ABD'nin Suriye'den çekilmesi Türkiye'nin konumunu nasıl etkiler?
ABD'nin Suriye'deki üslerini boşaltmaya başlamasıyla bölgede yeni bir dönem açılırken, Ankara'nın askeri varlığını sürdürme stratejisi ve Şam ile eşgüdümü öne çıkıyor.
Ahmet Taş | Şehitler Ölmez
ANKARA, TÜRKİYE — Suriye'de 2011 yılından bu yana askeri varlığını sürdüren ABD'nin ülkeden çekilme sürecine girmesi, bölgedeki güvenlik dengelerini ve Türkiye'nin askeri stratejisini yeni bir boyuta taşıyor.
Aralık 2024'te Baas rejiminin çöküşü ve Ahmed Şara liderliğindeki yeni yönetimin iş başına gelmesi, Washington'un bölgedeki varlığını radikal bir şekilde gözden geçirmesine neden oldu. ABD ordusu, Şubat ayı başında önce güneydeki el-Tanf, ardından kuzeydeki Şeddadi üslerini boşaltırken; son raporlar Haseke'deki Kesrak üssünün de terk edildiğine işaret ediyor. Boşaltılan bu stratejik noktaların Suriye ordusu tarafından devralındığı biliniyor.
Ankara'nın önceliği: YPG'nin sınır hattındaki varlığı
Türkiye, ABD'nin Suriye'den çekilmesi gerektiğini uzun süredir savunan ülkelerin başında geliyordu. Ankara'nın bu talebinin temelinde, ABD'nin IŞİD ile mücadelede "yerel ortak" olarak seçtiği ve ana omurgasını YPG'nin oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile olan iş birliğini sonlandırmak yatıyor.
Ankara, Amerikan askerlerinin çekilmesiyle YPG'nin sınır hattındaki konumunun zayıflayacağını ve terör örgütü olarak tanımladığı bu yapının tasfiye sürecinin hızlanacağını öngörüyor. 2019 yılında Donald Trump'ın çekilme talimatı Pentagon engeline takılmış olsa da, günümüzde SDG ile Şam yönetimi arasında Ocak 2026'da sağlanan mutabakatlar, Washington'un çekilme kararını daha uygulanabilir kılıyor.
IŞİD ile mücadelede Şam ve Ankara eşgüdümü
Amerikan askeri varlığının sona ermesi, IŞİD ile mücadelede sorumluluğun tamamen yerel aktörlere geçmesi anlamına geliyor. Suriye'nin 11 Kasım 2025'te IŞİD'le Mücadele Uluslararası Koalisyonu'na 90. üye olarak katılması, Şam'ın bu mücadelede ulusal liderliği üstlenmesinin önünü açtı. Türkiye, Suriye'nin bu adımını memnuniyetle karşıladığını belirterek Ağustos 2025'te imzalanan askeri iş birliği mutabakatı çerçevesinde Şam yönetimine eğitim ve ekipman desteği sağlamaya odaklanıyor.
Türkiye'nin Suriye'deki askeri varlığı sürecek mi?
ABD'nin aksine Türkiye'nin kısa vadede Suriye'den çekilme gibi bir planı bulunmuyor. Savunma Bakanı Yaşar Güler, Türk basınına yaptığı açıklamada, çekilme için net şartlar sundu:
"Terör örgütlerinin varlığının sona erdirilmesi, sınır güvenliğimizin sağlanması sonrasında, Suriye ordusu bulunduğumuz bölgelerde güvenliği tek başına tesis edebilecek imkan ve kabiliyete ulaştığı zaman Suriye'deki askeri varlığımız Suriye yönetimi ile yeniden değerlendirilebilecektir."
Diplomatik kaynaklar, Türkiye'nin Suriye ile paylaştığı uzun sınır hattının güvenliğinin tam olarak tesis edilmesinin en önemli koşul olduğunu vurguluyor. Kaynaklar, bölgede geçiş sürecinin devam ettiğini ve IŞİD tehdidinin hala ciddi bir düzeyde olduğunu belirterek, SDG ile Şam yönetimi arasındaki entegrasyon sürecinin Ankara'nın nihai kararı üzerinde belirleyici olacağını ifade ediyor.
Reuters'ın Akçakale'de kaydettiği görüntülerde de vurgulandığı üzere, bölgedeki askeri devinimler Ankara'nın güvenlik koridoru stratejisini doğrudan etkiliyor. Türkiye, Suriye ordusunun güvenlik sorumluluklarını tek başına üstlenecek altyapıya ulaşmasına kadar mevcut konumunu koruma kararlılığında.













