Avrupa kafasıyla Rusya anlaşılmaz: 9 bin km’lik Almanya turisti
Gazeteci-yazar Hakan Aksay, Rusya’yı dışarıdan okuyanların sık düştüğü hataları anlattığı yazısında, Münihli Klaus Müller’in 21 günde 9 bin 200 km’lik Rusya yolculuğunu örnek göstererek “Rusya akılla ölçülmez” söyleminin neden içeride karşılık bulduğunu aktardı.
ŞEHİTLER ÖLMEZ / DÜNYA / İSTANBUL, TÜRKİYE — 07 KASIM 2025
Gazeteci-yazar Hakan Aksay, Rusya’yı dışarıdan siyasi başlıklarla okumaya çalışanların “Rusya ayrı bir dünyadır” gerçeğini kaçırdığını belirterek, Almanya’da yaşayan 55 yaşındaki Klaus Müller’in 21 günde 9 bin 200 kilometrelik Rusya yolculuğunu örnek gösterdi. Aksay, Rus şair-diplomat Fyodor Tyutçev’in “Rusya akılla anlaşılmaz” sözüne atıf yaparak, bu söylemin Rusya’da güçlü bir “biz başkayız” duygusunu beslediğini vurguladı.
Aksay, 44 yılı geçen Rusya tanıklığına rağmen “Rusları tamamen anladım demek riskli” değerlendirmesinde bulundu; Rusya’yı çözmeye yaklaşmanın yolunun dili bilmekten ve Moskova–Petersburg hattının dışına çıkmaktan geçtiğini yazdı.
21 günde 9 bin 200 km: Alman şaşkınlığı
Yazıya konu olan Münihli Klaus Müller, lüks aracıyla Rusya’nın batısından girip Sibirya içlerine kadar uzanan bir rota yaptı. Yolda karşılaştığı tablo Almanya’daki ölçülerle uyuşmadı. Bir kentten “800 km uzaktaki komşu şehir” diye bahsedilmesi, kimi bölgelerde otoyol kalitesinin çok yüksek, kimi yerlerde ise delik deşik olması, buna karşın eski Jiguli’lerin rahatlıkla ilerlemesi Müller’i şaşırttı. Aksay, bunun Rusya’daki “kilometre değil zihniyet farkı” olduğunu belirtti.
Yazar, Rusların sık tekrarladığı “Bizim iki derdimiz var: Aptallar ve yollar” sözünü hatırlatarak, ülkede ileri teknoloji ile müzeden çıkmışa benzeyen postanelerin aynı anda var olmasının dışarıdan bakıldığında “acayip” göründüğünü, ancak içeride bunun normal karşılandığını aktardı.
“Karşılıksız yardım” ve “zamana bırakmak”
Müller’in en çok dikkatini çeken noktalardan biri de Rusların gündelik hayattaki yardımseverliği oldu. Yolda silecekleri bozulan Alman sürücünün yalnızca tamir edilmesine değil, ev yemeğine davet edilmesine de şaşırdığını aktaran Aksay, bunun özellikle taşra Rusyası’nda çok daha yaygın olduğunu yazdı. Almanların dakiklik ve uzun vadeli plan üzerine kurulu yaşamının aksine, Rusya’da birçok işin “bir ara hallederiz” rahatlığında yürüdüğünü, fakat bunun hayatı daha canlı ve sürprizli hale getirdiğini vurguladı.
Aksay’a göre Müller’in “Artık düzenli dünyam bana sıkıcı geliyor” demesi, Rusya’nın karmaşıklığının yabancıya cazip gelen tarafını gösteriyor.
“Rusya akılla anlaşılmaz” sözünün arka planı
Yazıda, 19. yüzyıl şairi Tyutçev’in meşhur dizesinin Rusya’da bu kadar sevilmesinin nedeni olarak “benzersizlik duygusu” gösteriliyor. Aksay, Rusya’nın son yıllarda sürekli gündemde olan savaş, nükleer gerilim, liderlik ilişkileri gibi başlıklardan ibaret olmadığını; ülkeyi anlamanın kültür, dil, taşra deneyimi ve toplumsal refleksleri gözlemlemeyi gerektirdiğini belirtti. Aynı yazıda, eksi 25 derecede topuklu ayakkabıyla gezen Rus kadınlarına dair gözlemlerin de bu “her koşulda gösteriş” tavrının parçası olduğu ifade edildi.
Son söz
Aksay, “Avrupa kafasıyla Rusya’yı anlamak zor” derken, hem Batı medyasının masa başı Rusya yorumlarını hem de ülkeyi hiç görmemiş “uzman”ları işaret etti; Rusya’nın anlaşılmaya çalışıldıkça daha da derinleşen bir alan olduğunu ve bunun ileride başka yazılarla ele alınacağını belirterek yazıyı noktaladı.
Kaynak: Hakan Aksay / T24













