Düşük Riskini Tahmin Eden Test: Anne Olma Umudu Artıyor

İngiltere’de geliştirilen yeni test, rahim zarındaki anormallikleri tespit ederek düşük riskini önceden tahmin ediyor. Anne olmayı umut eden kadınlara umut veren bu gelişme detaylarıyla haberimizde.

Düşük Riskini Tahmin Eden Test: Anne Olma Umudu Artıyor

Düşük Riskini Tahmin Eden Test: Anne Olma Umudu Artıyor

BİLGE DOKTOR / İSTANBUL

Gebelik kayıplarına çığır açan bilimsel gelişme

İngiltere’de bilim insanları, tekrarlayan düşüklerin ardındaki nedenleri anlamaya yardımcı olan yeni bir test geliştirdi. Warwick Üniversitesi'nden araştırmacılar, rahim zarında meydana gelen anormallikleri tespit ederek, düşük riskini gebelikten önce belirlemeyi mümkün hale getirdi. Bu test sayesinde, özellikle daha önce birden fazla düşük yaşayan kadınlar için umut verici yeni tedavi yollarının önü açılıyor.

Düşüğün nedeni sadece şanssızlık mı?

Daha önceki araştırmaların büyük bölümü embriyo kalitesi üzerine odaklanmışken, rahim zarının rolü çoğunlukla göz ardı edilmişti. Ancak Warwick Tıp Fakültesi’nden Dr. Jo Muter, “Birçok kadına sadece şanssız oldukları söyleniyor. Oysa biz rahim zarının, daha hamilelik başlamadan bile düşük için uygun bir ortam yaratabildiğini ortaya koyduk” diyerek bu bakış açısının değişmesi gerektiğini vurguluyor.

Rahim zarı, normalde embriyoya destek olmak üzere hücresel yapısını değiştirerek hamileliği sürdürecek bir ortam oluşturur. Ancak bu dönüşüm sürecinde bir sorun olursa, embriyo gelişemiyor ve gebelik kayıpla sonuçlanabiliyor.

Pilot uygulama başladı: Sonuçlar umut verici

Yeni geliştirilen test, rahim zarının embriyoya nasıl tepki vereceğini ölçüyor. Şu anda Coventry & Warwickshire Üniversite Hastanesi’ne bağlı Düşük Araştırmaları Merkezi’nde, binden fazla kadın üzerinde uygulanıyor. İlk sonuçlar ise oldukça umut verici.

37 yaşındaki Charlie Beattie'nin hikayesi bu başarının çarpıcı bir örneği. Dört yıl içinde sayısız düşük yapan Charlie, artık hamilelik testlerinden heyecan duymadığını söylüyor. Ancak yeni test sayesinde rahminde bebek gelişimine elverişli olmayan bir ortam olduğu tespit edildi. Bunun üzerine, araştırma kapsamında kendisine diyabet tedavisinde kullanılan sitagliptin ilacı önerildi. Üç ay süren tedavi sonrası hamile kalan Charlie, bu kez bebeğini sağlıkla dünyaya getirdi. Şimdi dokuz haftalık olan kızı June, bu bilimsel gelişmenin adeta yaşayan kanıtı.

Teste erişimde engeller kalkmalı

Her kadın teste gönüllü olarak katılabiliyor ancak hem yoğun talep hem de kısıtlı finansman nedeniyle bekleme listeleri uzuyor. Üstelik bazı kadınlar, test masraflarını kendileri karşılamak zorunda kalıyor. Araştırma merkezinin direktörü Dr. Jyotsna Vohra, testin yaygınlaştırılması gerektiğini savunarak, “Fark yarattığı kanıtlanmış bu testin, hiçbir kadın için ulaşılamaz olmaması gerekir” diyor.

Tedavide yeni ilaçlar yolda mı?

Şimdilik sitagliptin en sık başvurulan tedavi aracı olsa da, bu ilaç aslında diyabet hastaları için geliştirilmiş bir ürün. Dr. Muter, ileride rahim zarı problemlerine özel ilaçların da geliştirilebileceğini belirtiyor. Ancak dikkat çeken bir gerçek de şu: Bugün piyasada bulunan ilaçların %80’i hamile kadınlar üzerinde test edilmedi. Bu nedenle hangi ilacın daha etkili olabileceği halen araştırılıyor.

Gebelikte düşük riski, dünya genelinde kadınların fiziksel sağlığının yanı sıra ruhsal dengelerini de derinden etkileyen bir konu. Bu yeni test sayesinde, düşüklerin nedenleri daha iyi anlaşılırken, binlerce kadın için anne olma hayali daha gerçekçi bir hale geliyor.

www.bilgedoktor.com