Bursa’daki Padişah Türbelerinde Neden Ayakkabılarla Dolaşılabiliyor?

Bursa’daki Osmanlı padişah türbelerinde ayakkabıyla girilmesi, İstanbul’daki türbelerdeki halı uygulamalarıyla çelişiyor. Ecdada saygı geleneği neden Bursa’da sürdürülemiyor? Bu kültürel ikilem kamuoyunun gündeminde.

Bursa’daki Padişah Türbelerinde Neden Ayakkabılarla Dolaşılabiliyor?

Bursa’daki Padişah Türbelerinde Neden Ayakkabılarla Dolaşılabiliyor?

ŞEHİTLER ÖLMEZ / TÜRKİYE

İstanbul’daki Saygı Geleneği Bursa’da Neden Sürdürülmüyor?

Osmanlı’nın kurucu başkentlerinden biri olan Bursa, altı padişahın türbesine ev sahipliği yapıyor. Ancak bu tarihi ve manevî mekânlarda yıllardır devam eden dikkat çekici bir uygulama farkı kamuoyunun tepkisini çekmeye başladı. İstanbul’daki Fatih Sultan Mehmed, Yavuz Sultan Selim gibi Osmanlı padişahlarının türbelerinde zeminler halı ile kaplıyken ve içeri ayakkabısız girilirken, Bursa’daki Osman Gazi, Orhan Gazi, Sultan II. Murad gibi ecdadın mezarlarının bulunduğu türbelere ayakkabıyla girilebiliyor. Bu durum, özellikle manevî hassasiyet taşıyan ziyaretçilerde rahatsızlık uyandırıyor.

Halı Yok, Saygı da mı Yok?

Türkiye’nin dört bir yanında, özellikle de tarihi türbelerde halı döşemesi ve ayakkabısız giriş gibi uygulamalar bir saygı geleneği olarak sürdürülüyor. Konya’daki Mevlana Türbesi, Bitlis’teki Feyzullah Ensarî Hazretleri Türbesi, Bayburt’taki Abdulvehhab Gazi Türbesi gibi örneklerde bu gelenek korunuyor. Ancak Osmanlı’nın kurucu liderlerinden Osman Gazi’nin türbesi dahil olmak üzere Bursa’daki padişah türbelerinde zeminler çıplak mermerle kaplı ve ziyaretçiler ayakkabılarıyla içeri giriyor. Bu çelişki, kültürel tutarsızlığın bir göstergesi olarak yorumlanıyor.

2015’te Başlayan Halı Girişimi Neden Yarım Kaldı?

Araştırmacı yazar Mustafa Armağan, 2015 yılında başlattığı farkındalık kampanyası sayesinde Bursa’daki bazı türbelere halı döşendiğini ancak bu uygulamanın kısa süre sonra yerel yönetimlerin tutumu nedeniyle geri çekildiğini hatırlatıyor. Ziyaretçilere daha konforlu bir alan sunma gerekçesiyle yapılan halı döşemeleri, bazı tur rehberlerinin ve idari mercilerin olumsuz yaklaşımıyla kaldırılmıştı. Halının tekrar kaldırılması karşısında yaşadığı hayal kırıklığını ifade eden Armağan, bu durumu “ecdata saygısızlık” olarak nitelendiriyor.

Turist Rahat Etsin Diye Saygıdan Vazgeçilebilir mi?

Türbelere halı döşenmesine karşı çıkan bazı tur rehberleri, turistlerin ayakkabılarını çıkarmak istememelerini gerekçe gösteriyor. Ancak aynı turistler İstanbul’daki Yavuz Sultan Selim Türbesi, Konya’daki Mevlana Dergâhı gibi yerlerde ayakkabılarını çıkarmakta sorun yaşamıyor. Bu durum, Bursa’daki uygulamanın çifte standartla yürütüldüğü eleştirilerini haklı kılıyor. “Turistin konforu” bahanesiyle ecdadın manevi mirasına gösterilmesi gereken saygının geri plana itilmesi, kamuoyunda derin bir rahatsızlık oluşturuyor.

Bir Türbede Halı Varken Diğerinde Neden Yok?

Örnekler çelişkilerle dolu: Söğüt’teki Ertuğrul Gazi Türbesi halı kaplı ve ayakkabısız giriliyor. Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul’daki türbesinde aynı şekilde özenli bir uygulama söz konusu. Ancak Bursa Muradiye Külliyesi’ndeki Sultan II. Murad Türbesi mermer zeminli ve ziyaretçiler ayakkabılarıyla içeri giriyor. Yıldırım Bayezid’in kısa süre önce restore edilen türbesine ise yeniden halı döşendi. Bu da gösteriyor ki, kararlı bir irade olduğunda saygı geleneği tekrar tesis edilebiliyor.

Bursa’ya ve Tarihe Düşen Sorumluluk

Osmanlı’nın ilk başkenti olarak ecdadın izlerini taşıyan Bursa, bu tarihi emanetlere en yüksek hassasiyetle sahip çıkmak zorunda. İstanbul’daki türbelerde gösterilen özenin Bursa’da da sürdürülmesi sadece ziyaretçilerin değil, tüm milletin ortak beklentisidir. Osmanlı mirasına gösterilen bu özen, gelecek kuşaklara aktarılacak kültürel bir sorumluluğun da parçasıdır. Bu nedenle Bursa’daki türbelerde halı uygulamasının kalıcı hale getirilmesi, yalnızca bir estetik mesele değil, derin bir tarih ve vefa meselesidir.


www.sehitlerolmez.com