DEM Parti'den Hükümete Sert Çıkış: Adalet Krizi Derinleşiyor
DEM Parti, infaz düzenlemesi içeren 10. Yargı Paketi’ni sert sözlerle eleştirdi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a verilen sözleri hatırlatan DEM milletvekilleri, yasa teklifinin adalet, eşitlik ve toplumsal barış beklentilerini karşılamadığını savundu.
DEM Parti'den Hükümete Sert Çıkış: Adalet Krizi Derinleşiyor
ŞEHİTLER ÖLMEZ / TÜRKİYE
10. Yargı Paketi’nde gerilim yükseliyor
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde infaz düzenlemesini içeren 10. Yargı Paketi'nin görüşmeleri öncesi DEM Parti, yasal düzenlemeye yönelik tepkisini sert bir açıklamayla dile getirdi. Adalet Komisyonu üyesi ve Şanlıurfa Milletvekili Dilan Kunt Ayan, düzenlenen basın toplantısında Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’u doğrudan hedef aldı ve "Verdiğiniz sözler nerede?" diye sordu.
"Toplumsal barış bu paketin neresinde?"
DEM Parti, hazırlanan yargı paketinin toplumun vicdanında karşılık bulmadığını, siyasi hesaplarla şekillendiğini ve halkın adalet beklentisine sırt döndüğünü savundu. Özellikle hasta ve siyasi mahpuslar başta olmak üzere cezaevlerindeki hak ihlallerine dikkat çeken Kunt Ayan, "Bu yasa adil değil, eşitlikçi değil, insan onurunu temel almıyor" dedi.
Meclise sunulan teklifin infaz sisteminde ayrımcılığı derinleştirdiğini belirten Ayan, yasanın ne hasta mahpuslar için umut olduğunu ne de adli ve siyasi mahpuslar arasında süregelen eşitsizlikleri ortadan kaldırdığını söyledi.
DEM Parti: Sözler tutulmadı, teklifler reddedildi
DEM Parti’nin açıklamasında özellikle Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un kamuoyuna verdiği vaatler hatırlatıldı. "İnfaz eşitliği sağlayacağız", "Hasta mahpuslar için adım atacağız", "Cezaevinde ölüm istemiyoruz" gibi açıklamaların hiçbirinin yargı paketine yansımadığı ifade edildi. Parti, daha önce önerdiği hukuki düzenlemelerin de AK Parti ve MHP tarafından dikkate alınmadığını belirtti.
Cezaevleri alarm veriyor: Kapasite 300 bin, mahkum sayısı 403 bin
Ayan’ın açıklamalarında dikkat çeken bir diğer nokta ise cezaevlerindeki aşırı doluluk oldu. Adalet Bakanlığı verilerine göre 403 bini aşkın tutuklu ve hükümlünün bulunduğu Türkiye’de, cezaevi kapasitesi yalnızca 300 bin seviyesinde. Bu tabloyu "insan onurunu hiçe sayan bir düzene işaret" olarak niteleyen Ayan, insan hakları ihlallerine karşı sessiz kalmayacaklarını vurguladı.
COVID yasası neden kapsam dışı bırakıldı?
DEM Parti’ye göre hükümetin 2020 yılında kendi çıkardığı COVID Yasası’na şimdi sırt dönmesi, yasal güvenlik ilkesine büyük darbe vuruyor. Bu yasanın eşitlik ilkesine aykırı olarak uygulanması sonucu binlerce mahpusun mağdur olduğu belirtilirken, yeni pakette bu düzenlemeye dair hiçbir düzeltmenin yer almaması eleştirildi.
"COVID Yasası idari bir önlemdi" açıklamasının gerçeği yansıtmadığını savunan parti, Adalet Bakanlığı’nın kamuoyuna verdiği sözlerle şimdi sunduğu yasa metni arasında uçurum olduğunu belirtti.
Komisyona önerilerle gidiyoruz
DEM Parti, söz konusu infaz düzenlemesine karşı sadece eleştiri getirmiyor; çözüm önerileriyle de sürece müdahil oluyor. Komisyon toplantısına sunulacak öneriler arasında, ağır hastaların konutta infazına ilişkin muğlak ifadelerin kaldırılması, kadın, çocuk ve yaşlılara özel infaz sisteminden siyasi mahpusların da yararlanabilmesi, “mevcut ağır hastalık” tanımının yasal zemine oturtulması gibi düzenlemeler yer alıyor.
Ayrıca partinin talep ettiği bir diğer değişiklik, 2020 tarihli infaz yasasından dışlanan siyasi mahpuslara yönelik ayrımcılığın giderilmesi.
“DEM Parti infaz yasasını pazarlık konusu yapmadı”
DEM Parti açıklamasında, bugüne kadar hiçbir infaz düzenlemesini pazarlık konusu yapmadıklarını özellikle vurguladı. Parti, adil ve eşitlikçi bir infaz rejimi kurulana kadar her platformda mücadelesini sürdüreceğini ve toplumsal barış için hukukun üstünlüğünü savunmaya devam edeceğini belirtti.
"Adalet kimsenin ayrıcalığı değil, herkesin hakkıdır" diyerek sözlerini tamamlayan Ayan, 10. Yargı Paketi’nin bu haliyle toplumsal barışa değil, siyasi kutuplaşmayı derinleştirmeye hizmet ettiğini öne sürdü.
Kaynak: Odatv













