Almanya Krallığı’nın dört yöneticisine suç örgütü iddianamesi
Federal Başsavcılık, Peter Fitzek ve üç yöneticiye suç örgütü liderliği, yasa dışı finans, vergi kaçakçılığı ve sahtecilik suçlamaları yöneltti.
Ahmet Taş | Şehitler Ölmez
KARLSRUHE / ALMANYA — Almanya Federal Başsavcılığı, kendisini bağımsız bir devlet olarak tanıtan yasaklı “Königreich Deutschland” yapılanmasının kurucusu Peter Fitzek ile üç yöneticisi hakkında kapsamlı bir iddianame hazırladı.
Düsseldorf Eyalet Yüksek Mahkemesinin devlet güvenliği dairesine sunulan iddianamede sanıklar; suç örgütü yöneticiliği, izinsiz mevduat ve sigortacılık faaliyeti, örgütlü belge sahteciliği, vergi kaçakçılığı ve çalışanlara ait ücret ile sosyal güvenlik yükümlülüklerini yerine getirmemekle suçlanıyor. Mahkeme henüz iddianameyi kabul ederek davanın açılmasına karar vermedi.
Dört yönetici hakkında iddianame hazırlandı
Federal Başsavcılığın 22 Temmuz 2026’da duyurduğu iddianamenin Peter F., Mathias B., Benjamin M. ve Martin S. adlı dört Alman vatandaşını kapsadığı bildirildi. Alman basınında “Peter F.” olarak belirtilen sanığın, yapılanmanın kamuoyunda tanınan kurucusu Peter Fitzek olduğu açıklandı.
Dört sanığın, suç işlemek amacıyla oluşturulduğu ileri sürülen yapılanmada yönetici konumunda faaliyet gösterdiği iddia ediliyor. Peter Fitzek’in örgütün ideolojik çizgisi, ekonomik faaliyetleri ve kurumsal kararları üzerinde belirleyici yetkiye sahip olduğu; diğer sanıkların ise finans, sigortacılık, belge düzenleme ve tanıtım çalışmalarında sorumluluk üstlendiği öne sürülüyor.
Peter Fitzek ve Mathias B.’nin izinsiz mevduat topladığı, Fitzek ile Benjamin M.’nin ruhsatsız sigortacılık faaliyetleri yürüttüğü ve üç sanığın örgütlü belge sahteciliğine karıştığı iddia edildi. Fitzek ayrıca çok sayıda vergi kaçakçılığı vakası ve ücretlerin eksik bildirilmesiyle suçlanırken Mathias B.’nin bazı fiillere yardım ettiği öne sürüldü.
“Kral” değil, kendisini egemen ilan eden örgüt lideri
Peter Fitzek’in medyada sıklıkla “Almanya Kralı” olarak tanımlanması resmî bir unvana dayanmıyor. Fitzek, Almanya Federal Cumhuriyeti tarafından tanınmayan yapılanmanın kendi belgelerinde kendisini “en yüksek egemen” olarak konumlandırmıştı.
Königreich Deutschland’ın sözde anayasasına göre bir “devlet konseyi” kuruluncaya ve ilk kral seçilinceye kadar bütün yetkilerin Fitzek tarafından kullanılacağı öngörülüyordu. Federal Başsavcılığa göre Fitzek, bu konumu üzerinden yapılanmanın temel kararlarında kontrol ve karar yetkisini elinde tutuyordu.
Bu nedenle haber dilinde “Almanya Kralı” ifadesinin tırnak içinde veya “kendisini kral ilan eden” açıklamasıyla kullanılması gerekiyor. Fitzek’in Almanya devleti içinde tanınmış herhangi bir anayasal ya da kamusal görevi bulunmuyor.
Kendi para birimini, bankasını ve kimlik belgelerini kurdu
Königreich Deutschland, 2012 yılında Saksonya-Anhalt eyaletindeki Lutherstadt Wittenberg kentinde kuruldu. Yapılanma, Almanya Federal Cumhuriyeti’ni ve ülkenin hukuk düzenini meşru kabul etmediğini belirterek kendisini bağımsız bir devlet olarak tanıttı.
Federal Anayasayı Koruma Teşkilatına göre yapılanma kendi sözde anayasasını, kimlik belgelerini, kayıt kurumunu, bankacılık ve sigortacılık sistemini oluşturdu. “E-Mark” ve “Neue Deutsche Mark” adı verilen kurgusal ödeme araçlarını kullanan yapılanma, Dresden, Ulm, Menden ve Wittenberg’de finansal şubeler açtı.
Savcılık, yapılanmanın amacının yalnızca Almanya’ya yönelik siyasi eleştiride bulunmak olmadığını; mevcut hukuk düzenini etkisizleştirerek yerine kendi sistemini kurmak olduğunu ileri sürüyor. Üyelere vergi ve sosyal güvenlik yükümlülüklerinden çıkabilecekleri yönünde vaatler sunulduğu da iddianamede yer alıyor.
