Ankara'yı Dalgalandıran Emeklilik Mesajı: Akit'in Köşe Yazısı Sonrası Siyasette Fidan Depremi ve Cevapsız Sorular

Yeni Akit'teki "Erdoğan emekli olsun, Fidan gelsin" imalı yazı ne anlama geliyor? Hakan Fidan lobisi mi devrede? Akit'in gücü ve Erdoğan sonrası senaryoları analiz eden haber.

Ankara'yı Dalgalandıran  Emeklilik  Mesajı: Akit'in Köşe Yazısı Sonrası Siyasette Fidan Depremi ve Cevapsız Sorular

Ankara'yı Dalgalandıran "Emeklilik" Mesajı: Akit'in Köşe Yazısı Sonrası Siyasette Fidan Depremi ve Cevapsız Sorular

YUSUF İNAN / ŞEHİTLER ÖLMEZ / ANKARA

Türk siyaseti, iktidara yakınlığıyla bilinen Yeni Akit gazetesinde yayınlanan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a üstü kapalı bir "emeklilik" çağrısı yaparak yerine Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ı işaret eden bir köşe yazısıyla çalkalanıyor. Yazar Yüksel Tokur'un kaleme aldığı "Milletin adamı RTE çok yoruldu..." başlıklı yazı, medya ve siyaset kulislerinde "Erdoğan sonrası" senaryolarını yeniden alevlendirirken, bir "Hakan Fidan lobisi mi harekete geçti?" sorusunu da beraberinde getirdi. Bu detaylı haber analiz, söz konusu köşe yazısının katmanlarını, olası anlamlarını, aktörlerin pozisyonunu ve Türk siyasetinin geleceğine dair sordurduğu kritik soruları mercek altına alıyor.

Yazının Şifreleri: "Koca Çınar" ve "FİDAN" Metaforu

28 Ağustos 2025 tarihinde Yeni Akit'te yayınlanan yazıda Yüksel Tokur, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın artık yorulduğunu ve kendisine ve ailesine vakit ayırması gerektiğini savundu. Yazının en dikkat çekici ve siyasi bir mesaj olarak yorumlanan bölümü ise muhalefete yönelik eleştirilerin ardından geldi:

"Öyle sizin gibi körü körüne; ‘O gitsin de kim gelirse gelsin, ülke ne olursa olsun’ diyemiyoruz. Çünkü ülkemize, milletimize olan sevdamız var. Hem; o koca çınar yıkılıp gitse bile, mutlaka yerini dolduracak bir ‘FİDAN’ yetiştirmiştir! Yani; o gidince “meydan bize kalacak” diye boşuna hayaller kurmayın!"

Siyasette metaforların sıkça kullanıldığı Türkiye'de, "Koca Çınar" ile Erdoğan'ın kast edildiği, büyük harflerle vurgulanan "FİDAN" kelimesiyle ise açıkça Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın işaret edildiği konusunda neredeyse tüm yorumcular hemfikir. Yazı, bu imalı anlatımıyla, basit bir temenninin ötesinde, siyasi bir pozisyon beyanı olarak algılandı.

Medyanın Yankıları ve Siyasi Analizler

Köşe yazısı, yayınlandığı andan itibaren özellikle muhalif ve bağımsız medya organları tarafından "iktidar mahallesinden Erdoğan'a beklenmedik çıkış" olarak servis edildi. T24, Cumhuriyet gibi yayınlar, yazının Erdoğan sonrası döneme ilişkin bir hazırlık veya bir "balon uçurma" denemesi olabileceğini ima etti.

Değerlendirmeler şu noktalar etrafında yoğunlaşıyor:

  1. Mesajın Anlamı ve Zamanlaması: Bu çıkış, AK Parti içinde bir güç mücadelesinin veya en azından farklı grupların pozisyon alma çabasının bir yansıması mı? Yazının zamanlaması, Türkiye'nin iç ve dış politikada hareketli bir dönemden geçtiği bir ana denk gelmesiyle dikkat çekiyor.

  2. Bir Lobi Faaliyeti mi?: "Hakan Fidan lobisi harekete geçti mi?" sorusu en çok merak edilen konu. Ancak mevcut veriler, organize ve koordineli bir lobi faaliyetinden çok, belirli bir kesimin veya yazarın Fidan'ın ismini gündeme taşıma hamlesi olduğunu gösteriyor. Fidan'ı destekleyen organize bir grubun varlığına dair somut bir kanıt henüz kamuoyuna yansımış değil.

  3. Akit Bu Gücü Nereden Alıyor?: Muhafazakar ve İslamcı çizgisiyle bilinen Yeni Akit gazetesi, hükümete verdiği güçlü destekle tanınır. Ancak zaman zaman Abdurrahman Dilipak örneğinde olduğu gibi, iktidarı ve AK Parti içindeki bazı figürleri sert dille eleştiren yazılara da ev sahipliği yapmıştır. Gazetenin gücü, temsil ettiğini iddia ettiği tabanın sesini yansıtmasından ve iktidar içindeki belirli fraksiyonlarla olan dirsek temasından kaynaklanıyor olabilir. Bu yazının, gazetenin genel yayın politikasından bağımsız, tek bir yazarın görüşü mü, yoksa gazetenin arkasındaki belirli bir grubun ortak fikri mi olduğu ise belirsizliğini koruyor.

