Almanya istihbarata gizli ev girişi ve dijital müdahale yetkisi planlıyor
Almanya’daki taslak, iç istihbarata bilişim sistemlerine müdahale, konutlara gizli giriş ve 16 yaşındaki muhbirleri kullanma yetkisi öngörüyor.
Ahmet Taş | Şehitler Ölmez
BERLİN, ALMANYA — Almanya İçişleri Bakanlığının hazırladığı yasa taslağı, iç istihbarat teşkilatına bilişim sistemlerine müdahale etme, verileri değiştirme ve belirli şartlarda konutlara gizlice girme yetkisi vermeyi öngörüyor.
İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt’in hazırlattığı düzenleme, Federal Anayasayı Koruma Teşkilatının, Almanca adıyla Bundesamt für Verfassungsschutz’un yalnızca bilgi toplayan ve değerlendiren bir kurum olmaktan çıkarak tehdit olarak sınıflandırılan faaliyetlere doğrudan müdahale edebilmesini amaçlıyor.
Taslak henüz yürürlüğe girmiş bir yasa değil. Metnin önce federal kabinede kabul edilmesi, ardından Federal Meclis Bundestag’daki yasama sürecinden geçmesi gerekiyor. Milletvekilleri görüşmeler sırasında düzenlemeleri değiştirebilir, çıkarabilir veya yeni denetim şartları ekleyebilir.
İstihbaratın rolünde köklü değişiklik öngörülüyor
Mevcut yapıda BfV’nin temel görevleri, anayasal düzene yönelik tehditler hakkında bilgi toplamak, bu bilgileri değerlendirmek ve yetkili makamları bilgilendirmekten oluşuyor. Yeni taslak ise teşkilata tehdit olarak gördüğü süreçlere aktif ve gizli biçimde müdahale etme yetkileri kazandırmayı hedefliyor.
Taslağın gerekçesinde Almanya’nın iç ve dış güvenlik ortamının ağırlaştığı savunuluyor. Siber saldırılar, sabotaj girişimleri, casusluk faaliyetleri ve yabancı ülkelerin yürüttüğü etki operasyonları, genişletilmek istenen yetkilerin temel gerekçeleri arasında gösteriliyor.
Düzenleme kabul edilirse teşkilat, yalnızca saldırı hazırlığına ilişkin bilgi toplamakla kalmayacak; saldırılarda kullanılan bilgisayar, sunucu, telefon ve başka teknik araçların çalışmasını bozabilecek veya bunları kullanılamaz hâle getirebilecek. Taslak bu yönüyle BfV açısından bir “paradigma değişikliği” olarak değerlendiriliyor.
Reuters’ın incelediği metne göre reform, Almanya’nın iç ve dış istihbarat servislerinin hukuki çerçevesini yenileyerek özellikle siber ve hibrit tehditler karşısında kurumlara yalnızca izleme değil, operasyonel müdahale yeteneği kazandırmayı amaçlıyor.
Veri akışları durdurulabilecek veya değiştirilebilecek
Taslakta yer alan en tartışmalı düzenlemelerden biri, dijital iletişime doğrudan müdahaleye ilişkin hükümler.
BfV’nin belirli şartlar altında veri akışlarını yönlendirebilmesi, durdurabilmesi veya iletişim içeriğini değiştirebilmesi planlanıyor. Bu yetki yalnızca mesajları değil, teknik sinyalleri, yazılım dosyalarını ve başka dijital içerikleri de kapsayabilecek.
Metinde tehdit amacıyla saklandığı değerlendirilen bilgilerin silinmesi veya değiştirilmesi ile operasyonun taraflarına yanlış bilgi aktarılması da “koruyucu tedbirler” arasında sayılıyor. Böylece teşkilat, hedef alınan bir sistemi yalnızca gözlemlemek yerine sistemdeki verileri değiştirebilecek veya yanıltıcı içerikler yerleştirebilecek.
Reuters’a göre yetkiler, özellikle yabancı devletlerle bağlantılı büyük siber operasyonlarda saldırganların altyapısına girmek, araçlarını devre dışı bırakmak ve verileri silmek amacıyla kullanılabilecek. Taslakta ayrıca çevrim içi arama ve kaynak telekomünikasyon gözetimi için devlet tarafından kullanılan casus yazılımlara ilişkin yeni hükümler bulunuyor.
Eleştirilerin önemli bir bölümü, bir istihbarat kurumuna dijital verileri değiştirme yetkisinin verilmesinin delillerin bütünlüğü ve kişilerin haksız biçimde şüpheli duruma düşürülmesi bakımından oluşturabileceği risklere odaklanıyor.
Belirli şartlarda konutlara gizlice girilebilecek
Düzenlemenin özel yaşam açısından en ağır sonuçlar doğurabilecek bölümlerinden biri, BfV’ye konutlara içeride yaşayanların bilgisi olmadan girme yetkisinin verilmesi.
Taslağa göre bir özel bilişim sistemine erişmek, teknik gözetim donanımı yerleştirmek veya başka bir istihbarat tedbirini uygulamak için konuta gizlice girilebilecek. Bu işlem, geleneksel anlamda delil toplamak amacıyla yapılan polis aramasından farklı olarak gizli bir istihbarat operasyonu niteliği taşıyacak.
En ağır tedbirlerin genel olarak Bağımsız Kontrol Konseyinin ön incelemesine tabi olması öngörülüyor. Ancak işlemin gecikmesi durumunda operasyonun amacının tehlikeye gireceği savunulursa teşkilat yönetimi tedbirin hemen uygulanmasına karar verebilecek. Bu durumda hukuki inceleme uygulamadan sonra gerçekleştirilebilecek.
