BM’den Tahran ve Tel Aviv’e Uçurumdan Dönün Çağrısı
BM Güvenlik Konseyi’nde İsrail–İran gerilimi masaya yatırıldı. Genel Sekreter Guterres barış çağrısı yaparken UAEA Başkanı Grossi nükleer felaket uyarısında bulundu. İran, İsrail’i “diplomasiye ihanetle” suçladı.
BM’den Tahran ve Tel Aviv’e “Uçurumdan Dönün” Çağrısı
YEREL GÜNDEM / TÜRKİYE
Güvenlik Konseyi’nde kritik oturum
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, İran’ın talebiyle New York’ta olağanüstü toplandı ve tüm gözler Ortadoğu’da tırmanan İsrail–İran gerilimine çevrildi. Genel Sekreter Antonio Guterres, üyelere “insanlık için karar anı” sözleriyle hitap etti. Guterres, ateşkes sağlanmazsa bölgenin “kimsenin kontrol edemeyeceği bir yangına” sürükleneceği uyarısında bulundu ve “Barışa şimdi fırsat vermezsek yarın çok geç olabilir” ifadesini kullandı. Oturumda konuşan UAEA Başkanı Rafael Grossi ise nükleer tesislere yönelik her saldırının “sınır ötesi radyoaktif felakete” yol açabileceğini vurgulayarak tarafları sorumluluğa çağırdı.
İran’dan Batı başkentlerine diplomasi trafiği
Konsey oturumuyla eş zamanlı olarak İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cenevre’de Almanya, Fransa ve Birleşik Krallık dışişleri bakanlarıyla bir araya geldi. Görüşme öncesinde BM İnsan Hakları Konseyi’nde söz alan Arakçi, İsrail’in İran’a yönelik son hava operasyonlarını “uluslararası hukuka eşi benzeri görülmemiş bir saldırı” diye niteledi. İsrail’i, “ABD ile umut verici nükleer müzakere zeminini sabote etmekle” suçlayan bakan, Tel Aviv’in saldırılarını ağır savaş suçu olarak tanımladı ve uluslararası topluma “sessiz kalırsanız suç ortağı sayılırsınız” mesajı verdi.
Tel Aviv’den veto girişimi sonuçsuz kaldı
İsrail’in Cenevre Daimi Temsilcisi Daniel Meron, Arakçi’nin kürsüye çıkmasını engellemek için Konsey Başkanlığı’na resmi itiraz mektubu sundu. Meron, “İran’a söz hakkı verilmesi bu kurumun güvenilirliğini zedeler” savunması yaptı ancak oylama açılmadan itiraz reddedildi. Diplomatik kaynaklara göre, Washington da veto yerine “düşük profil” tutum sergilemeyi tercih ederek Arakçi’nin hitabını sessizce izledi.
Nükleer tesislere saldırı kaygısı büyüyor
Güvenlik Konseyi’nde rapor sunan Rafael Grossi, Bushehr nükleer santraline olası bir İsrail saldırısının “yüzlerce kilometreyi kapsayacak tahliyeleri tetikleyebileceğini” belirtti. Grossi yeni bir nükleer anlaşma ihtimaline de değindi; UAEA’nın “İran’da nükleer silah geliştirilmediğini tartışmasız denetleyebileceğini” söyleyerek müzakere kapısını açık tuttu. Washington merkezli düşünce kuruluşları, Grossi’nin bu çıkışını “Tahran’a güvenlik garantisi, Tel Aviv’e siyasi baskı” olarak yorumladı.
Bölgesel diplomasi hareketleniyor
Ankara, Berlin ve Moskova, gerilimi düşürmek amacıyla yoğun telefon diplomasisi yürütüyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile yaptığı görüşmede “çatışmaların Avrupa güvenliğine doğrudan tehdit oluşturduğu” belirtildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı ise “İran lideri Ayetullah Hamaney’e karşı olası suikast söylentileri Pandora’nın kutusunu açar” diyerek ABD ve İsrail’i uyardı.
Piyasalar tedirgin, petrol yükselişte
Jeopolitik risk priminin tırmanması Brent petrolünü üç ayın zirvesine taşıdı. Uluslararası enerji şirketleri, Hürmüz Boğazı’nda tanker sigorta maliyetlerinin yüzde 15 arttığını bildiriyor. Küresel borsalarda savunma sanayii hisseleri yükselirken, Asya Pasifik endeksleri belirsizlik nedeniyle geriledi. Ekonomistler, diplomatik arabuluculuk sonuç vermezse emtia piyasalarında dalga boyunun büyüyeceğini öngörüyor.
Bir adım geri mi, ucu açık tırmanış mı?
BM Genel Sekreteri’nin “uçurumun kenarı” metaforu, hem Tahran hem Tel Aviv için kritik bir eşik anlamına geliyor. Guterres’in “gelin, birlikte adım atalım” çağrısı şimdilik karşılık bulmuş değil. İsrail hükümeti resmî bir açıklama yapmazken yerel basın, “caydırıcı operasyonların süreceğini” yazdı. İran tarafı ise saldırıların sürmesi hâlinde “ağır pişmanlık” yaratacak misillemelere hazırlanıldığı mesajını yineliyor.
Diplomatik gözlemciler, gerilimin nükleer boyuta sıçramasını önleyecek tek yolun “koşulsuz ateşkes ve masaya dönüş” olduğu görüşünde. Ancak sahadaki askeri adrenalinin yüksekliği, masaya oturmayı her geçen gün biraz daha zorlaştırıyor.