Kritik Sorular ve Cevapsız Kalan Noktalar

Bu köşe yazısı, Türk siyasetine dair birçok temel soruyu yeniden gündeme getirdi:

  • Akit ve Fidan Birlikte mi Hareket Ediyor? Yazının tek taraflı bir işaret fişeği mi, yoksa Hakan Fidan ile Akit arasında bir koordinasyonun ürünü mü olduğu bilinmiyor. Hakan Fidan'ın konuya ilişkin yaptığı ilk yorumlarda "takım oyununu" ve "kaptanın Cumhurbaşkanı" olduğunu vurgulaması, bu tür spekülasyonlardan uzak durma ve Erdoğan'a bağlılık mesajı olarak yorumlandı. İkili arasında doğrudan bir bağ olduğunu gösteren bir delil bulunmuyor.

  • Erdoğan Görevi Bırakacak mı? Yazı, Erdoğan'ın emekliliğine dair bir eğilim olup olmadığı tartışmalarını başlattı. Ancak ne Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından ne de AK Parti'nin üst düzey yetkililerinden bu yazıyı teyit eden veya yalanlayan bir açıklama gelmedi. Erdoğan'ın siyasi geleceğine dair alınmış bir karar olduğuna dair somut bir işaret yok. Bu çıkışın, tabanı ve siyasi aktörleri bir "Fidan'lı" geleceğe hazırlama amacı taşıyan bir deneme olabileceği de konuşuluyor.

  • Akit ve Yazar Neden Harekete Geçti? Bu sorunun net bir cevabı yok. Olasılıklar arasında, AK Parti içindeki bir kanadın "Erdoğan sonrası" için Fidan'ı öne çıkarma isteği, yazarın tamamen kişisel bir öngörü ve temennisini dile getirmesi veya siyasi gündemi belirlemeye yönelik bir medya operasyonu olması sayılabilir.

Hakan Fidan'ın Karnesi ve "Fiyasko" Tartışmaları

Kullanıcının da sorguladığı gibi, Hakan Fidan'ın ismi, başarılarının yanı sıra ciddi eleştiriler ve "fiyasko" olarak nitelendirilen olaylarla da anılıyor. Olası bir liderlik pozisyonu, geçmişteki bu tartışmaları yeniden gündeme getirecektir:

  • MİT Başkanlığı Dönemi:

    • 15 Temmuz 2016: Darbe girişiminin saatler öncesinden haber alınmasına rağmen engellenememesi, MİT'in en çok eleştirildiği konuların başında geliyor. "İstihbarat zafiyeti" tartışmaları Fidan'ın hanesine yazılan en büyük eksi olarak görülüyor.

    • Oslo Görüşmeleri ve MİT Krizi (2012): PKK yöneticileriyle yapılan görüşmelerin sızdırılması ve sonrasında Fidan'ın ifadeye çağrılması, o dönem FETÖ olarak adlandırılan yapıyla yaşanan ilk büyük çatışmalardan biri olarak tarihe geçti.

    • MİT Tırları Olayı: Suriye'ye silah taşıdığı iddia edilen tırların durdurulması, MİT'in Suriye politikası ve operasyonel faaliyetleri hakkında büyük bir tartışma başlattı.

  • Dışişleri Bakanlığı Dönemi: Fidan'ın dışişleri bakanlığı, daha önceki "istihbaratçı" kimliğinden ötürü bazı Batılı çevrelerde ve iç siyasette "Dışişleri'nin MİT gibi yönetildiği" eleştirilerine neden oldu.

Destekçileri ise Fidan'ı, özellikle Suriye'de yürütülen hibrit savaş, terörle mücadeledeki nokta operasyonlar ve devletin stratejik aklının bir parçası olarak görüyor. Ancak, adı etrafındaki bu ciddi tartışmalar, "Türkiye'yi yönetmesi olası görülüyor mu?" sorusunu geçerli kılıyor. Fidan'ın liderliği, toplumun farklı kesimlerinde ciddi kutuplaşmalara ve tartışmalara neden olma potansiyeli taşıyor.

Sonuç: Belirsizlik ve Güç Savaşları

Yeni Akit'teki köşe yazısı, Türk siyasetinin "Erdoğan sonrası" dönemine ilişkin ne kadar hazırlıksız ve bir o kadar da hareketli olduğunu gözler önüne serdi. Yazı, şimdilik, somut bir siyasi projenin veya organize bir lobinin işareti olmaktan çok, su altındaki akıntıları ve olası güç mücadelelerini yüzeye çıkaran bir sinyal niteliğinde.

Erdoğan'ın görevi bırakıp bırakmayacağı, Hakan Fidan'ın gerçekten bir veliaht olarak hazırlanıp hazırlanmadığı ve Akit'in bu hamlesinin arkasındaki gerçek motivasyon gibi soruların cevapları zamanla netleşecek. Ancak kesin olan bir şey var ki, bu köşe yazısı, Ankara'daki siyasi denkleme yeni bir bilinmeyen eklemiş ve iktidar bloğu içindeki dinamiklerin kamuoyu tarafından daha yakından izlenmesine neden olmuştur. Türkiye'nin bir felaketten diğerine sürüklenip sürüklenmediği sorusunun cevabı ise, bu tür geçiş süreçlerinin ne kadar sancılı veya ne kadar kontrollü yönetileceğine bağlı olacaktır.

YUSUF İNAN / ŞEHİTLER ÖLMEZ

www.sehitlerolmez.com