ABD'nin İran savaşı Çin'i tartışmasız süper güç yaptı

Financial Times analizi, ABD'nin İran'la girdiği savaşın küresel ekonomik ve stratejik faydalarını en çok toplayan ülkenin Çin olduğunu ve Pekin'in "süper güç" konumunu perçinlediğini ortaya koydu.

ABD'nin İran savaşı Çin'i tartışmasız süper güç yaptı

Ahmet Taş | Şehitler Ölmez

İSTANBUL, TÜRKİYE — İngiliz finans gazetesi Financial Times'ta (FT) yayımlanan kapsamlı bir analize göre, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı savaşın küresel güç dengelerindeki asıl galibi açık ara Çin oldu.

ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin on milyarlarca dolar harcayarak ve stratejik mühimmat stoklarını eriterek yürüttüğü bu savaşın, Washington'ın en büyük küresel rakibi Pekin'in ekmeğine yağ sürdüğü belirtildi. Analiz; Çin'in devasa petrol rezervleri, Hürmüz Boğazı'ndaki özel "muafiyeti" ve ABD silah sanayisinin Çin'in nadir toprak elementlerine olan ölümcül bağımlılığı sayesinde bu krizden tartışmasız bir süper güç olarak çıkmasının kesinleştiğini rakamlarla ortaya koydu.

Çin'in kusursuz enerji hazırlığı

Normal şartlarda dünyanın en büyük petrol ithalatçısı olan Çin'in, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasından en büyük zararı görmesi bekleniyordu. Ancak FT'nin analizi, Pekin'in bu senaryoya karşı yıllardır hazırlık yaptığını gösterdi.

Habere göre Çin, 1,3 milyar varil ile halihazırda dünyanın en büyük acil durum petrol rezervine sahip durumda. Üstelik Çin, ithal ettiği doğalgazın neredeyse yarısını Rusya ve Türkmenistan'dan güvenli boru hatlarıyla sağlıyor. Goldman Sachs verilerine atıfta bulunulan habere göre, Çin'in toplam enerji tüketiminin sadece yüzde 6'sı Hürmüz Boğazı'ndaki kesintilere doğrudan maruz kalıyor. En çarpıcı detay ise, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı küresel ticarete kapatmasına rağmen, Pekin'in de aralarında bulunduğu "düşman olmayan" ortaklarla bağlantılı gemilerin geçişine özel izin vermesi oldu.

Savaş başladı, Çin 70 milyar dolar kazandı

Savaşın uzaması ve petrol fiyatlarındaki artış beklentisi, dünyanın en büyük yeşil enerji üreticisi konumundaki Çin'i durdurulamaz bir ticari güce dönüştürüyor.

Güneş paneli, batarya ve elektrikli araç bileşenleri dahil olmak üzere küresel yeşil teknoloji üretim kapasitesinin yüzde 70'ini elinde tutan Çin firmaları, savaşı şimdiden büyük bir fırsata çevirmiş durumda. FT'nin verilerine göre, ABD ve İsrail'in İran'a saldırmasından bu yana hızla artan yenilenebilir enerji talebi beklentisiyle, sadece Çin'in en büyük batarya üreticilerinin piyasa değeri 70 milyar dolardan fazla arttı.

ABD silahları için kritik '2 aylık stok' uyarısı

Haberdeki en sarsıcı iddialardan biri, savaş uzadıkça ABD'nin kendi silah üretiminde Çin karşısında nasıl köşeye sıkışacağına dair yapılan tespitler oldu.

Avrupa Dış İlişkiler Konseyi'nden Kıdemli Politika Uzmanı Agathe Demarais, mayıs ayında Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile ABD Başkanı Donald Trump arasında yapılması planlanan görüşme öncesinde Pekin'in elindeki devasa koza şu sözlerle dikkat çekti:

"Amerika'nın savaş çabaları için ihtiyaç duyduğu füzelerin, savaş uçaklarının ve diğer silahların birçoğu Çin yapımı nadir toprak elementleriyle çalışıyor. Ancak ABD'nin elinde sadece yaklaşık iki aylık stok kaldı."

Pentagon'un Tomahawk ve hava savunma füzelerini İran cephesinde hızla tükettiği bir ortamda, yeni füzelerin üretimi için zorunlu olan nadir toprak elementlerinin fiili olarak Çin'in tekelinde olması, Washington için stratejik bir kabus olarak değerlendiriliyor.

Petrodoların çöküşü, "Petroyuan"ın doğuşu ihtimali

FT'nin analizine göre savaş, ABD dolarının küresel petrol ticaretindeki uzun süreli hegemonyasını (Petrodolar sistemi) yıkma potansiyeli taşıyor.

Deutsche Bank Stratejisti Mallika Sachdeva, "Çatışma, petrodolar hakimiyetinin aşınması ve 'petroyuan'ın başlangıcı için tarihi bir katalizör olabilir" yorumunda bulundu. Haberde, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçiş izni vermek için bazı ülkelerle, ödemelerin Çin para birimi Yuan ile yapılması şartıyla gizli müzakereler yürüttüğü iddia edildi.

Çin Başbakanı Li Qiang'ın geçtiğimiz hafta 70'ten fazla küresel CEO'yu ağırlayarak Çin ekonomisinin güvenilirliğini vurgulaması, Pekin'in ABD'nin yarattığı savaş kaosuna karşı kendisini "istikrarlı bir liman" ve "savaş sonrası Orta Doğu'yu yeniden inşa edecek tek güç" olarak başarıyla konumlandırdığının en net kanıtı olarak gösteriliyor.

www.sehitlerolmez.com