Biz Türkler tek adam seviyoruz, Cihat Yaycı ve Fatih Portakal gibi!

Tasfiye edilen FETÖ mü, Ak Parti mi? Tasfiye edilen FETÖ mü, Başkan Erdoğan mı?

Biz Türkler tek adam seviyoruz, Cihat Yaycı ve Fatih Portakal gibi!




Nasıl bir ülke olduk? Devlet bir çalışanını bir yerden bir yere atayamıyor. Atarsa,  birileri kazan kaldırıyor.

Yeniçerilerin “hoşafımızın yağı kesildi” isyanı gibi.

CHP, Tümamiral Cihat Yaycı’nın görev yerinin değiştirilmesinden sonra yaptığı açıklamada; Bundan sonra hiç kimse 'AKP FETÖ ile mücadele ediyor' demesin! Diyor.

FETÖ Uzmanı Gazeteci Nedim Şener de Hürriyet’teki 15 Mayıs 2020 tarihli köşe yazısında “FETÖ tasfiye mi ediliyor, tasfiye mi ediyor?” diye soruyor.

FETÖ soruşturmalarının ilgisiz insanlara yönlendirilmesi,  'FETÖMETRE  ve   ByLock'  ile  soruşturmalardan 40 milyon Türkiye Cumhuriyeti  Vatandaşı'nın etkilenmesi, Nedim Şener’in sorusunu anlamlı hale getiriyor.

Tasfiye edilen FETÖ mü, Ak Parti mi?
Tasfiye edilen FETÖ mü, Başkan Erdoğan mı?

CHP, hem FETÖ soruşturmalarından zarar gören ilgisiz insanları savunuyor görünüyor, hem de sayının şişirilerek Ak Parti’yi siyaseten bitirecek hale gelmesine alkış tutuyor.

Kimse bu soruşturmaları tartışmıyor, tartışamıyor.  FETÖ soruşturmaları tabu haline getiriliyor.

Ak Parti , bu sefer çok daha ciddi bir tuzağa düştü.

ByLock’un patent sahibi David Keynes, ABD vatandaşlığına geçip ismini değiştiren bir Türk; FEM Dershanesi’ne gitmiş, Işık Evi’nde kalmış.

Şimdi dikkat. Bylock, FETÖ için önemli olsaydı, o serverı bir saat içinde yok ederdi. MİT’in servera ulaşmasını engellerdi.  

Peki neden engellemedi?

Çünkü, ByLock  Ak Parti ve Başkan Erdoğan’ı tasfiye planının en önemli projesiydi. 

Nasıl mı?

David Keynes’in İsmail Saymaz’a anlattığına göre,  Bylock macerası 2013 yılında başlıyor.  17 -25 Aralık süreci de 2013’de başlıyor.

Bylock kimlere yükletiliyor?

Bakan çocuklarına
Bakan danışmanlarına
Milletvekili danışmanlarına
Milletvekili çocuklarına
Cumhurbaşkanı Gül’ün yakın çevresine
Önemli Bürokratlara ve aile çevresine
Kritik görevlerde sorumluluk üstlenen devlet görevlilerine


Plan açık.

Olası bir operasyonda Ak Parti Hükümeti ve Başkan Erdoğan’ın tüm çevresi ByLock tuzağı ile karşı karşıya kalacaktı. 

Kaldı mı?
Kaldı.

ByLock’u diğer yükleyenler kim?

Üniversite öğrencileri
Müstahdemler, çaycılar
Öğretmenler


O kadar çok  ilgisiz insana ByLock yükletilmiş ki, bu plan ile devlet kördüğüm edilmiş. FETÖ soruşturmaları Ak Parti ve Başkan Erdoğan’ı tasfiye planı haline getirilmiş.

'Mor Beyin'  tuzağını hatırlayınız.

FETÖ soruşturmaları sürecinde, CHP’den üç beş insan tutuklandı. CHP, dünyayı ayağa kaldırdı. Hala da o tutuklamalar üzerinden Ak Parti Hükümeti’ni ve Başkan Erdoğan’ı eleştiriyor, “diktatör” ilan ediyor. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu o kadar ileri gidiyor ki, Başkan Erdoğan için “Firavun” diyor.

