Boğazlar ve güvenlik riske girer mi?

Kanal İstanbul üzerinden Montrö tartışması

Boğazlar ve güvenlik riske girer mi?


Kanal İstanbul üzerinden Montrö tartışması: Boğazlar ve güvenlik riske girer mi?

Projenin ÇED raporunda Karadeniz'in hukuki statüsü ve Montrö Sözleşmesi'nin tartışmaya açılmasından kaçınılması istenilse de savaş gemileri konusunda Montrö'ye işaret edilmesi, farklı görüşleri beraberinde getirdi

Lale Elmacıoğlu Muhabir @laleelmacioglu E-Mail 

Kanal İstanbul’un çevre, ekolojik sistem, kentleşme ve deprem gibi konular üzerindeki olası etkileri kadar; Montrö Boğazlar Sözleşmesi açısından risk oluşturup oluşturmadığı da tartışma konusu oldu.

Çevresel Etki Değerlendirilmesi (ÇED) raporunda, uluslararası su yollarının hukuki durumu ile İstanbul Boğazı, Marmara ve Çanakkale Boğazı’nı kapsayan Montrö'nün maddelerine yer verilmesiyle konu gündeme taşındı.

Özellikle ABD’nin savaş gemilerini Karadeniz’e çıkarması riski ve Türkiye'nin güvenliğinin tehdit altına girebileceği iddiaları ortaya atıldı.

Konunun uzmanları Independen Türkçe'ye değerlendirmede bulundu.

İstanbul Boğazı'nın güvenliği 1936'da imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi'yle sağlanıyor 

Solmaztürk: Kanal İstanbul, Montrö’yü tartışmaya açmaz

Projenin 83 yıl önce imzalanan Montrö Sözleşmesi açısından bir risk doğurmayacağını savunan Emekli Tuğgeneral Haldun Solmaztürk, “Kanal İstanbul, Montrö’yü kesinlikle tartışmaya açmaz. Hukuki açıdan bu mümkün değil” dedi.

Solmaztürk, ABD’nin ve Batı ülkelerinin çok uzun zamandır Karadeniz’e çıkma planlarının bulunduğunu hatırlatsa da kanalın ne ABD ne de diğer ülkelere bu hakkı tanıyacağını savundu:

Montrö, İstanbul Boğazı, Marmara ve Çanakkale Boğazı’nı ele alıyor. Hem geçişler hem de kalış sınırlaması var. Bu kanal yoluyla Montrö’nün bypass edilerek, onun getirdiği geçişler ve kalış sınırlamalarının ortadan kaldırılması kesinlikle mümkün değil. Kanalı kullanmak bu sınırlamaları değiştirmez, geçiş hakkı vermez, ayrıcalık tanımaz.

 “ABD donanması Karadeniz’e çıkarsa…”

“Bugüne kadar Rusya ve Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerle birlikte durduk” diyen Solmaztürk, ABD donanmasının Karadeniz’e çıkması halinde ise Rusya’nın karşılık vereceğini belirtti.

“Türk hükümeti, kasıtlı şekilde Montrö’yü tartışmaya açarsa, sonuçlarına katlanır”

Emekli Tuğgeneral Solmaztürk, sözlerine şöyle sürdürdü:

Türk hükümeti, kasıtlı olarak Montrö’yü ihlal etmek istemedikçe, Montrö’nün tanıdığı geçiş ve Karadeniz’de kalma sınırlamalarının bypass edilmesi söz konusu değil. Ötesinde geçiş hakkı veremez. Verirse ihlal eder, uluslararası hukukta suçtur. Eğer Türk hükümeti, kasıtlı şekilde Montrö’yü tartışmaya açarsa, sonuçlarına katlanır! S-400’de olduğu gibi! Sonuçlarına katlanırsa açsın.

“Asıl sorun Montrö değil çevre”

Kanal İstanbul’la birlikte Montrö Sözleşmesi’nin gündeme gelmesini “beyhude” bir tartışma olarak nitelendiren Solmaztürk, projenin neden olabileceği çevre sorunlarına yönelmenin daha doğru olduğu görüşünde.