Almanya’da konut dokunulmazlığı, haberleşmenin gizliliği ve bilişim sistemlerinin güvenliği anayasal koruma altında bulunuyor. Bu nedenle taslak yasalaşsa bile düzenlemenin Federal Anayasa Mahkemesi önünde incelemeye konu olması beklenebilir.
Özel şirketlere gizli iş birliği yükümlülüğü getirilecek
Taslak yalnızca devlet kurumlarının yetkilerini genişletmiyor. Telekomünikasyon şirketleri, dijital hizmet sağlayıcıları ve belirli başka özel kuruluşların da istihbarat operasyonlarına yardımcı olması öngörülüyor.
BfV’nin talebi üzerine şirketler teknik destek sağlamak, veri paylaşmak veya belirli bir operasyonun gerçekleştirilmesine katkıda bulunmak zorunda kalabilecek. Metinde kamu kurumları, telekomünikasyon sağlayıcıları ve ticari dijital hizmet sunucuları yardım yükümlülüğü bulunan kuruluşlar arasında sayılıyor.
Reuters’ın aktardığına göre yükümlülük, telekomünikasyon ve dijital platformların yanı sıra ulaşım işletmeleri ve finansal aracı kuruluşları da kapsayabilecek. Gizli emirlere uymayan şirketlere 1 milyon euroya kadar para cezası verilmesi ve iş yerlerinde denetim yapılması gündemde.
Şirketlerin operasyon hakkında müşterilerine bilgi vermesine izin verilmeyebilecek. Bu durum, hakkında işlem yapılan kişinin verilerine erişildiğini öğrenmesini ve gerektiğinde hukuki yollara başvurmasını zorlaştırabilecek.
16 ve 17 yaşındakiler muhbir olarak kullanılabilecek
Taslağın yoğun tartışma yaratması beklenen bir başka bölümü, reşit olmayan kişilerin gizli bilgi kaynağı olarak görevlendirilmesine ilişkin.
Metinde genel kural olarak reşit olmayan kişilerin “güvenilir kişi” veya kamuoyunda kullanılan ifadeyle muhbir olarak görevlendirilemeyeceği belirtiliyor. Ancak anayasal düzene yönelik özellikle ağır tehditlerin aydınlatılması için başka yol bulunmadığı gerekçesiyle teşkilat yönetimine istisna tanınıyor.
Bu istisna kapsamında en az 16 yaşında olan kişiler, yani 16 ve 17 yaşındaki gençler gizli bilgi kaynağı olarak kullanılabilecek. Taslak, gençlerin görevlendirilmesi sırasında bakım ve korunma yükümlülüklerinin özellikle dikkate alınmasını şart koşuyor.
Hükümetin dayanağı, radikalleşme süreçlerine ve aşırılık yanlısı yapılara giderek daha genç kişilerin dâhil olması. Buna karşılık çocukların tehlikeli grupların içinde bilgi toplamaya yönlendirilmesi; rıza, güvenlik, psikolojik etkiler ve devletin çocukları koruma yükümlülüğü bakımından önemli sorular doğuruyor.
Vatandaşlar operasyonu hiçbir zaman öğrenmeyebilir
Taslağa göre gizli tedbirlerin ardından ilgili kişiye bilgi verilmesi kural olarak mümkün olsa da bu yükümlülüğe çok sayıda istisna getiriliyor.
Operasyonun amacının tehlikeye gireceği, devletin güvenlik çıkarlarının zarar göreceği veya gizlilik gerekçelerinin gelecekte de devam edeceği değerlendirilirse bildirim ertelenebilecek. Bazı şartlarda ise kişiye bilgi verilmesinden tamamen vazgeçilebilecek.
Bu durumda vatandaş, iletişiminin izlendiğini, bilgisayarına girildiğini veya konutuna gizlice erişildiğini hiçbir zaman öğrenmeyebilir. Hakkındaki tedbirden haberdar olmayan kişinin işlemi mahkemeye taşıması da fiilen mümkün olmayabilir.
Taslak, yapılan işlemlerin belgelenmesini, İçişleri Bakanlığının Parlamento Kontrol Komisyonuna yıllık rapor vermesini ve Bağımsız Kontrol Konseyinin uygulamaları denetlemesini öngörüyor. Ancak tartışmanın merkezinde, gizli denetimin temel hak ihlallerini önlemek için yeterli olup olmayacağı bulunuyor.
Nihai düzenlemeyi parlamento belirleyecek
Dobrindt’in taslağında yer alan yetkilerin hiçbiri henüz yürürlükte değil. Düzenleme hâlen hükümet içindeki değerlendirme sürecinde bulunuyor ve Bundestag’a sunulmuş kesinleşmiş bir yasa metni niteliği taşımıyor.
Federal kabinenin taslağı kabul etmesi hâlinde parlamentoda güvenlik ihtiyacı, orantılılık, konut dokunulmazlığı, haberleşme özgürlüğü ve etkili yargısal denetim konularında kapsamlı tartışmalar yapılması bekleniyor.
Hükümet, modern siber ve hibrit tehditlere karşı istihbarat servislerinin yalnızca gözlem yapan kurumlar olarak kalamayacağını savunuyor. Düzenlemeye kuşkuyla yaklaşanlar ise gizli servislerin dijital verilere, özel konutlara ve reşit olmayan kişilere kadar uzanan yeni yetkilerinin açık sınırlara ve güçlü bağımsız denetime bağlanması gerektiğini belirtiyor.
Taslağın mevcut hâliyle kabul edilip edilmeyeceği, koalisyon içindeki değerlendirmelerin ve Bundestag’daki yasama sürecinin ardından belli olacak.
SehitlerOlmez.com