Halbuki, FETÖ soruşturmaları en fazla Ak Parti ve Başkan Erdoğan’ı etkiledi. Başkan Erdoğan en yakınındaki isimleri, yol arkadaşlarını kaybetti. Kendi kendini yalnızlaştırdı.

Casusların  etrafına sızmasına fırsat verildi.

Başkan Erdoğan, Boğazlıyan Kaymakamı  Kemal Bey’in idama gönderilmesi gibi ,en yakınında kendisine güç veren yol arkadaşlarının, idam sehpasına gönderilmesine ses  çıkaramadı.

O güruhun gözü doymuyor. Uzun zamandır da, Kaymakam Kemal Bey misali Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın kellesini istiyorlar.

Başkan Erdoğan direniyor. O direndikçe komplo ve kumpaslar bel altına iniyor.  Özge Ulusoy kumpası, bu sürecin en önemli planlarından biriydi.  Zehirli kılıç darbesiydi.

Başkan Erdoğan soğukkanlı olmasaydı, Kanuni Sultan Süleyman’a oğlu Şehzade Mustafa’yı idam ettirdikleri gibi, damadını idam ettireceklerdi.  Aile içinde büyük bir gedik açtıracaklardı.

Başaramadılar. 

Saldırılar duruyor mu?

Durmuyor. 

Peki neden? 

Berat Albayrak  yıkılırsa, Erdoğan yıkılmış demektir de ondan.

Cumhurbaşkanı, Tümamiral Cihat Yaycı’yı Deniz Kuvvetleri  Kurmay Başkanlığı görevinden alıp, Genelkurmay Başkanlığı emrine atıyor. Terfi ettiriyor. 

CHP, siyaset yapacak ya, Yeniçeri misali  başlıyor “hoşafımızın yağı kesildi” yaygaralarına.

FETÖMETRE gündeme getiriliyor.  Ak Parti, FETÖ ile mücadele etmiyor  suçlamasıyla Başkan Erdoğan’ı köşeye sıkıştırmaya çalışıyor.

Ak Parti daha ne yapacak?

FETÖ soruşturmaları adı altında 16 Temmuz Nitelikli Darbesi ile kendi kendini tasfiye etti. 

Daha ne yapmasını bekliyorsunuz?

Beklenen şey açık.

Ak Parti’ye FETÖ Operasyonu yapılarak, 2018 yılında hazırlanan listelerdeki  Ak Parti’li Bakan ve Milletvekillerini  yargılatmak. 

Son hamle olarak da Başkan Erdoğan’ı  Tank Palet Fabrikası öne sürülerek “Vatana ihanetten”, olmazsa; MİT Tırları üzerinden  Uluslararası Mahkemelerde yargılatmak, Ergenekon sürecinin intikamını almak. 

Gelelim Fatih Portakal, Ece Üner, İsmail Küçükkaya’nın hedefe çekilmesine,  yorum haberciliğinin engelleneceği mesajlarına. 

Neden, kişiler hedef haline getirilerek daha fazla popüler yapılıyor?

Ak Parti bu tuzağa neden düşüyor? 

Fatih Portakal'ı Ekrem İmamoğlu'na rakip çıkarmak, Kılıçdaroğlu'nu devirip   CHP'nin başına  geçirmek için mi?

Ak Parti, çok kritik bir süreçten geçiyor. Etrafındaki oyunları ve tuzakları bozmak istiyorsa,  Meral Akşener, Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu ve HDP’yi CHP’nin kucağına itmesin!

Hiçbir şey göründüğü gibi değil. Hiç kimse göründüğü gibi değil.

Mesele Ak Parti, CHP ve MHP meselesi değil. Mesele Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bekasıdır.

Ak Parti isterse, bu süreçten çıkabilir. Etrafındaki tüm oyunları ve entriklaları boşa çıkarabilir.

Tek yapması gereken seçim barajını % 1 – 3 bandına çekmek, Akşener’in istediği parlamenter sisteme geçmek. Erken seçim ilan ederek  mührü Türk Milleti'nin eline vermek.

Bu hamle Başkan Erdoğan’ı 2023 yılına kadar Cumhurbaşkanlığı koltuğunda bırakır.

Sayısız  entrika ve planı etkisiz hale getirerek, Türk Milleti'nin önünü açar.

YUSUF İNAN / ŞEHİTLER ÖLMEZ

www.sehitlerolmez.com

Twitter@Yusufinan2023

İnstagramyusufinan2023