Emekliler Maaş Zammından Memnun mu?

“Bir iki ay sonra 2021’in son aylarından daha kötü durumda olacağız”

Emekliler Maaş Zammından Memnun mu?


Emekliler Maaş Zammından Memnun mu?

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yıllık enflasyon rakamlarını açıklamasının ardından memurların ve emeklilerin maaşlarına uygulanacak zam oranı da belli oldu. Buna göre SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin aylığı, geçen yılın son 6 aylık enflasyon oranı olan yüzde 25,48 artacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, en düşük emekli ücreti için tabanı 2 bin 500 liraya yükselttiklerini de duyurdu.

Memur ve memur emeklilerinin maaşlarına yansıyacak zam oranı ise, geçen yılın ikinci yarısı için toplu sözleşme kapsamında yapılan yüzde 3'lük zammın aşılmasıyla yüzde 22,48'lik enflasyon farkından oluşuyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ocak ayındaki yüzde 5’lik toplu sözleşme dönem zammına yüzde 2,5 ek zam yapılacağını açıkladı. Böylece memur ve memur emeklilerin aylıklarına uygulanacak zam oranı yüzde 30,5’e yükseldi.

“Bir iki ay sonra 2021’in son aylarından daha kötü durumda olacağız”

VOA Türkçe İzmir ve İstanbul’da yaşayan emeklilere maaşlarına gelen zamdan memnun olup olmadıklarını sordu. İzmir’de yaşayan 24 yıllık emekli öğretmen Burhan Aksakal, 4 bin lira emekli maaşının 5 bin liraya yükseleceğini kaydetti. Aksakal, “Bu 5 binle ne yapılır, bilmiyorum yani. Hiç yeterli olur mu. ENAG’ın enflasyon rakamı yüzde 80. Sen yüzde 30 zam vermişsin. Onun da zaten yarısını yıl başının birinci günü geri aldılar. Bize kalanla, sen idare et diyorlar” sözlerini kullandı.

Enflasyonun artması nedeniyle maaşının alım gücü kalmadığını belirten Aksakal, “Ben üniversite mezunu, az buçuk okumayı seven, entelektüel ilişkileri olan, eşi dostu olan bir insanım. Kitap almam lazım. Geçen gün bir kitap gördüm, 140 lira. İnsaf, bu kitabı ben nasıl alayım? Önemli olan fiyatların düşük olması, alım gücümüzün yüksek olması. Bu ay birinci maaşı aldığımızda ‘iyi’ deriz ama bir ay sonra, Şubat maaşında, Aralık’ta aldığımız maaş kadar bile etkisi olmaz. Bir iki ay sonra biz 2021’in son aylarından daha kötü durumda olacağız. Bu arada bu işin sorumluluğunun, bu işin ekonomisini bildiğini söyleyenler olduğunu da belirtelim” dedi.

“Gün geçtikçe gereksinimlerimizi azaltıyoruz”

Emekli öğretmen Fevzi Esen de yapılan zammı yeterli bulmayanlardan. Maaşı yetmediği için gereksinimlerini gün geçtikçe azalttığını söyleyen Esen, “4 bin lira alıyorum. İnsanca yaşamak için son derece yetersiz. En azından, gıda. Gıdanın dışında mesela ben kira vermiyorum. Eğer kira vermiş olsam çok perişan oluruz” diye konuştu.

Eğlenceyi artık hayatlarından çıkardıklarını belirten Esen şöyle konuştu: “Şuradaki restoranların çoğuna ben daha önce giderdim. Hiçbir restorana, kafeye gidemez hale geldik. Gidemezsin. Tek bir kahve 20-25 lira. İkincisi, entelektüel gereksinimlerimizden kısıyoruz. İnsan yalnızca yemek yiyen, üşüdüğü zaman sıcak isteyen bir varlık değil. Entelektüel bir varlığız. Dolayısıyla gün geçtikçe ben dahil herkes daha az okuyor, daha az sinemaya gidiyor, daha az tiyatroya gidiyor. Hatta hiç gitmiyor. Böyle bir şey olur mu? Toplum çöp haline geliyor.”

“Ben niye 40 liralık peyniri yiyeyim ki?”

20 yıllık Bağ-Kur emeklisi olan ve 2 bin 500 lira maaş alan Sevinç Vurgun ise en düşük emekli maaşının 2 bin 500 liraya yükseltilmesi için yapılan zammı eşitliksiz bulduğunu kaydetti. VOA Türkçe’ye konuşan Vurgun, “Ben 600 lira zam alacağım. Haksızlık olduğunu düşünüyorum. Çünkü 1500 lira maaş alan kişilere 1000 lira zam verildi. Biz yüzde 24 aldık. Ben buna karşıyım. Çünkü ben zamanında sigortamı öderken 300 lira verdiysem, 1500 lira (emekli aylığı) alan 50 lira vermiştir. Onlara 1000 lira zam olunca bana neden seyyanen vermedi? Bana da 1000 lira seyyanen zam, artı yüzde 24 enflasyon farkı verilebilirdi. Çok büyük haksızlık oldu, hiç memnun değilim” diye konuştu.

