Cemaat için çözüm çağrısı: Tıpkı PKK gibi feshedilmeli

Siyaset bilimci Gökhan Bacık, Gülen cemaatinin mevcut örgütlenmesini feshetmesi gerektiğini savundu. Bacık’a göre PKK örneği, siyasi çözüm için bir model olabilir. Devletin tabandaki bireyleri muhatap alması şart.

Cemaat için çözüm çağrısı: Tıpkı PKK gibi feshedilmeli

Cemaat için çözüm çağrısı: Tıpkı PKK gibi feshedilmeli

ŞEHİTLER ÖLMEZ / TÜRKİYE

Gökhan Bacık'tan dikkat çeken öneri: Cemaat yapısı feshedilmeli, bireyler devlete muhatap olmalı

Siyaset bilimci Gökhan Bacık, Gülen cemaati hakkında çarpıcı bir çıkış yaptı. Bacık’a göre, devletin PKK ile başlattığı siyasi çözüm süreci bir emsal teşkil ediyor ve aynı yöntem, “cemaat” olarak bilinen yapıyla da denenmeli. “Çözümün açık şartı, cemaatin tıpkı PKK gibi mevcut örgütlenmesini feshetmesidir” diyen Bacık, Gülen’in 60’larda şekillendirdiği yapının artık çağın gereklerine uymadığını vurguluyor.

Devlet dönüşür ama yenilmez: Çözüm için kuralları devlet koyar

Bacık’ın yazısında dikkat çektiği önemli bir nokta var: Siyasi çözüm süreçlerinde esas aktör devlettir. Devlet, reform yapar ancak yenilmez. Tıpkı PKK örneğinde olduğu gibi, cemaatin de bu gerçekle yüzleşerek, kendini feshetmesi gerektiği belirtiliyor. Bu, “kim haklıydı” tartışmasından çok, mevcut şartlarda “ne yapılabilir” meselesi.

Cemaatin mevcut yapısı neden sorunlu?

Gökhan Bacık’a göre cemaatin halen varlığını sürdüren hiyerarşik yapısı, Soğuk Savaş döneminde kurulmuş bir model. Şeffaf olmayan, hesap vermeyen bu yapı artık ne Türkiye'de ne de başka bir medeni ülkede meşru kabul ediliyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bazı kararlarında dahi bu yapılanma biçimi dolaylı olarak eleştiriliyor.

Yönetim değil, bireyler adım atmalı

Cemaatin üst kadrosunun mevcut çıkar ve konumlarını terk etmeyeceğini belirten Bacık, çözüm sürecinin tabandaki nitelikli bireylerle yürütülmesi gerektiğini söylüyor. Eski subaylar, akademisyenler, yargıçlar ve iş insanları gibi elit tabaka, inisiyatif alarak süreci başlatmalı. “Cemaatin vitrini ilahiyatçılar ve gazetecilerden oluşuyor ama asıl yük, bu nitelikli bireylerin omzunda” ifadesiyle çözümün dinamiklerini ortaya koyuyor.

Devletin de adım atması şart

Bacık’ın önerilerine göre, yalnızca cemaatin değil devletin de inisiyatif göstermesi gerekiyor. Devletin, çözüm isteyen bireyleri muhatap alacağını kamuoyuna açıkça beyan etmesi, cemaatin içinde yaşanan umutsuzluğu kırabilir. Bacık’a göre, cemaatin yönetimini ayakta tutan en önemli şey, devletten gelen sert yaklaşım. Devlet, bu döngüyü kırarak tabandaki insanlara onurlu bir çıkış sunmalı.

Cemaatin geleceği: Kurumsal meşruiyet artık yok

Yazının en dikkat çeken tespitlerinden biri de şu: Cemaatin artık kurumsal olarak meşruiyetini yitirdiği ifade ediliyor. Devletin AKP ile sınırlı olmayan, kurumsal bir reddi söz konusu. Bu bağlamda, çözüm bireyler üzerinden inşa edilmeli. Aksi hâlde, devletle uzun yıllar sürecek bir mücadele kaçınılmaz hale gelecek.

Tabanın konformizmi çözümü geciktiriyor

Bacık, yurt dışına çıkmış cemaat mensuplarının zamanla düzenlerini kurduğunu ve bu durumun çözüm arayışlarına zarar verdiğini belirtiyor. Avrupa’da oturmuş hayat düzeni, Türkiye’de hâlâ ciddi mağduriyet yaşayan insanlara karşı güçlü bir siyasi baskı kurulmasını engelliyor. Bu nedenle, çözüm için yüksek sesle konuşacak yeni bir iradeye ihtiyaç var.

Peki şimdi ne yapılmalı?

Cemaatin mevcut yönetimi adım atmaya istekli görünmüyor. Ancak yetişmiş bireylerin bir araya gelerek kamuoyuna açık metinlerle, net çözüm önerileriyle çıkması gerekiyor. Devlet de buna karşılık olarak bu bireyleri muhatap alacağını açıkça ifade etmeli. Bu çift yönlü hareketle, yıllardır çözülemeyen bu kriz aşılabilir.

www.sehitlerolmez.com

Kaynak: Serbestiyet