 

Haldun Solmaztürk.jpg

Haldun Solmaztürk / Fotoğraf: Independent Türkçe

 

Gürdeniz: Bir bütünlük bozulma çalışılıyor

Hükümet, Kanal İstanbul’u yapma nedenlerinden biri olarak boğazdaki tanker trafiğini ve güvenlik riskini azaltmayı gösteriyor. 

Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, bu yöndeki argümanlara karşı çıkıyor.  

"Boğazdaki gemi yoğunluğu azaldı" diyen Gürdeniz, "Ayrıca Samsun-Ceyhan çok daha az maliyetle yapılabilir ve Ruslar da buna hazır" dedi. 

Gürdeniz, Montrö tartışmasına ilişkin olarak "Türkiye Cumhuriyeti’nin iki omurgası vardır, biri Lozan, diğer Montrö. Kanal İstanbul’un Montrö kapsamında olmaması sorun çıkarır" ifadelerini kullandı. 

Kanal İstanbul’u kullanmanın Montrö Sözleşmesi’nde bir tarifinin olmadığına vurgu yapan Gürdeniz, “Montrö denge rejimini tesis ediyor. Çanakkale, Marmara ve İstanbul Boğazı bir bütündür. Oysa siz gelip bu bütünlüğü Kanal İstanbul ile bozmaya çalışıyorsunuz" diye konuştu. 

ABD’nin Akdeniz'deki donanmasını Karadeniz’e çıkarma isteği için Kanal İstanbul'un yapılmak istendiği iddiaları konusunda ise Gürdeniz şunları söyledi: 

"Bir ülke çıkıp da ‘Kanal İstanbul’u kullanacağım’ diyebilir ve bu durum, Karadeniz’e askeri gemilerin giriş çıkışında ikinci bir imkan sunacağından savunma politiği ve stratejik açıdan Rusya karşı çıkar. 

Kanal İstanbul’la 8 milyon nüfuslu bir batı İstanbul adası oluşturulacak. Türkiye’de halkın genel anlamda projeye ikna olmadığını düşünüyorum.

 

Cem Gürdeniz Independent Türkçe.png

Cem Gürdeniz / Fotoğraf: Independent Türkçe

Şen: Montrö’nün kesinlikle delinmemesi gerekir

“Montrö ciddi bir kazançtır, kesinlikle delinmemesi gerekir. Boğazları tartışmaya açtırmak, Montrö’de elde edilen başarıyı bertaraf edebilir” uyarısı yapan Prof. Dr. Ersan Şen, hali hazırda sorun yaşanmasa da Kanal İstanbul’un ileride Türkiye’yi bazı risklerle karşı karşıya getirebileceği görüşünde:

Kanal İstanbul yapıldığı için Montrö Sözleşmesi elbette ortadan kalkmayacak ancak bir kanal alternatifi ortaya konulduğunda, Türkiye Cumhuriyeti (T.C.) üzerinde oluşabilecek baskılara karşı koyabilmek şart. İktidarın bunu garanti etmesi lazım. Özellikle ABD ve rakibi Çin gibi ülkeler, Karadeniz’in ve T.C.’nin güvenliğini tehdit eder mi?

“ABD hiç itiraz etmiyor çünkü Kanal İstanbul işine geliyor”

ABD’nin Kanal İstanbul’u askeri amaçları için kullanabilme ihtimaline dikkati çeken Şen, “Türkiye tehdit altında kalabilir, buna karşı durabilecek mi? Yoksa güvenliğiniz riske girer” ifadelerini kullandı.

Şen, “İstanbul Kanalı neden yapılmak isteniyor, bunda her durumda üstün tutulması ve gözetilmesi gereken kamu yararının ne olduğu boğazların trafik ve bölge güvenliği dahil olmak üzere topluma açıklanmalı ve kamu otoritesi tüm aşamalarda kamu yararını esas almaya özen göstermelidir” dedi.

