Çanakkale Rüyası: Bir Milletin Dirilişine Yolculuk

Çanakkale’ye yapılan anlamlı yolculukta şehitlikler, destansı kahramanlıklar ve “Çanakkale geçilmez” ruhu yeniden hatırlandı.

Çanakkale Rüyası: Bir Milletin Dirilişine Yolculuk

Çanakkale Rüyası: Bir Milletin Dirilişine Yolculuk

BİLGE TABİRCİ / ÇANAKKALE

Vatan Sevdasıyla Başlayan Yolculuk

“Her Müslüman’ın Kâbe’yi, her Türk evladının da Çanakkale’yi görmesi gerekir” sözü boşuna söylenmemiştir. Bu sözün izinde, Çanakkale Şairler ve Yazarlar Derneği Başkanı Mustafa Berçin’in davetiyle başlayan yolculuk, bir rüyanın içinde uyanmaya benziyordu. İstanbul’dan hareketle şehitler yurduna varıldığında, yol arkadaşlarının kalplerinde tarifsiz bir heyecan vardı.

Tarihle Yüzleşme: Nusrat Mayın Gemisi ve Deniz Müzesi

Çanakkale’deki ilk gün, kentin tertemiz sokakları ve huzur veren sahiliyle başladı. Ardından tarihin kalbine doğru yolculuk yapıldı. Çimenlik Kalesi, avlusundaki silahlar ve müzesiyle savaşın izlerini taşırken, Nusrat Mayın Gemisi ziyaretçilere tüyler ürperten bir ders veriyordu. Bouvet, HMS Irresistible ve HMS Ocean zırhlılarını sulara gömen mayınlar, bir milletin kaderini değiştiren dönüm noktası olarak yeniden hatırlandı.

Aynalı Çarşı’dan Yükselen Türkü

Türkülere konu olan Aynalı Çarşı’ya girildiğinde, “Çanakkale içinde Aynalı Çarşı / Ana ben gidiyom düşmana karşı” sözleri dudaklardan döküldü. Dükkânların kapılarında dalgalanan bayraklar, şehitlerin kanıyla yoğrulmuş Çanakkale ruhunu hâlâ diri tutuyordu. Burada hissedilen hüzün, Çanakkale’nin sadece bir şehir değil, bir destan olduğunun en açık göstergesiydi.

Gelibolu Yarımadası ve Şehitlikler

Yolculuğun ikinci günü, Gelibolu Yarımadası’na adım atıldığında kalplerde tarifsiz bir ürperti vardı. Kilitbahir’de Necmettin Halil Onan’ın “Dur yolcu!” dizeleriyle karşılaşmak, ziyaretçilerin hislerini daha da derinleştirdi. 57. Alay Şehitliği, Seyit Onbaşı’nın destansı kahramanlığı, Mecidiye Tabyası ve Conkbayırı’nda yaşananlar, Mehmetçiğin iman dolu mücadelesini yeniden hatırlattı.

Bir yaşlı köylünün “Abdestiniz var mı?” sorusu ise sembolik bir uyarıydı: Bu topraklarda atılan her adım, bir şehidin üzerine basmak demekti. Çanakkale, sadece taş ve topraktan ibaret değil, bir milletin yeniden doğduğu kutsal mekândı.

Çanakkale Ruhu: Dirilişin ve Vatan Sevgisinin Adı

Ziyaret edilen her şehitlik, her siper ve her anıt, “Çanakkale geçilmez” gerçeğini yeniden haykırıyordu. Burada lise sıralarından cepheye koşan gençlerin, “Ben size ölmeyi emrediyorum” diyen Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde yazdığı destan bir kez daha gözler önüne serildi.

Çanakkale, bir rüyadan öte; milletin kalbine kazınmış bir dirilişin adıydı. Bu yolculuk, ziyaretçilerin kalbinde vatan sevgisinin en yüce haliyle yer etti.


Her rüya, sahibinin kalbi kadar eşsizdir; yorumu da öyle olmalıdır.
Gerçek anlamı keşfetmek için rüyanızı Bilge Tabirci’ye yorumlatın.


www.bilgetabirci.com