Alman güvenlik makamları “Reichsbürger” ve “Selbstverwalter” kavramlarını, Almanya Federal Cumhuriyeti’nin varlığını veya hukuk düzenini reddeden farklı kişi ve grupları kapsayan geniş bir çevre için kullanıyor. Bu nedenle “Reichsbürger” tek ve merkezî bir örgütün adı değil; çeşitli yapılanmaların yer aldığı heterojen bir hareketi ifade ediyor.
Beş yılda yaklaşık 10 milyon avro toplandığı iddia edildi
Federal Başsavcılığa göre Königreich Deutschland, 2020 ile 2025 yılları arasında yaklaşık 10 milyon avro gelir elde etti. Bu paranın izinsiz mevduat ve sigortacılık faaliyetleri, bağışlar, hediyeler ve ücretli seminerlerden sağlandığı ileri sürüldü.
Yapılanmanın bazı işletmeleri, ürün ve hizmetlerini vergi ve sosyal güvenlik kesintisi olmadan satabilecekleri vaadiyle kendi sistemine çekmeye çalıştığı iddia edildi. Savcılık, yapılanmaya ait işletmelerin satışlarından vergi ödenmediğini, çalışanlar için ücret vergisi ve sosyal güvenlik primi yatırılmadığını belirtti. Bu işlemlerle 2 milyon avroyu aşan vergi ve prim kaybı meydana geldiği öne sürüldü.
Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı, yapılanmanın kendi para birimine yatırılan avrolar için geri ödeme veya yeniden avroya çevirme hakkı tanımadığını bildirdi. Buna rağmen destekçilerden beş haneli tutarlara ulaşan bağışlar ve çeşitli mal varlıkları toplandığı belirtildi.
Örgütün Almanya’nın farklı eyaletlerinde arazi ve bina satın alarak sözde devletinin “topraklarını” genişletmek istediği de güvenlik makamlarının raporlarına yansıdı. Bu taşınmazların yerleşim, ticari faaliyet ve “sistemden çıkış seminerleri” için kullanıldığı bildirildi.
İçişleri Bakanlığı yapılanmayı 2025’te yasakladı
Almanya İçişleri Bakanlığı, Königreich Deutschland ile bağlantılı alt kuruluşları 13 Mayıs 2025’te yasakladı. Bakanlık, yapılanmanın faaliyetlerinin ceza kanunlarına aykırı olduğunu, anayasal düzene ve uluslararası anlayış düşüncesine karşı yöneldiğini açıkladı. Örgütün mal varlığına da el konuldu.
Yasak kararının verildiği gün Rheinland-Pfalz, Saksonya ve Brandenburg’un da aralarında bulunduğu bölgelerde operasyonlar düzenlendi. Fitzek ve iddianamede adı bulunan diğer üç yönetici gözaltına alındı ve daha sonra tutuklandı. Dört sanık Mayıs 2025’ten bu yana tutuklu bulunuyor.
Königreich Deutschland’ın kendi açıklamalarına göre yaklaşık 6 bin destekçisi vardı. Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı da bu sayıyı yapılanmanın kendi beyanı olarak aktarırken, bazı güvenlik kaynaklarının gerçek aktif destekçi sayısını daha düşük değerlendirdiği haberleştirildi. Bu nedenle 6 bin rakamı kesinleşmiş resmî üye sayısı olarak değil, örgütün iddiası olarak kullanılmalı.
İddianamenin kabul edilmesi hâlinde dava başlayacak
İddianame 16 Temmuz 2026’da Düsseldorf Eyalet Yüksek Mahkemesinin devlet güvenliği dairesine sunuldu. Mahkeme şimdi dosyada yeterli suç şüphesi bulunup bulunmadığını inceleyerek iddianameyi kabul edip etmeyeceğine karar verecek. Kabul kararının ardından duruşma takvimi açıklanacak.
İddianamede yer alan suçlamalar henüz kesinleşmiş mahkeme kararı anlamına gelmiyor. Sanıklar hakkında suçluluk hükmü kurulabilmesi için iddiaların açık yargılamada değerlendirilmesi ve mahkeme tarafından kanıtlanması gerekiyor.
Dava açılması hâlinde yargılamanın yalnızca Fitzek’in kendisini “kral” ilan etmesine değil, yapılanmanın oluşturduğu finansal sistem, topladığı paralar, düzenlediği belgeler ve Almanya’nın hukuk düzenini devre dışı bırakmaya yönelik faaliyet iddialarına odaklanması bekleniyor.
SehitlerOlmez.com













