten helikopter harekâtına, deniz çıkarmasından cephede yaşanan yaralanmalara kadar hafızalarında kalan anları aktardı. Belgesel, harekâtın 50’nci yılı dolayısıyla hazırlanmıştı.
Paraşütçüler yoğun ateş altında adaya indi
20 Temmuz 1974 sabahı Kıbrıs’a ulaşan ilk birlikler arasında paraşütçüler yer aldı. Uçaklardan atlayan askerler, henüz havadayken tüfek, uçaksavar, havan ve topçu ateşiyle karşılaştı.
Belgeselde konuşan gazilerden biri, paraşütle indiği sırada mermilerin çevresinden geçtiğini hissettiğini belirterek, “Mermi seslerinin sağımda ve solumda geçtiğini duyuyordum” sözleriyle yaşadığı anları anlattı.
Paraşütçü birliklerde daha yere ulaşamadan şehit olan ve yaralanan askerler bulunduğunu aktaran gaziler, açık arazide yapılan inişin harekâtın en tehlikeli aşamalarından biri olduğunu ifade etti.
Hava indirme birliklerinin temel görevi, Lefkoşa çevresindeki stratejik noktaları kontrol altına almak ve daha sonra denizden çıkarma yapan birliklerle birleşmekti.
Komandolar Beşparmak Dağları’nı aşarak ovaya ulaştı
Paraşütçü birliklerin ardından komandolar helikopterlerle adaya taşındı. Gazilerin anlatımına göre helikopterler Girne üzerinden ilerlerken kentte sirenler çalıyor, Türk savaş uçakları Beşparmak Dağları çevresindeki hedeflere hava harekâtı düzenliyordu.
Komando birlikleri Beşparmak Dağları’nı geçerek Girne ile Lefkoşa arasındaki geniş Mesarya Ovası’na indirildi. Ancak inişin hemen ardından birliklerin çevresine havan mermileri düşmeye ve çeşitli noktalardan ateş açılmaya başladı.
Gaziler, helikopterlerden indikten sonra birliklerin kısa sürede savunma düzenine geçtiğini ve belirlenen hedeflere doğru ilerlediğini anlattı.
Denizden çıkarma Girne’nin batısında başladı
Harekâtın deniz aşamasında piyadeleri ve askerî araçları taşıyan gemiler, Girne’nin batısındaki çıkarma bölgesine yöneldi. Bugün Yavuz Çıkarma Plajı olarak bilinen bölgede gerçekleştirilen çıkarma, harekâtın en kritik aşamalarından biri oldu.
Denizden çıkan birlikler yoğun havan, topçu, makineli tüfek ve uçaksavar ateşiyle karşılaştı. Gazilerden biri, çıkarma sırasında haberleşme imkânlarının sınırlı olduğunu ve özellikle havan atışlarının birliklerin hareketini zorlaştırdığını aktardı.
Harekât planına göre denizden çıkarılan birliklerin, havadan indirilen paraşütçü ve komandolarla birleşmesi öngörülüyordu. Birleşmenin ardından kontrol altına alınan bölgenin genişletilmesi ve Kıbrıs Türk toplumuna yönelik tehdidin ortadan kaldırılması hedefleniyordu.
Gaziler yaralandıkları anları unutmadı
Belgeselde yer alan tanıklıklar, çatışmaların şiddetini de ortaya koydu. Bir gazi, yoğun ateş altında ilerlerken omzundan vurulduğunu ancak bulunduğu bölgede çatışma devam ettiği için bir süre sesini çıkaramadığını anlattı.
Bir başka gazi ise yakınlarına düşen havan mermisinin birliğini dağıttığını, patlamanın ardından geçici olarak işitme kaybı yaşadığını ve yüzüne dokunduğunda kan içinde olduğunu fark ettiğini söyledi.
Patlamalar sırasında askerlerin yanı sıra birliklere yol gösteren Kıbrıslı Türk mücahitler de yaralandı ve hayatını kaybetti. Gaziler, yaralı askerlerin “komutanım”, “anne” ve “baba” diye seslendiği anların aradan geçen yıllara rağmen hafızalarından silinmediğini ifade etti.
Harekât iki ayrı safhada gerçekleştirildi
Kıbrıs Barış Harekâtı’nın ilk safhası 20-22 Temmuz 1974 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Birleşmiş Milletlerin ateşkes çağrısının ardından 22 Temmuz’da çatışmalar geçici olarak durdu.
Cenevre’de yürütülen görüşmelerden sonuç alınamaması üzerine ikinci harekât, “Ayşe tatile çıksın” parolasıyla 14 Ağustos’ta başladı ve 16 Ağustos 1974’te sona erdi.
Harekâtın iki safhasında Türk Silahlı Kuvvetlerinden 498 asker şehit oldu, yaklaşık 1.200 asker gazi oldu. Kıbrıs Türk tarafında ise 70 mücahit şehit düşerken 270 sivil hayatını kaybetti ve yaklaşık 1.000 kişi yaralandı.
Şehitler ve gaziler 52’nci yılda anıldı
Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52’nci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen törenlerde, harekâtta şehit olan Türk askerleri ve Kıbrıslı Türk mücahitler anıldı.
Millî Savunma Bakanlığı yayımladığı mesajda, Kıbrıs Türk halkının güvenliği ve özgürlüğü için mücadele eden şehitleri rahmetle, gazileri minnetle andığını bildirdi. KKTC’deki anma programlarında da şehitlikler ve harekâtın başladığı Yavuz Çıkarma Plajı ziyaret edildi.
Gazilerin anlattıkları, Kıbrıs Barış Harekâtı’nın askerî boyutunun yanı sıra cephede yaşanan kayıpları, yaralanmaları ve savaşın insan üzerindeki kalıcı etkilerini de bir kez daha gözler önüne serdi.
SehitlerOlmez.com













