Bahçeli’den TRÇ vurgusu: Türkiye kendi eksenini kuruyor
Bahçeli, TRÇ (Türkiye–Rusya–Çin) önerisini güçlendirdi: “Uygulayıcı değil başrol oyuncusuyuz.” BRICS/ŞİÖ ilgisi “Batı’ya alternatif değil, çok yönlü denge” vurgusuyla anlatıldı.
Bahçeli’den “TRÇ” vurgusu: Türkiye kendi eksenini kuruyor
ŞEHİTLER ÖLMEZ / ANKARA
“Uygulayıcı değil, başrol oyuncusu olacağız”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye–Rusya–Çin odaklı “TRÇ ittifakı” önerisini yeni mesajlarla güçlendirdi. TASAV Başkanı İsmail Faruk Aksu’ya yaptığı değerlendirmelerde Bahçeli, Türkiye’nin “başkalarının projelerinin uygulayıcısı değil, kendi özgün projelerinin başrol oyuncusu” olması gerektiğini vurguladı. Dış politikanın temelinin, milli menfaatleri korumak ve çevrede barış–istikrar odaklı bir huzur kuşağı oluşturmak olduğunu belirtti.
“Türk Kuşağı” ve 2053 hedefi
Bahçeli, Türk Devletleri Teşkilatı ve Türk Dünyası 2040 Vizyonuna atıf yaparak, “Türk Kuşağı” adını verdiği stratejik yaklaşımın, ortak tarih–dil–kültür ekseninde sürdürülebilir istikrar üreteceğini söyledi. Bu çerçevede Türkiye’nin 2053’e gelindiğinde dünya siyasetine yön veren küresel bir güç olmasını hedeflediklerini kaydetti. MHP’nin dış politika anlayışının, bağımsızlık ve iç işlerine karışmama ilkesini temel aldığını ifade eden Bahçeli, bölgesel iş birlikleri ve çok taraflı kuruluşlarda etkin bir çizgiyi savundu.
BRICS ve ŞİÖ: “Batı’ya alternatif değil, çok yönlü denge”
Bahçeli, BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ile ilişkilerin “Batı’ya alternatif” olarak görülmemesi gerektiğini, Türkiye’nin Doğu–Batı ikilemine sıkışmadan çok boyutlu diplomasi yürütmesi gerektiğini belirtti. BRICS’in küresel ağırlığının arttığına dikkat çekerek, Türkiye’nin bu tip platformlara ilgisinin ekonomik ve siyasi seçenekleri çoğaltma amacı taşıdığını söyledi. ŞİÖ ile diyalog ortaklığının güvenlik, ekonomi ve kültür alanlarında iş birliği fırsatları sunduğunu vurguladı.
NATO ve AB ile ilişkiler: “Eşitlik ve karşılıklılık”
Türkiye’nin NATO müttefiki olduğunu hatırlatan Bahçeli, ittifak içi ilişkilerin eşitlik ve karşılıklılık temelinde yürütülmesi gerektiğini dile getirdi. AB sürecinde yaşanan tıkanıklıklara işaret ederek, “Bir tarafın sürekli taviz verdiği bir diyalog ne dostlukla ne müttefiklikle bağdaşıyor” dedi. Türkiye’nin jeopolitik merkez konumuna dikkat çeken Bahçeli, ülkenin hem Batı hem Doğu ile konuşabilen nadir aktör olduğunu, “ekseni Türkiye olan” bir mimarinin inşa edilmesi gerektiğini savundu.
“TRÇ ittifakı”nın mantığı: Avrasya merkezli denge
Bahçeli’ye göre TRÇ ittifakı, Avrasya jeopolitiğinin merkezindeki Türkiye’nin Rusya ve Çin’le birlikte bölgesel barış ve istikrarı güçlendirmesini, enerji–ticaret–lojistik hatlarında stratejik eşgüdüm sağlamasını hedefliyor. “Ne yaptığımızı biliyoruz” diyen Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin sağladığı yönetim istikrarının bu vizyonu desteklediğini belirtti. Türkiye’nin milli güç unsurlarını topyekûn seferber ederek “Lider Ülke Türkiye” idealine ilerlemesi gerektiğini söyledi.
Eleştiriler ve yanıt: “Eksen değişikliği değil, milli çıkar”
“Eksen değişikliği” eleştirilerine yanıt veren Bahçeli, TRÇ ve benzeri açılımların ideolojik sapma değil, milli çıkar odaklı bir çeşitlendirme olduğunu savundu. “Doğu’dan da Batı’dan da kopmayız” ifadesiyle, Türkiye’nin çok kutuplu düzende denge kurucu rol üstlenmesi gerektiğini yineledi. Terör, yasa dışı göç ve iklim değişikliği gibi küresel sorunlara kalıcı çözümler üretmenin tek ülkelerin gücünü aştığını belirterek, çok taraflı ve uzun vadeli politikaların önemini vurguladı.
Son söz: “Benim aklım hep Türkiye’dir”
Bahçeli, Atatürk’ten miras “Türkiye merkezli” yaklaşımı hatırlatarak, “Benim aklım hep Türkiye’dir” mesajını tekrarladı. Türkiye’nin jeostratejik konumu, enerji koridorları üzerindeki yeri ve kültürel bağlarıyla yeni dönemin mimarisinde söz ve etki sahibi olacağını, TRÇ önerisinin de bu stratejik okumanın sonucu olduğunu söyledi.
Asker Vurulunca Değil, Unutulunca Ölür!
www.sehitlerolmez.com