ABD’nin Akdeniz’den Karadeniz’e çıkamadığını, çıksa da en fazla 21 gün kalabildiğini belirten Şen, Kafkaslara uzanamayan ABD’nin bir sıkışmışlık yaşayarak kendisini bu açıdan zayıf hissettiğini belirterek, "Montrö’ye dahil olmayan bu kanal, ABD’nin işine gelir. Dikkat edin ABD hiç itiraz etmedi çünkü işine geliyor. Ancak Rusya’nın itirazları var. Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerle, özellikle Rusya’yla güvenlik sorunu yaşayabilirsiniz. Rusya gibi, ABD’nin rakibi Çin de istemez. ABD, Montrö’ye dahil olmayan İstanbul Kanalı üzerinden donanmasını Karadeniz’e çıkarmak için baskı uygulayabilir" değerlendirmesinde bulundu. 

“ABD ekonomik yaptırım tehdidinde bulunabilir”

"Türkiye’ye bazı yaptırım ve dayatmalar gelebilir" diyen Şen, "Bu riski almaya değer mi iyi hesaplamak gerekir. ABD yeniden iktisadi tehdit ortaya koyabilir. Önemli olan ticaret gemileri değil, savaş gemileri. Kanal, donanmalar için kullanılırsa, Montrö ihlal edilmiş olur ve sorun çıkar. Biz hukukçular şunu duymak istiyoruz: Bu kanal, Türkiye Cumhuriyeti’nin ileride baskı göremeyeceği şekilde nasıl yönetilecek?” diye sordu.

 

“Barış suyu olarak kullandığınız Karadeniz’i ve boğazları tehdit edilir hale getiriyorsunuz”

Kanal İstanbul'a kamu yararına göre bakılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Şen, “ABD veya başkaları istedi diye değil, bize olacak artı ve eksilerini çok iyi değerlendirmeliyiz” dedi ve ekledi:

Bir barış suyu olarak kullandığınız Karadeniz’i ve boğazları tehdit edilir hale getiriyorsunuz!

 

Kanal İstanbul güzergah AA.png

ABD’nin donanmasını Karadeniz’e çıkarma ihtimali, Kanal İstanbul'un en tartışmalı yönlerinden / Fotoğraf: AA

 

“Önemli olan kanalı yapmak değil, kontrol edebilmek”

Önemli olanın kanalı yapmak değil, kontrol etmek olduğunu vurgulayan Şen, Türkiye bu baskıları bertaraf edemeyebilir, uluslararası yansımalar ve problemleri kaldıramayacaksak, bu kadar risk almaya değer mi diye bakmak gerekir. Diğer taraftan kamu yararı var mı, bunu sorgulamak gerekir." ifadelerini kullandı. 

 “Yap-işlet-devret modeli göz ardı edilmeli”

Emperyalist devletlerin başka devletleri yatırımlar üzerinden borçlandırmak suretiyle o ülkeler üzerinde güç sahibi olduğunu vurgulayan Ersan Şen, “Bu bir milli mesele. Yapacaksak kendi imkanlarımızla yapacağız. Yap-işlet-devret modeli göz ardı edilmelidir. Uluslararası borçlanmayla gerçekleştirilirse, teslimiyet olur” dedi.

 

ersan şen.jpg

Prof. Dr. Ersan Şen / Fotoğraf: Twitter / Ersan Şen

 

“Riske girmek istemiyorsan bu projeyi yapma”

Prof. Dr. Ersan Şen, Kanal İstanbul projesinin yapılmasında Kamu yararı gözetilmesi gerekirsen risk de alındığına dikkati çekti:

Türkiye Cumhuriyeti güçlü olduğu sürece oradan donanma geçirmez. Şu an için Montrö ile ilgili sorun yok gibi gözükse de ilerde olabilir, ihtimal var. Pandora’nın kutusunu açıyorsun! En ufak bir riske bile girmek istemiyorsan bu projeyi yapma. ‘Kamu açısından yaralı olacak, güçlüyüm diyorsanız’ siz bilirsiniz. O zaman yapın.

“Kanal İstanbul çevre, kentleşme gibi konularda olumsuz gözüküyor”

Projenin çevre, içme suyu, doğa, kentleşme, yerleşim düzeni ve nüfusun kalabalıklaşması gibi konularda olumsuz gözüktüğünü savunan Şen, “Montrö açısından ise bu ülkenin yetiştirdiği devletler umumi hukukçuları, genel hukukçuları var. Konuyu onların değerlendirmesi şart” diyerek sözlerini tamamladı. 

The Independentturkish