Dorukhan Büyükışık davasında şok iddia: Cop ve kelepçe kullanıldı
İzmir'de şüpheli şekilde ölen Dorukhan Büyükışık’ın davasında bir tanık, maktulün cop ve kelepçeyle dövülüp inşaattan atılarak intihar süsü verildiğini iddia etti.
AHMET TAŞ / ŞEHİTLER ÖLMEZ
İZMİR, TÜRKİYE — İzmir'de sekiz yıl önce bir inşaat şantiyesinde ölü bulunan Dorukhan Büyükışık'ın davasında bir tanık, maktulün cop ve kelepçeyle dövüldükten sonra inşaattan atılarak olaya intihar süsü verildiğini iddia etti.
Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlunun şüpheli ölümüyle ilgili polislerin ve inşaat çalışanlarının yargılandığı birleşik davanın son duruşması, İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirildi. Anadolu Ajansı'nın (AA) haberine göre duruşmaya damga vuran ifadeler, olayın organize bir cinayet ve ardından yürütülen bir karartma operasyonu olabileceği yönündeki iddiaları güçlendirdi.
"Cop ve kelepçeyle dövüp aşağı attı" iddiası
Duruşmada başka bir suçtan tutuklu bulunan tanık K.K., sarsıcı bir iddiada bulundu. K.K., 2021 yılında tanıştığı G.A. isimli şahsın kendisine Narlıdere’deki bir inşaatta "emekli bir askerin çocuğunu" inşaat demiri, cop ve kelepçeyle dövdüğünü anlattığını öne sürdü. Tanık, G.A.'nın bu çocuğu daha sonra inşaattan atarak olayı intihar gibi lanse ettiğini bizzat itiraf ettiğini dile getirdi.
K.K. ifadesinde, "G.A. evinde bana cop ve ortası zincirli kelepçe gösterdi. Daha sonra bu olayla ilgili detayları paylaştı. Dorukhan Büyükışık olayını cezaevinde duyduktan sonra anlatılanların benzerliği nedeniyle tanık olmak istedim" dedi.
Adli tıp uzmanından "düşme olmayabilir" tespiti
Duruşmada dinlenen adli tıp uzmanı G.B., Dorukhan Büyükışık’ın ölü muayenesi sırasında meslek hayatı boyunca rastlamadığı bir durumla karşılaştığını belirtti. Maktulün vücudunda yüksekten düşmeye bağlı beklenen ağır hasarların bulunmadığını vurgulayan G.B., şu değerlendirmede bulundu:
"Meslek hayatımda bu kadar yüksekten düşüp bu kadar az yara alan bir vakaya rastlamadım. Hatırladığım kadarıyla vücutta sadece çok küçük iki sıyrık vardı. Bu nedenle 'yüksekten düşme olmayabilir' değerlendirmesini yaptım. Ayrıca olay yeri fotoğrafları, cesedin muayene ettiğim sıradaki pozisyonundan farklı görünüyor."
Sanık polislerin savunmaları ve kamera kayıtları
Olayın yaşandığı dönemde Narlıdere İlçe Emniyet Müdürlüğünde görev yapan sanık polis amiri İ.K., bölgedeki kamera kayıtlarına "şifre olduğu için" erişemediklerini savundu. Maktulün eşyalarının yerinin değiştirildiği yönündeki suçlamaları reddeden İ.K., eşyaları usulüne uygun şekilde muhafaza ettiğini ileri sürdü.
Tanık olarak dinlenen dönemin İlçe Emniyet Müdürü İ.Y. ise durumu en baştan itibaren "şüpheli" olarak gördüklerini ancak sürecin sürüncemede kaldığını ifade etti. Mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteleyerek sanıkların mevcut halinin devamına karar verdi.













