Akdeniz'in Sırrı Çözüldü: 400 Yıllık Osmanlı Gemisi Silahları ve Hazineleriyle Gün Yüzüne Çıktı
Akdeniz'de 400 yıl önce batan bir Osmanlı gemisi bulundu. Türkiye'de kazısı yapılan ilk 17. yüzyıl batığı olan gemiden zengin askeri mühimmat, Çin porselenleri ve dönemin en büyük pipo koleksiyonu çıkarıldı.
Akdeniz'in Sırrı Çözüldü: 400 Yıllık Osmanlı Gemisi Silahları ve Hazineleriyle Gün Yüzüne Çıktı
BİLGE DOKTOR / ANKARA
Türkiye'nin denizcilik tarihi ve sualtı arkeolojisi için bir dönüm noktası niteliğindeki keşif Akdeniz'in derinliklerinde gerçekleşti. Karar gazetesinde yer alan habere göre, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın “Geleceğe Miras” projesi kapsamında yürütülen çalışmalar sonucunda, yaklaşık 400 yıl önce batan ve 17. yüzyıla tarihlenen bir Osmanlı gemisi gün yüzüne çıkarıldı. Türkiye'de kazısı yapılan ilk ve tek 17. yüzyıl Osmanlı batığı olma özelliğini taşıyan gemi, dönemin askeri, ticari ve gündelik yaşamına dair paha biçilmez bilgiler sunuyor. Batıktan çıkarılan yüzlerce eser, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi'nde sergilenecek.
Türkiye'de Bir İlk: 17. Yüzyılın Tek Osmanlı Batığı
Prof. Dr. Harun Özdaş başkanlığında yürütülen Kızlan Osmanlı Batığı Sualtı Kazısı, bilim dünyası için büyük bir heyecan yarattı. Yaklaşık 30 metre uzunluğunda ve 9 metre genişliğindeki ahşap gemi kalıntılarının, bir çatışma sonrası karaya oturup sancak tarafına yan yatarak battığı tespit edildi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, keşfin önemini sosyal medya hesabından şu sözlerle duyurdu: “Ecdadımızın izini sadece karada değil, denizlerde de sürüyoruz. Kızlan Osmanlı Batığı’nda ulaşılan silahlar, porselenler, satranç takımları ve diğer buluntular, yalnızca ülkemizin değil, dünya sualtı arkeolojisinin de en çarpıcı örneklerinden biridir.”
Savaş ve Ticaret Bir Arada: Zengin Askeri Mühimmat
Kazılarda ortaya çıkarılan buluntular arasında en dikkat çekici olanları, geminin askeri niteliğini ortaya koyan mühimmat koleksiyonu oldu. Gemi enkazından 30'dan fazla Osmanlı tüfeği, 3 binden fazla kurşun mermi, çok sayıda barutluk, tabanca, kılıç ve hançer çıkarıldı. Bunun yanı sıra, 50'nin üzerinde humbara (el bombası) bulunması, batığı Akdeniz'de bu ölçekte mühimmat taşıdığı belgelenen ilk örnek haline getirdi. Bu bulgular, 17. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun Akdeniz’deki askeri gücünü ve lojistik kapasitesini somut kanıtlarla gözler önüne seriyor.
Pipolar, Satranç Takımları ve Çin Porselenleri: Gündelik Hayatın İzleri
Askeri malzemelerin yanı sıra, gemi mürettebatının gündelik yaşamına dair de çok zengin bir koleksiyon keşfedildi. Bakır kaplar, ibrikler, kepçeler, seramik çömlekler ve tahta kaşıklar gibi mutfak eşyalarının yanı sıra, şimşir taraklar ve deri mataralar da bulundu. Envanterin en özel parçalarını ise Tophane üretimi 135 parçalık pipo koleksiyonu, iki adet satranç takımı ve bambu paketler içinde özenle korunmuş 40'tan fazla Çin porseleni oluşturuyor. Bu objeler, Türkiye karasularında bugüne dek bulunmuş en büyük sualtı koleksiyonları olma özelliğini taşıyor ve Osmanlı denizcilerinin sosyal hayatına dair önemli ipuçları veriyor.
Mühürler ve Kestaneler Tarihi Aydınlattı
Arkeologlar için en heyecan verici buluntulardan biri de geminin ve üzerindeki şahsın kimliğine ışık tutan üç adet mühür oldu. Okunabilen bir mühürde “Hüdabende Abdullah Ahmed” adı ve Hicri 1078 (Miladi 1667–1668) tarihinin yer alması, batığın kesin olarak tarihlendirilmesini sağladı. Ayrıca, gemi enkazında bulunan kestaneler, geminin bir kış mevsiminde battığına dair ilginç bir kanıt sundu. Dokuz Eylül Üniversitesi SUDEMER'in teknik altyapısıyla devam eden kazılarda elde edilen tüm eserlerin, restorasyon ve konservasyon çalışmalarının ardından Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’ne teslim edileceği bildirildi.
Etiketler: #Osmanlı #Arkeoloji #GemiBatığı #Akdeniz #Tarih #Keşif #Hazine #Bodrum