Eşinin de emekli olması sayesinde geçinebildiklerini belirten Vurgun, “Benim emekli maaşımla mutfak geçindirilmez. Eşim emekli, iki kişiyiz. Bizim çocuklarımız da geliyor. Torunlarımız da var. Onlara harçlık da vermek istiyoruz. Bu durumda 3 bin lirayla ne kadar geçinebiliriz? Doğalgazı düşünün. Elektrik çok arttı. Markete gidiyoruz. Hiçbir şey almıyoruz. Elimizde iki tane şey var, 300 lira veriyoruz. Et filan yok yani. Peynir dediğiniz 80 lira. Ben niye 40 liralık peyniri yiyeyim ki? Niye yukarıdakiler en iyisini yiyorlar da ben en adisini yiyorum? Dünyaya bir kere geliyorum ben” dedi.

Asgari ücrete yapılan yüzde 50 oranında zammın emekli maaşlarına da yapılmasını isteyen Vurgun, “Madem asgari ücret 4 bin 250 lira yapıldı, o zaman en düşük emekli aylığı da 4 bin 250 TL olmalı, artı enflasyon. (Asgari ücret) yüzde 50 arttı ama bize yüzde 24 yapıldı. Herkesin refaha, herkesin iyi yaşamaya hakkı var. Birisi çok sürünürken diğeri çok yukarıda olmamalı” sözlerini kullandı.

“Ben şu ana kadar böyle iyi bir hükümet görmedim”

VOA Türkçe’yle görüşlerini paylaşan İstanbul’da yaşayan emekliler de ortak sıkıntılarının hayat pahalılığı olduğunu söyledi. Ahmet Sarıyüce, “Elektriğe yüzde 127 zam geliyor, doğalgaza yüzde 50’ye yakın zam geliyor, asgari ücrete yüzde 50 zam geliyor. Emekliye sıra geldiğinde ise yüzde 25 zam. Adalet mi bu? Adalet olmayan yerde hırsızlık da olur, kadına şiddet de olur, terör de olur. Emekliye en az yüzde 60 zam vermeleri gerekiyordu. 20 seneden beri emekliyim, kan kusturuyorlar. Bu dünyanın bir de öbür dünyası var” dedi.

Emekli maaşlarına yapılan artışı yeterli bulduğunu kaydeden İlhan Ocakçı ise “Allah bereket versin. Tayyip Bey’i Allah başımızdan eksik etmesin. Evet, pahalılık var. Emekli maaşımla çok iyi geçinemesem de geçinmeye çalışıyorum. Yapacak bir şey de yok. Ben şu ana kadar böyle iyi bir hükümet görmedim. Ayrıca Türkiye ekonomisini içeriden çökertmeye çalışanlar da var. Ben bundan da rahatsız oluyorum” diye konuştu.

“Keşke bu zamlar gelmeseydi de bu artışı da yapmasalardı”

Marketlerdeki fiyatların düşmesi için hükümetin müdahale etmesini isteyen Yakup Yankı şunları söyledi: “Yüzde 25 zam yaptık diyorlar. O kadar emekli maaşıyla biz ne yapabiliriz ki? Her şeye yüzde 100 zam yapıyorlar. Adalet değil bu. 4 bin 250 TL asgari ücretliye veriliyor. Emekliye ise yüzde 25 zam veriyor. Bununla nasıl geçinecek insanlar. Doğalgaza, elektriğe senede 4-5 defa zam geliyor. Halkla dalga geçiyorlar. Sonra dolara endeksli yatırım yapın diyorlar. Bizim dolarla işimiz yok. Gitsinler marketlerdeki fiyatları düşürsünler. Halk yine kan ağlıyor. Erken seçimi bekliyoruz.”

Emekli maaşlarının ev kirası ödemeye dahi yetmediğini belirten Celal Turgut ise “Bu artışın neresi beni mutlu edecek? Bu sefalet ücretidir. Keşke bu zamlar gelmeseydi de bu artışı da yapmasalardı. Bu son zamlar, bizler daha maaşı alamadan cebimizden götürdü. Neyine memnun olayım? En düşük kira 2000 TL, nasıl olacak gerisi? Sen nasıl geçiniyorsun diyecek olursanız, Allah’tan babadan kalma bir arazimiz vardı da onun için geçiniyorum. O da olmasaydı ya açlıktan ölecektim ya da intihar edecektim. Bunun başka bir izahı yok” dedi.

VOA