Eski Büyükelçi Namık Tan'dan Dışişleri'nin Değişen Kurumsal Kimliğine Eleştiri

Eski Büyükelçi Namık Tan, Dışişleri Bakanlığı'nın güncel politikalarını ve yönetmeliklerini eleştiriyor. Makalede, liyakatin yerini sadakatin aldığı, istihbarat kültürünün diplomasiye nüfuz ettiği ve köklü "Hariciye" geleneğinin yozlaştırıldığı iddia ediliyor.

Eski Büyükelçi Namık Tan'dan Dışişleri'nin Değişen Kurumsal Kimliğine Eleştiri

Eski Büyükelçi Namık Tan'dan Dışişleri'nin Değişen Kurumsal Kimliğine Eleştiri

ŞEHİTLER ÖLMEZ / ANKARA

Eski Washington Büyükelçisi ve 28. Dönem CHP İstanbul Milletvekili Namık Tan, kaleme aldığı makalede, Dışişleri Bakanlığı'nın kurumsal yapısındaki dönüşümleri ve yeni yönetmelikleri eleştirdi. Tan, bakanlığın diplomatik geleneklerinden uzaklaştığını ve liyakat yerine sadakatin ön plana çıktığını iddia etti. Özellikle son yıllarda açılan yeni büyükelçiliklerin ve atama sistemindeki değişikliklerin, Dışişleri'nin köklü "Hariciye" kimliğine zarar verdiğini öne sürdü.

Dış Politika Stratejisi ve Yeni Büyükelçilikler

Namık Tan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Afrika'da artan büyükelçilik sayısıyla övünmesini eleştirerek, bu durumun bir dış politika başarısı olmaktan çok, "her ile üniversite açma hevesi" gibi bir yaklaşımın sonucu olduğunu ifade etti. Tan'a göre, personel yetersizliği nedeniyle yeni açılan misyonlar, dış politikaya somut bir katkı sağlamakta zorlanıyor. Bu durumun, Dışişleri'nin kaynaklarının verimsiz kullanıldığını ve siyasi gösterişe dönüştüğünü savunuyor.

Kurumsal DNA'nın Değişimi: Liyakatten Sadakate

Makalede, Dışişleri Bakanlığı'nın kurumsal kimliğinin bilinçli bir şekilde değiştirildiği iddiası öne çıkıyor. Yazar, giriş sınavlarının teste çevrilmesi, mülakat komisyonlarında meslek dışından kişilerin ağırlıkta olması ve yükselme süreçlerinde puanlama sistemlerinin getirilmesi gibi uygulamaları eleştiriyor. Bu sistemin, liyakat yerine sadakati ödüllendirdiğini ve sonuç olarak "vasatın tasallutuna" yol açtığını belirtiyor. Tan, bu değişimlerin, bakanlığın köklü "Cumhuriyetçi" ve meritokratik yapısını bozmaya yönelik olduğunu savunuyor.

İstihbarat Kültürü ve Diplomasinin Ruhu

Namık Tan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın eski bir MİT başkanı olması nedeniyle bakanlığa bir "İstihbarata Karşı Koyma" kültürü getirmeye çalıştığını öne sürüyor. Tan'a göre, bu durum, diplomasinin doğasına aykırı. Dışişleri'nin, istihbarat teşkilatlarının kapalı ve kompartımanlı yapısından farklı olarak, açık, iş birliğine dayalı ve sürekli iletişim gerektiren bir kurum olduğunu vurguluyor. Yazar, bu "gevezelik" olarak tanımladığı iletişimin, diplomatların deneyim kazanması ve uluslararası ilişkileri derinlemesine anlaması için hayati olduğunu belirtiyor.

Gelecek Vizyonu ve Çözüm Önerileri

Makalenin son bölümünde, Namık Tan, Dışişleri Bakanlığı'nın eski saygınlığına kavuşması için bir dizi çözüm önerisi sunuyor. Bunlar arasında, mesleğe giriş sınavlarının tekrar zorlaştırılması, mülakat komisyonlarının sadece tecrübeli diplomatlardan oluşması ve Bakan Yardımcılığı gibi dışarıdan atanan pozisyonların kaldırılarak eski müsteşarlık sistemine geri dönülmesi gibi maddeler yer alıyor. Tan, Dışişleri'nin kurumsal kimliğinin, Atatürk'ün cumhuriyetçi ilkeleri doğrultusunda korunması ve yeniliklerin bu sağlam temel üzerine inşa edilmesi gerektiğini savunuyor.


Asker Vurulunca Değil, Unutulunca Ölür!

www.sehitlerolmez.com

#Etiketler: #NamıkTan #DışişleriBakanlığı #HakanFidan #Diplomasi #Liyakat #DışPolitika #Türkiye #CHP