AB, Ukrayna ve Moldova’nın üyelik sürecini birlikte yürütmek istiyor

AB, Macaristan’ın vetosuna rağmen Ukrayna ve Moldova’nın üyelik dosyalarını birlikte yürütme yaklaşımını koruyor; Kopenhag’daki toplantıda “ayrıştırma” çağrılarına karşı birlik ve güvenlik gerekçeleri öne çıktı.

AB, Ukrayna ve Moldova’nın üyelik sürecini birlikte yürütmek istiyor

AB, Ukrayna ve Moldova’nın üyelik sürecini birlikte yürütmek istiyor

ŞEHİTLER ÖLMEZ / KOPENHAG, DANİMARKA

Brüksel’den “ayrıştırmaya direnç”: Güvenlik mesajı ve siyasi sembolizm

Avrupa Birliği, Ukrayna ve Moldova’nın üyelik başvurularını birbirinden ayırma çağrılarına karşı çıkıyor. Brüksel’e göre dosyaların paralel ilerlemesi, artık güvenlik garantilerinin bir parçası olarak görülen Kiev’e verilecek stratejik desteğin temel unsuru. Macaristan’ın Ukrayna’ya yönelik vetosu, süreci fiilen tıkarken, aynı engelin Moldova’nın teknik ilerlemesine de set çekmesi AB içinde rahatsızlık yaratıyor.

Kopenhag hattı: “Ukrayna’yı yalnız bırakmayacağız”

Avrupa İşleri bakanları Kopenhag’daki gayriresmî toplantıda çıkmazı ele aldı. Danimarka Avrupa İşleri Bakanı Marie Bjerre, “Genişleme konusundaki yeni ivmenin sebebi Ukrayna’dır… Ukrayna’yı yalnız bırakmak adil olmaz. Onunla birlikte ilerlememiz gerekiyor,” dedi. Hem Kiev hem de Kişinev’in demokrasi, insan hakları, yargı ve kamu ihaleleri gibi başlıklarda ilk müzakere kümesini açmak için gerekli teknik kriterleri karşıladığı, ancak yeni bir kümenin açılabilmesi için oybirliğinin şart olduğu vurgulandı.

Macaristan’ın vetosu: “Liyakate dayalı süreç” savunusu

AB Konseyi dönem başkanlığını yürüten Danimarka, “azami baskı” ile Budapeşte’yi ikna etmeye çalışacağını duyurdu. Macaristan temsilcisi János Bóka, ülkesinin Moldova’nın ilerlemesini desteklediğini söyleyerek, “Aday ülkeler arasında bağlantıya karşıyız; süreç liyakate dayanmalı,” ifadesini kullandı. Budapeşte; savaş, enerji güvenliği ve tarım gibi başlıklarda itirazlarını gündeme taşırken, vetosunu meşrulaştırmak için ulusal danışma süreci yürütüyor.

AB başkentlerinde tepki: “Kabul edilemez” tıkanma

Çıkmaz, diğer üye ülkeleri öfkelendirdi. İsveç Avrupa İşleri Bakanı Jessica Rosencrantz vetoyu “kesinlikle kabul edilemez” diye nitelendirirken, Fransa’dan Benjamin Haddad, Budapeşte’yi “iç politik nedenlerle” süreci bloke etmekle suçladı: “Macaristan’ın Ukrayna’ya yaptıkları, aslında reformlarda ilerleme kaydeden Moldova gibi diğer ülkeleri de etkiliyor.” Almanya’dan Gunther Krichbaum ise birlikte kalma yaklaşımına destek vererek, “Birleşik bir Avrupa, Rusya, Çin ve hatta ABD’ye karşı verilecek net bir cevaptır,” dedi.

Kişinev’in ikilemi: Seçimler, güvenlik ve “birlikte kalma” çağrısı

Moldova’da 28 Eylül’de yapılacak parlamento seçimleri, dosyaların ayrıştırılması tartışmasını alevlendirdi. AB içinde, Moldova’nın ilerlemesinin Moskova’nın seçimlere müdahale ve toplumu kutuplaştırma çabalarını bertaraf etmeye yardımcı olacağı görüşü güçleniyor. Toplantıya davet edilen Moldova Başbakan Yardımcısı ve Avrupa entegrasyonu sorumlusu Cristina Gherasimov, “Hem Moldova hem Ukrayna için bir çözümü sabırsızlıkla bekliyoruz… Güvenliğimiz ve üyelik yolumuz için istikrarlı bir Ukrayna’ya ihtiyacımız var,” diyerek dosyaların birlikte tutulmasını savundu.

Jeopolitik bağlam: Birlik mesajı ve Washington hattı

Üye ülkeler, ayrıştırmanın Macaristan’ın vetosunu meşrulaştıracağı ve AB’nin, ABD Başkanı Donald Trump’ın arabuluculuğunda yürütülen barış temasları sırasında vermek istediği birlik/destek mesajını zayıflatacağı görüşünde. Zaman zaman Trump’ın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in söylemlerini tekrar ettiği değerlendirmeleri Brüksel’de endişe yaratıyor. Polonya’dan Ignacy Niemczycki, Moldova’nın resmî bir “ayrıştırma” talebi olmadığını belirtirken, “Zamanı geldiğinde konuşmaya açığız; şu an Ukrayna’ya olumsuz değil, olumlu sinyaller göndermek istiyoruz,” dedi.

Kamuoyu denklemine Eurobarometer notu: Destek var, tereddüt de

AB Komiseri Marta Kos, “Ukrayna ve Moldova ödevlerini yaptı” diyerek kilidin acilen açılması gerektiğini söyledi. Kos’un aktardığı Eurobarometer’a göre AB vatandaşlarının yüzde 56’sı genel olarak genişlemeyi desteklerken, yüzde 26 “pek desteklemiyor”, yüzde 12 ise tamamen karşı. Ülke bazında Ukrayna’nın üyeliğine destek yüzde 52; karşı çıkanların oranı yüzde 41. Bu tablo, siyasal maliyet ile güvenlik gerekçeleri arasındaki dengenin, dosyaların birlikte ilerletilmesine yönelik kararlılığı güçlendirdiğine işaret ediyor.

Yol haritası: Teknik ilerleme var, siyasi çözüm bekleniyor

Brüksel’in hesabı, teknik kriterlerde kaydedilen ilerlemeyi resmî müzakere başlıklarına dönüştürmek ve böylece Kiev ile Kişinev’e geri döndürülemez bir perspektif sunmak. Kopenhag’daki temaslar, genişlemenin jeopolitik niteliğini teyit ederken, kararın kaderi üye devletlerin oybirliği eşiğinde belirlenmeye devam edecek. Ayrıştırmaya direnen çizgi, hem Ukrayna’ya güvenlik mesajı hem de Moldova’ya istikrar çıpası olarak okunuyor.


SehitlerOlmez.com’un daha fazla kişiye ulaşması için haberimizi paylaşarak destek olabilirsiniz.


Asker Vurulunca Değil, Unutulunca Ölür!
www.sehitlerolmez.com