AİHM ve Anayasa Mahkemesi Kararları Uygulanmıyor
Türkiye’de hukukun işleyişine dair çarpıcı değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Adem Sözüer, Osman Kavala ve Can Atalay’ın hukuksuzca cezaevinde tutulduğunu belirtti. Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarının uygulanmadığını vurgulayan Sözüer, yargının siyasallaştığını ve hukukun fiilen askıya alındığını ifade etti.
Prof. Dr. Adem Sözüer: Osman Kavala da Can Atalay da cezaevinden kaçsalar 'meşru savunma' olur
YEREL GÜNDEM / TÜRKİYE
Son dönemde Türkiye'de hukuk alanında yaşanan gelişmeleri değerlendiren Prof. Dr. Adem Sözüer, Osman Kavala ve Can Atalay'ın hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutulduğunu belirterek, "Serbest bırakılmaları gerekirken hala içerideler. Eğer kaçarlarsa, bu hukuksuz bir firar değil, meşru bir savunma olur" dedi.
AİHM ve Anayasa Mahkemesi Kararları Uygulanmıyor
Sözüer, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi’nin defalarca verdiği ihlal kararlarının Türkiye’de uygulanmadığını hatırlatarak, “Bu kişiler hukuken cezaevinde tutulamaz. Ancak mahkeme kararları uygulanmadığı için haksız bir şekilde içeride tutuluyorlar. Eğer bir kişi, hukuka aykırı bir şekilde özgürlüğünden yoksun bırakılıyorsa, onun kaçması meşru bir savunmadır” dedi.
Ceza Hukuku Siyasi Baskı Aracı Olarak Kullanılıyor
Ceza hukukunun Türkiye’de siyasal iktidarı dizayn etmek için bir araç olarak kullanıldığını belirten Sözüer, "Ergenekon davalarından Fenerbahçe davasına, 17-25 Aralık sürecinden günümüz davalarına kadar, yargının siyasallaştırıldığı birçok örnek var. Bugün Can Atalay ve Osman Kavala gibi isimler de bu hukuk dışı uygulamaların kurbanı" ifadelerini kullandı.
Anayasa Mahkemesi Fiilen İşlevsiz Bırakıldı
Anayasa Mahkemesi'nin kararlarının uygulanmamasıyla fiilen işlevsiz hale getirildiğini vurgulayan Sözüer, "Yargıtay tarafından Anayasa Mahkemesi kararlarının tanınmaması, hukuk devletini bitirme girişimidir. Anayasa Mahkemesi, sadece Can Atalay davasında değil, birçok davada aldığı kararların uygulanmadığını gördü. Bu, yargının tamamen siyasetin kontrolüne girdiğini gösteriyor" dedi.
Türkiye’de Hukukun Askıya Alındığı Bir Dönem
Türkiye’de yargı bağımsızlığının ortadan kalktığını belirten Sözüer, “Anayasanın askıda olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği yasalar tekrar yürürlüğe konuyor, mahkeme kararları uygulanmıyor, yargının tüm mekanizmaları siyasi talimatlara göre çalışıyor. Bugün Türkiye’de hukuk, yürütmenin keyfine bırakılmış durumda” diye konuştu.
Kayyım Uygulamaları ve Hukuk Güvencesizliği
Kayyım atamalarının da hukuki bir dayanağı olmadığını belirten Sözüer, “HDP’nin kazandığı belediyeler hukuksuz şekilde kayyım yönetimine geçiriliyor. Türkiye’de seçimler demokratik bir süreç olmaktan çıktı, artık sadece bir oylama yapılıyor. Seçim güvenliği sağlanmadığı gibi, muhalefetin kazandığı belediyeler kayyımla gasp ediliyor” dedi.
Hukuka Dönüş İçin Siyasal İrade Gerekiyor
Türkiye’nin hukuka dönüş yapabilmesi için anayasa veya yasa değişikliğine değil, siyasi iradeye ihtiyaç duyduğunu ifade eden Sözüer, “Hukuk güvenliğinin olmadığı bir ülkede ekonomik istikrar da, siyasal istikrar da olmaz. Türkiye'de herkes hukuka dönüşü talep ediyor. Bu dönüşün sağlanması için hukukun uygulanmasını isteyen bir yönetim anlayışı gerekiyor” şeklinde konuştu.
KAYNAK: CANSU ÇAMLIBEL / T24













