AK Parti, Erdoğan'dan çalındı mı?
AK Parti'de yaşanan iç değişim, Erdoğan sonrası döneme dair tartışmaları alevlendirdi. Hakan Fidan ismi öne çıkarken, Devlet Bahçeli’nin çıkışları, Erdoğan’a destek mi yoksa liderliği devretmeye zorlama mı sorusunu akıllara getiriyor. Parti içindeki tasfiyeler, halk desteğindeki erime ve yeni anayasa süreciyle ilgili kritik bir siyasi analiz.
AK Parti'de Derin Sarsıntı: Yolun Sonu mu, Yeni Bir Dönüm Noktası mı?
YUSUF İNAN / ŞEHİTLER ÖLMEZ / TÜRKİYE
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, bir daha aday olmak istemediğine ilişkin açıklaması siyasi kulisleri karıştırırken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "Derdi vatan ve millet olan Cumhurbaşkanının yolundan caymaya hakkı yoktur" çıkışı tartışmaların seyrini bambaşka bir noktaya taşıdı.
Peki, Erdoğan bu açıklamayı neden yaptı? Bahçeli'nin bu kadar keskin bir çıkış yapmasının ardında ne var? Gerçekten bir destek mi, yoksa bir sürükleme stratejisi mi?
AK Parti'nin Değişimi: Erdoğan'dan Kopuş
AK Parti son dönemde kurucu kimliğinden uzaklaşan, halkla bağını zayıflatan bir çizgiye doğru kayıyor. Binali Yıldırım'ın "çaldılar" sözleriyle hatırlanan İstanbul seçimleri gibi, şu anki parti yapısı da "AK Parti, Erdoğan'dan çalındı" yorumlarına neden oluyor.
Parti içinde Bilal Erdoğan, Berat Albayrak, Süleyman Soylu ve Hulusi Akar gibi halk nezdinde karşılığı olan isimlerin tasfiye edilmesi dikkat çekiyor. Bu tasfiyelerin ardından Hakan Fidan ismi öne çıkıyor. Fidan'ın öne çıkmasıyla birlikte halk desteği belirgin şekilde azalmış gözüküyor.
Bahçeli'nin Stratejisi: Sadakat mi, Kontrol Hamlesi mi?
Devlet Bahçeli'nin "Erdoğan'a ihtiyacımız var" çıkışı, bir sadakat gösterisi mi yoksa kontrollü bir yönlendirme mi? Bahçeli'nin son yıllardaki siyasi manevraları dikkate alındığında, Cumhur İttifakı'nın yönüne şekil verme arzusunu yadsımak zor. Erdoğan'ın söz konusu açıklamasından sonra Bahçeli'nin bu kadar sert ve keskin bir çıkış yapması, Hakan Fidan'ın olası Cumhurbaşkanı adaylığına giden yolun da taşlarını döşemek olarak algılanabilir.
Parti İçi Dengeler: Yeni Bir Ekibin Yükselişi
Parti içinde "Türkan Saylan ekibi" olarak tanımlanan yeni bir yapının etkisi giderek artıyor. Pensilvanya'da FETÖ liderini ziyaret eden fotorğaf çektiren Şebnem Bursalı gibi tartışmalı isimlerin ön plana çıkması, AK Parti'nin ideolojik hattından uzaklaştığına dair yorumlara neden oluyor.
Ekrem İmamoğlu'yla ilişkili reklamcı Murat Kapki'nin kardeşi Ferhat Kapki'nin FETÖ ile ilişkisi ve bu çevrenin ödül alacak kadar öne çıkarılması, AK Parti'nin kontrolünü kimlerin eline bıraktığına dair soru işaretlerini büyütüyor.
Şebnem Bursalı'nın FETÖ ve Ekrem İmamoğlu ilişkisi kafaları karıştırıyor.
Yeni Anayasa Tartışmaları ve DEM Parti
Yeni Anayasa sürecinde DEM Parti'nin Cumhur İttifakı'na katılıyor gibi görünmesi, kamuoyunda ciddi bir rahatsızlık yaratmış durumda. Mehmetçiklerimizi şehit eden terör örgütü PKK ile ilişkili çevrelerden "fayda" umulması, milliyetçi tabanın tepkisini çekiyor.
Tunceli valisinin bu konudaki çıkışı, halk sessiz gibi görünse de aslında derin bir rahatsızlığın bulunduğuna işaret etti.
Cumhurbaşkanlığı Adaylığı Tartışması: Hakan Fidan mı Geliyor?
AK Parti içinde halk desteği olan tüm isimlerin tasfiye edilmesinin ardından, Hakan Fidan'ın yükseldiği görülüyor. Muhalif medya içinde Fidan için lobi yapan gazetecilerin artması da bu tezi güçlendiriyor.
Bahçeli'nin "seçimler zamanında yapılacak" vurgusu, bir yandan Erdoğan'ı yüreklendirme gibi dursa da, bir yandan da yeni lider arayışını gizleyen bir söylem olabilir.
Sonuç: AK Parti Hangi Yöne Evriliyor?
AK Parti, artık sadece bir parti değil; yeni bir siyasi mimarinin yeniden şekillendiği bir zemin haline geldi. Erdoğan'ın tasfiye edilip edilmediği ya da kendi iradesiyle mi çekileceği bilinmez ama ortada olan tek şey, AK Parti'nin ideolojik ve liderlik anlamında bir yol ayrımına geldiğidir.
AK Parti, "Erdoğan'ın partisi" olmaktan çıkıp yeni bir merkeze doğru mu yöneliyor? Bu soru, önümüzdeki dönemin en çok tartışılacak konularından biri olacak.
YUSUF İNAN / ŞEHİTLER ÖLMEZ













