16’sında idamla yargılandı, 36’sında vatan uğruna şehit oldu

Halil Kantarcı, 28 Şubat’ta idamla yargılanan, 15 Temmuz’da Çengelköy’de darbecilere karşı can veren kahramanlardan biri. Evlatlarını ümmete emanet ederek şehit oldu.

16’sında idamla yargılandı, 36’sında vatan uğruna şehit oldu

16’sında idamla yargılandı, 36’sında vatan uğruna şehit oldu

ŞEHİTLER ÖLMEZ / TÜRKİYE

28 Şubat’ta idam tehdidiyle hapse atıldı, 15 Temmuz’da milleti için can verdi

Halil Kantarcı, Türkiye’nin yakın tarihine damga vuran iki karanlık dönemin tanığıydı. Biri 28 Şubat, diğeri 15 Temmuz. Henüz 16 yaşındayken idealleri yüzünden idamla yargılandı, yıllarca hapis yattı. Suçsuzluğu ortaya çıktığında hayatına kaldığı yerden devam etti. Ama vatanı bir kez daha tehdit altına girdiğinde bu kez hiç düşünmeden meydanlara çıktı. Çengelköy’de darbeci askerlerin açtığı ateşle şehit düştü. Geride ise “Onları ümmete emanet ediyorum” diyerek vedalaştığı ailesi kaldı.

İmanla başlayan bir hayat, cesaretle taçlanan bir son

36 yaşındaki Halil Kantarcı, 15 Temmuz 2016 gecesi darbe girişimini duyduğunda İstanbul Çengelköy’de ailesiyle birlikte evindeydi. Eşi Ayşe Kantarcı, dışarı çıkmaması için yalvardı ama Halil kararını vermişti: “Bana bir şey olacaksa evde de olur. Hakkını helal et.” Çocuklarını tek tek öpüp helallik aldı ve sokağa çıktı. Milli iradenin yanında durmak istiyordu. Çengelköy Karakolu’nun basıldığını duyunca doğruca oraya gitti. Halkla birlikte darbeye karşı durdu. FETÖ mensubu askerlerin açtığı ateşle iki kurşunla yere yığıldı. Kaldırıldığı Ümraniye Atlas Hastanesi’nde şehit oldu.

Yıllarca hapis yattı, sonunda haklılığı ortaya çıktı

Halil Kantarcı, 28 Şubat postmodern darbe sürecinde Milli Gençlik Vakfı’na üye olduğu ve bazı iş yerlerine saldırdığı iddiasıyla gözaltına alındı. Henüz 16 yaşındayken terörle mücadele ekiplerince alıkonuldu. Aylarca işkence gördü. Delilsiz ve temelsiz suçlamalarla 10 yıla yakın cezaevinde kaldı. DGM’nin verdiği idam tehdidine rağmen inancından vazgeçmedi. En sonunda suçsuzluğu anlaşıldı ve beraat etti.

“Eşimi ve çocuklarımı ümmete emanet ediyorum”

Kardeşi Kadir Kantarcı, ağabeyinin şehadeti sırasında sarf ettiği sözleri şöyle aktardı: “Eşimi ve çocuklarımı çok seviyorum. Onları ümmete emanet ediyorum.” Bu cümle, Halil Kantarcı’nın sadece bir aile babası değil, aynı zamanda bir dava adamı olduğunun kanıtıydı. Geride dokuz yaşındaki oğlu Ali Cihad, iki buçuk yaşındaki kızı Zeynep Serra ve henüz dokuz aylık bebeği Ömer Tarık’ı bıraktı.

Fatih Camii’nden ümmete vedası

Şehidin cenaze namazı Fatih Camii’nde kılındı. On binlerin katıldığı törenin ardından Çengelköy Mezarlığı’na defnedildi. Kantarcı’nın şehadeti, adaletin ve özgürlüğün sembolü haline geldi.

İsmi yetimhaneden okul tabelalarına uzandı

Halil Kantarcı'nın anısını yaşatmak için pek çok sosyal proje hayata geçirildi. Sri Lanka’da 9 sivil toplum kuruluşunun desteğiyle adına bir yetimhane açıldı. Ayrıca İstanbul Üsküdar’da bir anaokulu ve İzmir Kemalpaşa’da bir Anadolu imam hatip lisesine ismi verildi.

15 Temmuz’un Çengelköy cephesi: Darbenin karşısında halk vardı

O gece Çengelköy, direnişin kalelerinden biri oldu. Darbeci askerlerin baskın girişimlerine halk barikatlarla karşılık verdi. Ancak hainlerin kurşunlarıyla çok sayıda sivil şehit oldu. Halil Kantarcı da o barikatların en önündeydi. Çocuklarını ardında bırakırken milletin çocukları için canını verdi.


www.sehitlerolmez.com