Cem Gürdeniz: ŞİÖ Zirvesi ile çok kutupluluk çağı resmen başladı
Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, ŞİÖ Zirvesi’nin çok kutuplu dönemin başlangıcı olduğunu söyleyerek Asya’daki güç yakınlaşmasını, Türkiye’nin konumunu ve enerji-ticaret eksenindeki doğuya kayışı değerlendirdi.
Cem Gürdeniz: “ŞİÖ Zirvesi ile çok kutupluluk çağı resmen başladı”
ŞEHİTLER ÖLMEZ / İSTANBUL
“Asya geri dönülmez biçimde uyandı”
Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, Çin’in Tianjin kentinde yapılan Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Zirvesi’nin “batı merkezli düzen için dönüm noktası” olduğunu savundu. Gürdeniz, Hindistan, Çin ve Rusya liderlerinin verdiği “yakınlaşma” fotoğrafının, “1700’lerden bu yana süren Batı hegemonyasına karşı Asya’nın büyük bir meydan okuması” anlamına geldiğini söyledi. Liderler arasındaki samimi görüntülerin ve kamuoyuna açık ikili temasların, “çok kutupluluğun ilanı” niteliği taşıdığını belirtti.
Hindistan–Çin dengesi: ‘Ejderha ile filin dansı’
Gürdeniz, Çin Devlet Başkanı’nın kullandığı “ejderha ile filin dansı” metaforuna atıfla, iki ülkenin tarihsel üretim gücüne dikkat çekti. Hindistan’ın geniş diasporası, uzay programı ve savunma sanayii kabiliyetleri; Çin’in ise ekonomik, teknolojik ve askeri kapasitesiyle öne çıktığını vurguladı. Hindistan’ın Batı ile kültürel-ekonomik bağlarına rağmen savunmada Rusya ile yakın işbirliğini sürdürdüğünü anımsatan Gürdeniz, “Asya’da yükselen güç dengesi bu üçlünün etrafında şekilleniyor” değerlendirmesini yaptı.
Türkiye’nin konumu: ‘Asya tablosunda eksik parça’
Zirve ve ardından düzenlenen geçit törenine Türkiye’nin bakan düzeyinde katılımını “önemli” bulan Gürdeniz, “Keşke daha üst düzey temsil ve daha net stratejik yönelim görseydik” dedi. Türkiye’nin coğrafi konumu ve deniz gücüyle Asya denkleminde kilit ülke olduğunu söyleyen Gürdeniz, “Donanmamızın güçlenmesi sevindirici; fakat Suriye’de izlenen politikalar gibi ‘lastik patlatan’ zikzaklardan kaçınmak gerekir” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin ŞİÖ/BRICS benzeri platformlarda daha görünür olmasının, “yeni jeopolitik mimaride elini güçlendireceğini” savundu.
Enerji-ticaret ekseni doğuya kayıyor
Gürdeniz’e göre Asya’nın ekonomik merkez oluşu, enerji ve tedarik ağlarıyla pekişiyor. Rusya’dan Çin’e planlanan yüksek hacimli doğal gaz hatlarının “tarihî işbirliği” anlamına geleceğini söyleyen Gürdeniz, Kuşak-Yol girişimi ve BRICS/Yeni Kalkınma Bankası gibi araçların da “Batı finans mimarisine alternatif” oluşturduğunu belirtti. Küresel ticaret hacminin büyük bölümünün Asya’da dönmesi nedeniyle “Avrasya iç bağlantılarının” stratejik önem kazandığını dile getirdi.
Sert eleştiriler ve uyarılar
Gürdeniz, ABD ve Avrupa Birliği’nin güvenlik ve ekonomi politikalarını eleştirirken, “imparatorlukların sürekli çatışma döngüsü” iddiasında bulundu. İsrail’in bölgesel hamlelerine atıfla Türkiye’nin caydırıcılığını artırması gerektiğini savunan Gürdeniz, Kıbrıs dosyasında da “federal çözüm için artan baskılara” dikkat çekti. Türkiye iç siyasetinde AB üyeliği bağlamındaki bazı beyanları “riskli” bulan Gürdeniz, “Türkiye Asya ile kurumsal ilişkilerini güçlendirirse dünya düzeni farklı bir dengeye oturur” dedi.
Öte yandan Gürdeniz, Batı istihbarat yapıları, terör örgütleri ve bölgesel krizlere ilişkin tartışmalı değerlendirmelerde bulundu; bu görüşler kamuoyu ve muhataplarınca teyide muhtaç iddialar niteliği taşıyor.
Asker Vurulunca Değil, Unutulunca Ölür!
www.sehitlerolmez.com













